Tarihin karanlık bir nüshası: Alamut Kütüphanesi

"Hasan Sabbah, İsmailîler’in hem karargahi hem ilim ve mezhep merkezi olan kalede büyük bir kütüphane de kurmuştur. Yazmış olduğu kitaplardan ve kütüphaneden günümüze neredeyse yok denecek kadar az eser kalmıştır." Ayşe Atıcı Arayancan yazdı.

Tarihin karanlık bir nüshası: Alamut Kütüphanesi

Hasan Sabbah’ın kendisi ve etrafında topladığı taraftarların hiçbiri sıradan şahsiyetler değildir. İsmailîlerin ‘’Seyyidina’’ (Efendimiz) olarak adlandırdığı Hasan Sabbah hem din adamı hem de yönetici kişiliğiyle merak uyandıran bir şahsiyetti. Davası uğruna 35 yıl Alamut Kalesi’nde yaşamış ve rivayetlere göre kaleden aşağı hiç inmemiş, kendisini bütün dünya işlerinden soyutlayarak hayatını İsmailî davasına hizmet etmeye adamıştır.

Hasan Sabbah, bütün zamanını ibadetle, kitap okumakla, İsmailîlikle ilgili düşüncelerini yaymakla geçirmiştir. Çileli bir hayat süren Sabbah, son derece usta bir örgütçü, siyasetçi ve strateji uzmanı olduğu kadar, düşünür ve yazar olarak da kabul görmüştür. Keskin bir zekâ ve ihtilalci kişiliğinin yansıra edebiyatçı kimliğiyle davasını en iyi noktalara taşımayı başarmıştır Alamut'ta müriderini, genç fedailerini ve halkını eğitmiş, öğrencilerine ahlâki meseleler konusunda nasihatler vermiştir. Hasan Sabbah, İsmailîler’in hem karargahi hem ilim ve mezhep merkezi olan kalede büyük bir kütüphane de kurmuştur. Yazmış olduğu kitaplardan ve kütüphaneden günümüze neredeyse yok denecek kadar az eser kalmıştır.

Alamut Kütüphanesi’ndeki kitaplar farklı zamanlarda iki kez yakılmıştır. Sünniliğe sıkı sıkıya bağlı olan Kazvin halkı, Hasan Sabbah’tan sonra kalenin şeyhi olan Celâleddin Hasan’in ve Nizari halkının İslam’ı kabul etmelerine kuşkuyla bakıyorlardı. Bir bakıma karşılıklı güven tazelemek amacıyla Kazvinli din bilginleri, halk adına Alamut Kütüphanesi’ni denetlemek için gönderildiler. Kaleye giden sünni din adamları, İsmailî doktrinini konu alan kitapları ayırıp Celâleddin Hasan’a sundular. Celaledin Hasan, sünni yöneticiler ve halk arasında itibar kazanmak umuduyla, ayrıdan bütün kitapların halkın gözü önünde yakılmasın emretti. Kitapların yakılmasıyla birlikte Nizari İsmaillî tarihi ve inancına ait kaynakların önemli bir kısmı yok oldu.

Kütüphane, kaleye yapılan Moğol saldırıları sırasında Vezir Ara Meliki Veynl’ye denetlemesi için teslim edildi. Cüveyni, Moğolların Alamut’u ve Deylem’deki diğer Nizani Kaleleri’ni ele geçirmeleri sırasında bizzat bulunmuş, Hülâgü ile Alamut’un son hâkimi Rükneddin arasındaki barış görüşmelerine katılmış ve kalenin teslim şartlarını belirleyen sürece bizzat şahit olmuş önemli bir şahsiyettir. Kütüphaneden gerekli olanları aldıktan sonra İsmailî propagandası ve inancına yönelik bütün kitapları yaktıran da odur. Özellikle Hasan Sabbah’in yazdığı önemli eserlerin birçoğu bu esnada yakıldı. Muazzam büyüklükteki kütüphaneden sadece Kur’an nüshaları, çok az sayıda kitapla bazı astronomi araç ve gereçleri Cüveyni tarafından kurtarıldı. 1200 civarında kitaptan yazan bilinmeyen Heft Bab-i Baba Seyyidina menakıbnamesi, Hasan Sabah’in hayatını anlattığı Sergüzeşt-i Seyyidinâ adlı kitabı günümüze dolaylı olarak ulaşmıştır. Bunlara ek olarak dönemin sonlarına doğru ortaya konmuş ve Nasiruddin Tusi’ye atfedilen birkaç eser de vardır.

Cüveyni’nin özellikle İsmailîler ve Hasan Sabbah hakkında verdiği bilgilerin Alamut Kütüphanesi’nden kurtardığı bazı eserlere dayanması, kendi kitabının önemini bir kat daha artırmaktadır Cuveyni eserinde şöyle demiştir: “Akli ve nakli ilimlerde yeri olmayan, onların sapık mezhepleriyle ilgili bütün kitapları yaktım. Oradaki çok miktarda altın ve gümüş bulunan hazineyi cömert davranarak halkın üzerine saçtım.” Alamut Kütüphanesi’ndeki kitapların günümüze ulaşmaması, Nizarilerin tarihi, düşünce dünyası, inancı doktrinleri ve yaşantıları hakkında birçok konunun karanlıkta kalmasına sebep olmuştur.

Ayşe Atıcı Arayancan

Z Dergisi, Kütüphaneler, sayı 5

Kaynakça:

*Abdülkerim Özaydın, ‘’Hasan Sabbah, DIA, Türk Diyanet Vakfı Yayınlanı, c. 16, 1997.

* Ayşe Atici Arayancan, Hasan Sabbah ve Alamut, Yeditepe

*Yayınevi, 2018.

*Ayşe Atici Arayancan, Haşhaşiler Efsane ve Gerçekler, Yeditepe Yayınevi, 2017.

*Alaaddin Ata Melik Cuveyni, Tarih-i Cihân-güşa, çev. Mürsel Öztürk, Kültür Bakanlığı Yayınları, 1999.

*Farhad Daftary, Muhalif İslamın 1400 Yılı İsmaililer: Tarih ve Kuram, çev. Ercüment Özkaya, 2001.

* Reşiduddin Fazlullah Hemedani, Câmiü’t-Tevârî, nşr. Muhammed Müderrisi Zencani, 1338.

* Ebü’l-Kasım Cemalüddin Abdullah b. Ali b. Muhammed el-Kaşani, Zübdetü't-Tevârîh, Hurufçimi-yi Samedi, 1344.

*Müstevfi, Tarih-i Güzide, nşr. Abdülhüseyin Nevai, Çaphane-i Firdevsi, 1339.

Yayın Tarihi: 28 Haziran 2021 Pazartesi 13:00 Güncelleme Tarihi: 28 Haziran 2021, 18:07
banner25
YORUM EKLE

banner26