banner17

Sultan Selim Sam şeyhini ziyaret etmişti

Sam Şeyhi Mehmet Muhyiddin Efendi’nin türbesine rast geldik Antep OSB’deki Sam köyünde…

Sultan Selim Sam şeyhini ziyaret etmişti

 

Antep’te, organize sanayi bölgesinde Sam diye bir köy var. Ya da Sam diye bir köyün yanında, etrafında, sağında solunda fabrikalar sökün etmiş. Köyün küçük bir meydanı var. Kışları akan bir pınar, dut ağaçları, birkaç çınar ve etrafta eczane, marketler, berber, kasap, fırın gibi esnaflar sıralanmış. Köyle sanayi iç içe olmuş, garip bir yer.Sam Köyü, Sam Camii, Antep

Küçük bir mescid ve türbe dikkat çekiyor

Bu meydanın hemen yanında türbe de olduğunu öğrendiğimiz küçük bir mescid dikkatleri çekiyor. Devasa fabrikaların arasında, kocaman kocaman kamyonların aktığı yolda tüm o sanayi, gelişme, para, ticaret, iş, işsizlik, ücret gibi ruhsuz şeylerin arasında hayatın akışını birdenbire durduran, etrafında tozdan görünmez hale gelen gülleri fark ettiren bir türbe.

İki rekât tahiyyat-i mescid kılıp camiye göz gezdiriyoruz. Küçücük cami oldukça bakımlı duruyor. Camiye sağ taraftan giriliyor, soldaki kapı bir hazireye açılıyor. Hazirenin başında “Şeyh Müderris Mehmet Muhyiddin Efendi” yazıyor. Dışarıdaki duvarda ise “Şeyh Abdurrahman Erzincanî (Kudduse Sirruh) Hazretleri Mısır’ın Manevi Fatihi (Sam Şeyhi) 1517” şeklinde bir mermer bulunuyor. Dışarıda, elinde hortum güllerin tozuna su tutan amcaya soruyoruz “hangisi doğru” diye. Amca bize mermerde yazanın doğru olduğunu söylüyor. Ama yaptığımız kısa araştırmada Sam Şeyhi olarak Müderris Mehmet Muhyiddin Efendi adı geçiyor daha çok.

Sam Köyü, Sam Camii, AntepKuru kütükten taze üzüm; kuşaktan buğusu üstünde köfte

Sam Şeyhi’ni, Yavuz Sultan Selim Mısır seferinde civarda konaklayınca ziyaret eder. Şeyh elinde tahra bağ budamaktadır. İki eren birbirini sınarlar. Sultan, Şeyh’ten üzüm ister. Şeyh elindeki tahrayla bağ kütüğüne vurup taze üzüm verir Sultan’a; Sultan ise kuşağından çıkardığı buğusu üzerinde iki köfteyle mukabele eder. Yavuz Sultan Selim, Sam şeyhinden dua ister, şeyhin duası ve teşviki ile zafer nasip olur. Sultan dönüş yolunda Şeyh’i tekrar ziyaret eder. Bir arzusu olup olmadığını ısrarla sorar. Israrlar sonucu Şeyh, Sam’ın gelirlerini ister. Sultan, Şam diye anlar. ‘Şam uzak, Haleb’in gelirlerini verelim’ der. Yanlış anlaşılma düzeltilir ve Sam’ın gelirleri Şeyh Mehmet Muhyiddin Efendi’ye verilir. Şeyh ömrü boyunca talebe yetiştirir. Kuru kütükten taze üzüm ikram eden muhteremle Antep sanayisinin gelişmişliği arasında bir ilişki var mıdır bilemem.

Sam şeyhi neler anlatıyor bizlere?

Rivayetler böyle Sam Şeyhi hakkında. İnsan o hengâme içinde böylesine mana dolu şeylere rastlayınca durup düşünüyor. Hiçbir şey boşuna ve gereksiz değilse kim bilir Sam Şeyhi de etrafındaki Antep’in zenginlerine neler neler anlatıyordur. Hasılı böyle bir sanayi mıntıkasında bu müstesna şeyh efendinin türbesini fark etmek ve onu ziyaret etmek güzel bir hatıra oldu bize…

 

Halil Arslan Sam’da sevindi

Güncelleme Tarihi: 29 Temmuz 2012, 12:24
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20