Suç aleti: Tesbih, seccade, takke, risale

Ulucanlar Cezaevi’nde mahkûm olarak aylarını, yıllarını geçirmiş, idam edilmiş o kadar çok âlim, yazar, şair, siyasetçi var ki…

Suç aleti: Tesbih, seccade, takke, risale

 

 

Ankara, daha ziyade başka şehirlere geçiş güzergâhı olarak kullanılsa da bu şehre varmışken kesinlikle görülmesi gereken yerlerden biri Ulucanlar Cezaevi. Her şeyin yapayının bu denli baskın olduğu bir şehirde belki de en yalın gerçeklik… Bugün müze olarak ziyaretçilerini ağırlayan cezaevini gezdik.Ulucanlar Cezaevi

Kimlerin yolu düşmemiş ki!

Türkiye’nin edebiyat, siyaset tarihinde iz bırakmış birçok isim, hayatının belli bir döneminde bu cezaevinde mahkûm olarak yatmış ve daha sonrasında bu günlerini çeşitli yazılarla tarihe not düşmüşler. Bu isimler arasında farklı görüşlerden pek çok kişi var: Osman Yüksel Serdengeçti, Necip Fazıl Kısakürek, Yılmaz Güney, Muhsin Yazıcıoğlu, İskilipli Atıf Hoca, Mustafa İslamoğlu, Oral Çalışlar, Deniz Gezmiş, Mustafa Pehlivanoğlu, Hüseyin İnan, Bülent Ecevit ve daha pek çok isim…

Cezaevindeki ilk idam

Türkiye’nin kanlı tarihi olarak isimlendirilen dönemlerde yapılan idamların pek çoğu bu cezaevinde gerçekleştirilmiş. İstiklal Mahkemeleri ile başlayan süreç, sonrasında darbe dönemlerindeki idamlar ile devam etmiş ve bildiğimiz pek çok isim bu cezaevinde idam edilmiş. Bu cezaevindeki ilk idam İstiklal Mahkemeleri’nin kararı ile infaz edilmiş: Darağacındaki isim İskilipli Atıf Hoca, tarih ise 3 Şubat 1926…

Ulucanlar Cezaevi'nde Mustafa İslamoğlu2010 yılında müzeye çevrilmiş olan bu cezaevi, ziyaret edenlerin üzerine tüm ağırlığını bırakıyor. Zindanlar, işkence yapılan yerler, soğuk koğuşlar… Özellikle zindanların olduğu dar ve karanlık koridora işkence sesleri eklenerek daha gerçekçi kılınmış sergilenenler, neredeyse içindeymiş hissini bırakacak kadar yalın.

Suç aleti olarak tesbih

Cezaevinin koğuşlarının birinde, zamanında mahkum olmuş olanların kişisel eşyalarından  bölüm oluşturulmuş. Hemen herkesin eşyası yer almış ancak benim özellikle ilgimi çeken Said Özdemir’den ‘suç aleti’ nitelendirmesiyle alınmış olan ve tutuklanmasına sebep olan eşyalar. Seccadesi, hırkası, takkesi, tesbihi, bastığı Risale-i Nur eserleri…

İskilipli Atıf Hoca’nın Kur’an-ı Kerim’i ve tesbihi, Deniz Gezmiş’in Roma Hukuku notları, Hüseyin İnan’ın cezaevi notları, Necip Fazıl’ın Cinnet Mustatili’nin ilk baskısı, Muhsin Yazıcıoğlu’nun takkesi, seccadesi ve “Anneme Mektup” yazısı insanın içini acıtan ayrıntılardan sadece birkaçı…

Eserlere nasıl yansımış?

Ulucanlar Cezaevi'nde Muhsin Yazıcıoğlu

Zamanında mahkûm olmuş olan bu kişilerin hayatında bu derece yer etmiş olan bir mekânın, yazarların yazılarına veya filmlere yansımamış olması düşünülemezdi tabii ki. Necip Fazıl’ın Cinnet Mustatili kitabında, Muhsin Yazıcıoğlu’nun ‘Üşüyorum’  şiirinde, İskilipli Atıf Hoca’nın notlarında, Osman Yüksel Serdengeçti’nin şiirlerinde, Yılmaz Güney'in “Duvar” filminde ve daha birçok eserde bu mekânın izlerine rastlamak mümkün.

Henüz uygulaması olmasa bile müze çıkışında özellikle bu cezaevinde yazılmış olan şiirlerin veya buranın anı olarak anlatıldığı kitapların satılması bana kalırsa ziyaretçiler için de yararlı olabilecek bir fikir. Henüz bu müzeyi gezmemiş olanların, Necip Fazıl’ın Cinnet Mustatili’ni veya Zeynep Gazali'nin Zindan Hatıraları'nı okuyarak gitmeleri tavsiye olunur.

Tüm bu tanıklıktan sonra akılda yer eden soru gayet insanî: Değdi mi?

 

Şehbal Erenay gitti, gördü, yazdı

Müzede sergilenen eşyalardan bazılarını foto galerimizde görebilirsiniz.

Yayın Tarihi: 09 Temmuz 2012 Pazartesi 18:38 Güncelleme Tarihi: 17 Nisan 2017, 13:46
banner25
YORUM EKLE

banner26