banner17

Sen cihad et suyunu Rahman gönderir

Bakırköy’de mânevi bir mekândır Zuhurat Baba. Peki hikayesi nedir?

Sen cihad et suyunu Rahman gönderir

 

Bakırköy’de bir türbe

Yer:Bakırköy-Zuhurat Baba Mahallesi. Yolumuz her zaman düşmese de, bir şekilde kendimizi hazretin huzurunda buluverdik. Her şey nasip meselesi. Asıl ismi bilinmeyen ve halk arasında “Zuhurat Baba” diye anılan bir Allah dostunun türbesindeyiz. Türbe, vaktiyle “Makriköy” denilen “Bakırköy”ün, Zuhurat Baba Mahallesi’ndedir.

Ansızın zuhur eden asker

Sene 1453. Büyük fetihden birkaç gün evvel Bizanslıların su kuyularına zehir attıkları meydana çıkar. Müjdelenmiş orduda su sıkıntısı baş gösterir. O sırada genç (bir başka rivayete göre Ak Sakallı bir derviş) bir asker (subay) ortaya çıkıp askerlere tas tas su dağıtmaya başlar. Onu daha önce hiçbir yerde görmeyen kumandanlar şüphelenip kendisi sorguya çekerler. Her ne kadar Fatih Sultan Mehmed’in askeriyim dese de, kimse inanmaz. Sorgu sual faslından sonra birden bire zuhur eden bu genci, kumandanlar yere yıkarak sırtındaki su tulumunu kontrol ederler. Hikmet-i Hüda, tulumun içine bakan kumandan uçsuz bucaksız bir derya görür. Hayretler içinde kalır. Ansızın zuhur ettiği için askerler ona “Zuhurat Baba” adını koyarlar.

 

Mezarındaki yazı Tosun Baba’ya ait

Her zaman ziyaretçisi vardır, özellikle Cuma günleri gelenlerin sayısında artış gözlenir. Her türbe ve kabirde olduğu gibi bu makamda da hurafeler yaşanır. Bunu önlemek ve hakkı anlatmak için Bakırköy Müftülüğü personel görevlendirmiş. Evet, çok güzel bir uygulama. Zuhurat Baba’nın kabri başında büyük bir mermer kitabe var. İç ve dış yüzündeki yazılar Tosun Baba’ya ait:

Beldetün tayyibetün müjde-i Rabbanisi

Eyledi nusret-i Hak’la dil ü cânı mesrûr.

Sell-i seyf eyleyerek Hayder-i Kerrâr gibi

Düşmen-i dini kılıp ehl-i hep makhûr

Allah Allah diyerek sel gibi cûşen oldu

Hayf amma ki o gün teşnelik etmişti zuhûr.

İşte ol demde Zuhurat Baba Hızır gibi

Sâkî-i kevseri andırır sunup mâ-i tahûr.

Kıldı bu orduyu reyyan kerem ile o veli

En sonunda O’na da oldu şehâdet makdûr.

Defnolundu bu makama o keramet kâm

Bâkıya medfendir işte onun menba-ı nûr.

 

Kitabenin dış kısmında ise; Zuhurat Baba’nın kim olduğu anlatılmaktadır. Tosun Baba’nın yazdığı 1 Nisan 1975 tarihli kitabeye göre İstanbul fethedilmeden önce Türkler tarafından göz altında tutulmaktadır. Kartal’da Kartal Baba, Göztepe’de Gözcü Baba, Boğaz’da Telli Baba ve Topkapı’da Zuhurat Baba ve yol arkadaşları gözlemekteydiler. Biraz önce zikrettiğimiz olaylardan sonra Zuhurat Baba da 29 Mayıs 1453’de İstanbul’un fethine katılır ve orada şehid olur. Yol arkadaşları dağıttığı suyun menbaı olan buraya kendisini gömerler.

Zuhurat Baba Çeşmesi

Zuhurat Baba’nın kabrinin yakınında yer almakta olan çeşmenin üzerinde  Sultan II. Mahmud´a ait bir tuğra bulunmaktadır. Bir zamanlar Baruthane sınırları içindeki bir taş ya da bir çeşme üzerinde yer alan bu tuğra sonradan getirilip Zuhurat Baba Çeşmesi’nin üzerine yerleştirilmiş.

İstanbul’daki diğer saka babalar

İstanbul’daki sakalar Zuhurat Baba ile sınırlı değil tabiiki. Zuhurat Baba’dan başka;

Sakabaşı Abdullah Paşa, Fatih-Sulukule’de.

Sakabaşı, Fatih-Kocamustafapaşa’da.

Deryalı Ali Baba, Zeytinburnu-Kazlıçeşme’de.

Saka Baba, Eyüp’de medfundur.

 

 

Doğan Pur haber verdi

 

 

Güncelleme Tarihi: 09 Ocak 2012, 23:00
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20