Şemsipaşa'yı özleyen sadece kuşlar değil

Üsküdar'daki Şemsipaşa Külliyesi'ndeki uzun restorasyonun bizden şiirler, öyküler, özgün bir mimarlık fikri, ruha dokunan bir beste ve belki daha bir sürü güzelliği çalmış olması bir ihtimal değildir. Rumeysa Kılıç yazdı..

Şemsipaşa'yı özleyen sadece kuşlar değil

Üsküdar İstanbul’un göz bebeği olan ilçelerden bir tanesi. Eğer dikkatle dinlenirse burada geçmiş zamanın izleri bugünün ilhamı haline gelecektir. Doğu düşüncesinin sahiplendiği ‘mekanın ruhu’ Üsküdar’ın bir çok köşesinde kendisini hissettirir. Bundan olacak, ilmi çalışmalar, sosyal ve kültürel etkinlikler, fikir tartışmaları Üsküdar’la özdeşleşmiş gibidir. Ancak bu hal ne zamana kadar sürdürülebilir, mekanın ruhu ne kadar zaman korunabilir, bu sorular artık düşünmemiz gereken konular haline geliyor. Çünkü Üsküdar, öğrenci nüfusunun yoğunluğuna rağmen lisans düzeyindeki öğrencilerin çalışabileceği büyük ve güzel bir kütüphanenin bulunmadığı ilçelerden biri.

Çağ, hızla, insanlığın üretmekten çok tükettiği bir zamana evrilirken üretimin merkezi olan yerlere olan ihtiyacımız gittikçe artıyor fakat biz zamanın ağır aktığı çağlardaymış gibi dönüşümün hızını dışarıdan ve sesizce izliyoruz. Şöyle bir baktığımızda bugün İSAM kalitesinde bir kütüphaneye daha Üsküdar’ı geçin İstanbul’un diğer 38 ilçesinde dahi rastlayamıyor oluşumuz, bu duruma ilişkin en gerçekçi resim olacaktır. Talep ettiğimiz çapta kütüphanelerin yapılmamasına ek olarak var olan ve restorasyon çalışmaları bir türlü bitirilemeyen kütüphaneler eklendiğinde, hızla betonlaşan şehirde hizmet veren kütüphanelerin azlığı dikkat çekecektir.

Şemsipaşa’yı özleyen artık sadece kuşlar değil

Üsküdar ile devam edersek, Boğaz'ın hemen kıyısında bulunan ferah ve merkezi Şemsipaşa İlçe Halk Kütüphanesi’nin restorasyon hikayesi bir çok şeyi açıklayacak nitelikte. Salacak sahili başlangıcında bulunan, Üsküdar’ın kapısı desek yalan söylemiş olmayacağımız 450 yıllık tarihi külliye, 1950’den bu yana halk kütüphanesi olarak hizmet vermekteydi. Ancak 2012 Temmuz ayında başlayan restorasyon çalışmaları sebebiyle geçici bir süreliğine kullanım dışı kaldı. Buraya kadar bir problem yok. Sorun şurada başlıyor: Külliyenin restorasyon çalışmalarının bitirilmesi ve kütüphanenin tekrar hizmet vermeye başlaması için belirlenen süre 29 Ekim 2013 idi. Bu tarih, çeşitli aksaklıklar ve söylentilere göre kaynak azlığı sebebi ile ertelendi. 2014’ün ilk aylarında gittiğimde üç aylık bir süre içerisinde tamamlanmasının beklenildiği konuşuluyordu. Yine gerçekleşmedi. Şu anda ise geçen senenin Ekim ayında halka açılması planlanan kütüphane bugün hâlâ restorasyonda ve açılacağına yönelik konuşulan muhtemel tarih Ocak 2015.

Bilenler bilir. Şemsipaşa hem Boğaz'ı görmesi hem de merkeziliği ile boş kalmayan bir kütüphanedir. Bugünse bu kütüphane iki buçuk yıldır restorasyonda ve söylentilere göre Anıtlar ile Belediye arasında yaşanan birkaç sorundan dolayı daha da uzun sürede kalacak gibi. Muhtemelen Mimar Sinan’ın bu cami ve külliyeyi sıfırdan yapması bu kadar sürmemiştir. Restorasyonu bu şekilde yılan hikayesine dönen bu külliyenin yapım hikayesi ise oldukça güzel ve ilginç. Sultan 2. Selim ve 3. Murad döneminde vezirlik yapan Şemsi Ahmed Paşa, rakibi Sadrazam Sokullu’ya, Sokullu’nun yaptırdığı külliye için 'Senin külliyeni kuşlar kirletmiştir’ diye takılır. Sokullu ‘Gökyüzüne açık olan her mekan kuşlardan nasibi alır’ cevabını verir fakat, Şemsi Ahmed Paşa bu sohbetin ardından Mimar Sinan’dan kendisi için kuşların konmadığı bir külliye yapmasını ister. Mimar Sinan’ın dehası ile kuzey ve güney rüzgarlarının kesiştiği bu yerde kuşların konmadığı ve kirletmediği bu cami ve külliye yapılmış olur.

Her ne kadar kuzey ve güney rüzgarlarının kesiştiği yerde bulunmasından dolayı camiye kuşların konmadığı söylense de aslında işin sırrı Sinan’ın inşaatın temelindeki kayaları denizin kıyısına kadar oyması ve dalgaların bu oyuklara girerek oluşturduğu titreşim kaynaklı akustiğin kuşları rahatsız etmesidir. Bundan dolayı külliyedeki caminin adı halk arasında Kuşkonmaz Camii olarak da bilinmektedir. Umarız ki bu güzel külliyenin restorasyonu bir an evvel biter de çalışmalarımıza ara verdiğimiz zamanlarda külliyenin bahçesine çıkar, “gerçekten de kuşlar konmuyor mu” diye kubbeleri izleriz.

Haberin başında da söz konusu ettiğim gibi mekanın ruhu insanın ilhamı olabilir. Bu uzun restorasyon döneminin bizden şiirler, öyküler, özgün bir mimarlık fikri, ruha dokunan bir beste ve belki daha bir sürü güzelliği çalmış olması bir ihtimal değildir. Toplum olarak, hep beraber önceliklerimizi belirlemeli ve çağa külliyen yenilmemek adına en azından bizim olan bu tarihe hakkını teslim etmeliyiz. Ancak bu şekilde Şemsipaşa Kütüphanesi’nin restorasyon sürecini hızlandırabiliriz.

 

Rumeysa Kılıç yazdı

Güncelleme Tarihi: 25 Ekim 2014, 11:41
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
garih
garih - 5 yıl Önce

yazarın dediği gibi camiyi yapmak bile bu kadar zaman almamıştır eminim. tabi o zamanın mimar ı azamının ve tüm emekçilerinin ve devetlülar ile halkin kalitesine, şimdinin kalabalıklığı, iş yapanların sadece para için çalışması gibi bir çok sebep sıralayabilirim. üzücü olan ise bunun üsküdarda yani bence en merkezde en göz önünde olması. bu çok ağır bir yenilgi hali. galibiyet için koştuğumuzu bu dönemde bunu anlama hali. yine de ümit varız. not: 'bilen bilir' anlamsız bir cümledir.

banner19

banner13