Saraybosna'da bir dağ evinde bir gece

Saraybosna'da şehir merkezine araçla yarım saat, yürüyerek 4 saat kadar mesafede Jasmin'in ailesi ile yaşadığı bir ev var: Vukov Konak. Nevra Neretva burada geçirdiği bir geceyi yazdı.

Saraybosna'da bir dağ evinde bir gece

Kış hızlı ve soğuk geçti, nehirler dondu, donan nehirde kuşlar vals etti derken bir sabah şehir göğsümüzü daralttı. Bilemiyoruz, otuz beş küsur gündür gitmeyen sisten mi, sisli günlerin hemen ardından gelen berrak bahar günlerinden mi, bir dağ evi göresimiz var.

Kar şehri terk etti ama mutlaka azıcık yükseğe çıksak bir tahta kulübenin kapısını ayaklarımızı kardan temizlemek için birkaç kez yere vurduktan sonra gireceğiz içeri. Bu sırada dağ kahvesindeki ahali ayaklanacak yeni gelenleri selamlamak için…

Şehir merkezine araçla yarım saat, yürüyerek 4 saat kadar mesafede Jasmin'in ailesi ile yaşadığı bir ev Vukov Konak. Burası Balkanların uzun boylu şehri: Saraybosna. Bir akşam caz konserinden çıkıp veya Belgrad’ın en iyi müzisyenlerini bilmem hangi ülkenin halk müziğini 'cover'larken dinledikten sonra dağ evindeki yaşamınıza dönebildiğiniz şehir. Eğer yürümeyi yeterince seviyorsanız...

Kışın hakkını hep birlikte verdik ne de olsa

Jasmin ve Nepu’nun evi ise henüz dağ evi olmayan şehir sakinleri ve gezginler için oldukça keyifli bir mekan... Bu evde otuz Boşnak demir lirasına konaklamanız mümkün ya da “ben gittim mi bir kaç gün kalırım. Çıktığım dağdan beni kimse bir günde indiremez” diyorsanız Jasmin ve ailesinin ev işlerine ortak olup iki günden iki aya kadar ücretsiz konaklayabiliyorsunuz. Böylece hem Jasmin ve Nepu’nun kızları farklı insanlarla iletişim kurmuş oluyor hem de siz doğada yaşamayı deneyimlemiş, eğer uzun kalma cesaretiniz ve arzunuz var ise bu yaşamı öğrenmiş oluyorsunuz.

Konaklamak için gelenler genellikle başka ülkelerden genç gezginler fakat biz Saraybosnalılar da yazıp çizmek, şömine başında kitap okumak, süt sağmayı öğrenmek istediğimizde Nepu ve Jasmin'in kapısını çalarız.

Bu seferki gelişimizin sebebi Nepu’nun çevrenin çocukları ile yapacağı doğa yürüyüşüne dâhil olmak. Kışın hakkını hep birlikte verdik ne de olsa... Saraybosna'da dağda yaşayanı da şehrin gümbürtüsünde yaşayanı da eşit; ikisi arasındaki tek fark hangisini tercih etmek isterseniz onu tercih etmiş olmanız.

Şehirdeki çocuklar da servislerle gitmez okula, dağ evlerindeki çocuklar da; ama tüm çocuklar kendi dilleri dışında iki dili daha konuşur bu şehirde… Dağ evlerindekiler de, şehirde büyüyenler de… Hepsi ilk isyan cümlesini bir kış sabahı okula giderken, eksi yirmi derece soğukta ve sisten sokağın sonunun görünmediği bir gün söylemiştir.

Yürümeye muhtacız

Nepu da bu çocukların kışın tıpkı doğadaki kurtlar, kuzular, geyikler ve ceylanlar gibi yaşamda her koşulda ayakta kalmayı öğrenmesinin muhteşem olduğunun farkında olduğu için, bir yürüyüş düzenledi. Derelerdeki buzları toplayıp yaktıkları ateşte tekrar suya dönüşmesini izlediler. Tıpkı kış boyunca doğanın dengesine olan öfkelerinin hayranlığa dönüşmesi gibi… Ve 3 saat trekking yaptılar ormanda. (Nerde yaşarsan yaşa uzak ormanların parçasısındır.)

Yürümeye günlük yaşamınız içinde muhtaçsanız eğer, çevrenizi incelemeyi ve seyretmeyi öğrenmelisiniz. Biz bu şehirde yürümeye muhtacız. Dağ evinden şehre inişte sinemaya, konsere gitmeye niyetlendiysek ya da şehirden dağa çıkıp yazıp çizmeye, müzik yapmaya, okumaya, resim yapmaya niyetlendiysek, yürümeye ve ormanın dengesine ilişmeden, incitmeden, korkmadan şehirden dağa, dağdan şehre ulaşmaya muhtacız. Nepu, çocukları peşine takmış Vukov Konak'a doğru gelirken biz Pakistan’dan, İsveç’den gelen bir kaç dost edinmiştik. Bir aydır Jasmin ve Nepu ile kalıyorlarmış.

Dağ evinde gelen dağcılara kahve ikram etmek, keçileri yemlemek, odun kesmek, çocuklarla ilgilenmek dışında yapacak pek bir iş yok. Geri kalan zamanı kendi ilgi alanları ile uğraşarak geçirdiklerini söylüyorlar bize…

Dağ evlerinin ya da kervansaraylar misali gezgin hostellerinin en iyi yanı şu ki oradaki herkes var olan hayatından uzaklaşmak istemiştir ve herkes bambaşka bir kültüre, bambaşka bir yaşama sahiptir. O an kafanızı toplayıp hayatınızın en büyük derdini düşünmeniz mümkün değildir.

 

Haberin fotogalerisi için tıklayınız: //www.dunyabizim.com/?aType=fotohaber&FotoID=10131 

 

Nevra Neretva yazdı

Yayın Tarihi: 16 Mart 2016 Çarşamba 14:25 Güncelleme Tarihi: 16 Mart 2016, 14:42
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
sadık sarı
sadık sarı - 6 yıl Önce

Güzel bir gezi notu elinize sağlık

Sadullah
Sadullah - 6 yıl Önce

İnşallah yazıda anlatılanlar gerçek değildir. Çünkü gerçekse Saraybosna'ya bir daha gitmek zorunda kalabilirim...

banner26