banner17

Restorasyonda mı karıştı o mezar

Tekbirin bestekarı Buhurizade Mustafa Itri Efendi'nin bir kabri var biliyoruz. Ama acaba gerçekten o mu?!

Restorasyonda mı karıştı o mezar

O tekbirin bestekarıydı

Buhurizade Mustafa Itri Efendi
Buhurizade Mustafa Itri Efendi

Türk Musikisin güçlü bestekârlarından Buhurizade Mustafa Itri Efendi İstanbul’da dünyaya geldi. Doğum tarihi bilinmiyor. Asıl adı Mustafa’dır. Çiçek meraklısı olan Buhurizade Mustafa Efendi, Itır’dan gelen Itri mahlası ile anılmış bu mahlasını şiirlerinde de kullanmıştır. Hafız Post, Nasrullah Vakıf Halhali, Kasımpaşalı Koca Osman Efendi, Derviş Ömer Efendi gibi on yedinci asrın bestekârlarından istifade ettiği sanılmaktadır. Rivayete göre Yenikapı Mevlevihanesi’nin postnişini Şeyh Cami Ahmed Dede’ye intisap etmiş ve Mevleviyye tarikatına girmiştir. Uzun yıllar Enderun’da müzik öğretmenliği yapmış ve elli yaşında emekli olarak saraydan ayrılmıştır. Klasik Türk müziğinin en önemli ismi olarak da biliniyor. Vefat tarihi olarak 1711 ve 1712 tarihleri gösterilmektedir. Itri'nin 1000’i aşkın beste yaptığı tahmin ediliyor. Eserleri arasında en dikkat çekenleri özellikle bayram namazlarında okuduğumuz Segâh Tekbir, ayrıca mukaddes emanetlerin ziyareti sırasında okunan Segâh Salât-ı Ümmiye sayılabilir.

Kaynaklar Yenikapısı harici diyor

Büyük bestekârın eserleri halen dillerde ve gönüllerdedir. Peki ya mezarı? Kaynaklar Edirnekapısı harici değil Yenikapısı haricini işaret ediyor. Divan şairlerinden Şeyhî ve Müstakimzade Sadeddin Süleyman Efendi’nin rivayetlerine göre "Mevlevihane Yenikapusu haricine" defnedilmiştir. Mezarı kayıptır.

Otakçılardayız

Araştırdık. Üşenmeden ona ait olduğu iddia edilen kabri başına vararak incelemelerde bulunduk. Eyüp ilçesinin Otakçılar semtindeyiz. Edirnekapı Mezarlığı’nın bir köşesinde... Fethi Çelebi Caddesi ile Otakçıbaşı Sokağı’nın birleştiği yerde dört köşesinde sütunları, sütunların arasında şebekeleri olan, üstü mermer ile kapatılmış bir kabir var. Hatta bir zamanlar kabrin birkaç yerine “Hıdri Dede” ismi yazılmıştı. Bu mezarın gerçekte Buhurizade Mustafa Itri Efendi’ye ait olduğuna dair şüphelerimiz var. Çünkü kaynaklar farklı bilgiler veriyor. O halde bu mezarda kim yatıyor? Eyüp’deki tarihi eserleri etraflıca incelemiş olan merhum Mehmed Nermi Haskan “Eyüpsultan Tarihi” adlı kitabındaki türbeler kısmında yer alan bilgileri okuduktan sonra kabrin Buhuri Şeyh Yakub Efendi’ye ait olduğunu öğreniyoruz.

25905
Kabrin içindeki kitabe

O kitabe nereden geldi?

Kabrin içinde Örfi serpuşlu bir şahide ve ayakucu taşı mevcud. Örfi başlığın hemen altında iki şamdan bunun ortasında bir buhur resmedilmiş. Baş ve ayakucu taşının tam ortasında yere yatırılmış oval bir kitabe bulunmaktadır. Durumu karıştıran kilit nokta bu taştaki yazıda. Ta’lik hat ile şunlar yazılı;

Buhurizade Mustafa Itri Efendi
Kabirdeki bilgi levhası

Tekbir-i Şerifî kıra’at olunan vezinde besteleyen

Ve ilk defa Memâlik-i İslâmiye’de fenn-i musikiyi

Neşr ve ta’mim eden merhum ve mağfurun leh Itrî Efendi’nin kabridir.

Şehidlik bölüğü kumandanı Mustafa ibn-i Abdülcebbar 1336 (1917)

Tahminen bu taş kitabe bir yerlerden getirilerek bu kabrin içine bırakılmış gibi. Kitabede ismi geçen şehidlik bölüğünün kumandanı Mustafa Bey’in hangi şehidlikte görev yaptığı bilinmiyor. Bunlar şimdilik soru işareti olarak kalmaya devam edecek.

Sütunların birindeki küçük bilgi levhasında şunları yazılı;

Buhuri-zade Mustafa Efendi (Itri) (…..-1712)

Klasik Türk müziğinin kurucusu.

Dini müziğe yepyeni bir boyut kazandırmıştır.

Segâh Kurban Bayramı Tekbiri ve

Segâh Salat-ı Ümmiye,

Onu ölümsüz yapan eserlerindendir.

Buhuri Şeyh Yakub Efendi'nin kabrinden bir görünüm
Buhuri Şeyh Yakub Efendi'nin kabrinden bir görünüm
Buhuri Şeyh Yakub Efendi
Buhuri Şeyh Yakub Efendi'nin mezar şahidesi

Buhuri ama Buhurizade değil

1415 senesinde Edirne’de doğdu. Fatih Sultan Mehmed’in ordusunda görev aldı. Fetihden sonra İstanbul’da ikamet etti. Bayramiyye tarikatına mensup idi. 1510 senesinde vefat etti. Hadikatü’l-Cevami yazarı Ayvansaraylı Hafız Hüseyin Efendi şu bilgileri vermektedir:

“Gariptir ki Buhuri lafzı Edirne’de doğumuna tarih olmuştur. İstanbul’un fethi sırasında Fatih’in askerlerinden olup fetihten sonra İstanbul’da oturur idi. Buhuri terkibini gerek değiştirmek ve gerek mankur buhuru onun icadıdır. Sultan Bayezid-i Veli zamanında vefat etmiştir. Kabri, Mustafa Paşa Tekkesi hizasında, köşede bulunan Lala Hüseyin Paşa Sebili karşısında örf ile mu’azzam kabirdir ki mezar taşı içinde şamdan ve buhur resmolunmuştur. Bu şiiri bir ehl-i dil yazmıştır ki şudur:

Nâmdaş-ı Hazret-i Yâkûb mahbûbu’l-kulûb

Hurşid-i Yûsuf-lika şeyn-i güzin namdâr

Eyleyüb icâd terkib-i buhûrî eyledi

Zikr u tesbih u duâ caline ânı yâdigâr

Pîr-i pâk ve zinde-dil Bayrâmî meslek zât idi

Cây-i kabr-i pâkine kıldı kenâr-ı reh güzâr 818 (1415)

Sâl-i mevliddir Buhûrî hayf ömründen nişân

Pes Buhûrî hayf târih oldu dehre bergüzâr 916 (1510)”

 

 

Doğan Pur dikkat çekti

Güncelleme Tarihi: 01 Mayıs 2011, 22:02
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
hatice hiranur tüfekci
hatice hiranur tüfekci - 8 yıl Önce

aa Doğan Pür abim İstanbul'a gelmiş Hoşgelmiş :)
Abicim şok oldum okurken ben bu mübarek insanı tanımıyorum, gitmedim de kabri şerifine ama sadece küçükken hatırladığım bir kesitte burası Namı diğer çiçekçi baba türbesi değil mi? Maşallah çok çalışmışsın, araştırmışsın, üşenmemişsin taktir ettim Allah razı olsun.

banner8

banner19

banner20