banner17

Osmanlı torunuyuz diyor Tayyip Bey ama..

Nidayi Sevim kendisini mezar taşlarına adamış, onların katledilmesine dur demek için koşturan bir ağabeyimiz. Definecilerin marifetlerini anlatıyor bizlere.

Osmanlı torunuyuz diyor Tayyip Bey ama..

 

Geçen gün Sayın Başbakan, Kılıçdaroğlu'na demiş ki, "Biz Osmanlı Torunuyuz". Sayın Başbakanım, torunu olmakla övündüğünüz Osmanlı'nın mezar taşları defineciler tarafından yağmalanıyor, tahrip ediliyor, haberiniz var mı?

Tarihî bir mezar yine defineciler tarafından talan edilmiş, ne olur buna bir çare bulalım

Hafta geçmiyor ki gerek İstanbul'dan gerekse Anadolu'nun herhangi bir köşesinden tarih katliamıyla ilgili haber almayalım. Özellikle ecdad yadigârı mezar taşları söz konusu olduğunda sağ olsun eş-dost arayıp bizi haberdar ederler. Nedeni açık. Muhatapsızlık, ilgisizlik, duyarsızlık… İnsanlar can havli ile önüne çıkan herkesten medet umuyor. Bu da güzel bir şey… Tamamen duyarsız kalmaktan iyidir. Bugün yine Dr. Mehmed Emin Bey Eyüp Sultan'da yolumu kesti ve "Nidayi Bey, Eyüp Sultan Türbesi’ne yaklaşık 5-10 metre mesafede tarihî bir mezar yine defineciler tarafından talan edilmiş. Ne olur buna bir çare bulalım. Sen bu işleri bilirsin, bir haber filan yapalım hiç olmazsa" dedi.Mezar taşları

Dr. Mehmed Emin Bey ile birlikte, Üsküdari Mehmed İsmail Efendi’nin tahrip edilen mezarının başına gittik. İncelemede bulunduk. Tablo her zamanki gibi… Bir mezarı kazarken 4-5 mezar daha tahrip edilmiş. Ortalık savaş alanına dönmüş. Aman ya Rabbi, bu ne utanç verici bir durum… Yapılan hayâsızlığa mı üzülelim, yoksa sorumluların kayıtsız ve lakayt oluşuna mı? Doğrusu şaşırdık kaldık.

İhtifalci Mehmed Ziya Bey’in kabrinin olduğu bölge zaten köstebek yuvası gibi olmuştu

Hatırlanacağı üzere Eyüp Sultan Polis Karakolu’na 20 metre mesafede, Beybaba Sokak üzerinde bulunan hazirede medfun İbrahim Paşa'nın sanat değeri oldukça yüksek 410 yıllık tarihî lahit türü mezarı da iki yıl önce tahrip edilmişti. Aradan geçen bu kadar süre içinde yaptığımız tüm girişimlere rağmen mezara hiçbir müdahalede bulunulmadı. Parçalanmış vaziyette öylece duruyor.

Yine geçtiğimiz yıl Eyüp Sultan Tepesinde bayrak direğinin hemen dibinde, önünden her gün binlerce insanın geçtiği noktadaki mezarın açılması görenleri hayrete düşürmüştü. Bahariye Mevlevihanesi’nin karşısında, İhtifalci Mehmed Ziya Bey’in kabrinin olduğu bölge zaten köstebek yuvası gibi olmuştu. Belki 15-20 tarihî mezar tahrip edilmişti. Tabii bunlar 280.000 metrekarelik bir alanda bizim tespit edebildiklerimiz. Sonuçta 24 saat mezarlıkları gözetlemiyorum.

Büyük bir ümitsizlik içerisinde neler yapılabilir diye düşündüm. Haber7'den Mustafa Yürekli'yi aradım bulamadım. Milli Gazete'den bir muhabir kardeşi aradım: "Abi Mecidiyeköy’deyim, bir saate kadar geliyorum" dedi. Yaklaşık iki saat bekletti. Sonra da özür dileyerek yarın geleceğini söyledi. Bu arada onu beklerken İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Erhan Erken ile karşılaştık. Rica ettim, tahrip edilen mezarın başına götürdüm. Vaziyeti anlattım. Dedim ki: "Ağabey, sizin çevreniz daha geniştir, bu adamlara ulaşabilirsiniz. Ne olur Allah rızası için bir şeyler yapsınlar. Kamera mı koyacaklar, bekçi mi koyarlar, ne yapacaklarsa yapsınlar. Yoksa bu gidişle yakında taş üstünde taş kalmayacak!" Erhan Ağabey de İstanbul'un, Eyüp Sultan'ın göbeğinde yaşanan bu rezalete üzgünce ve çaresizlik içinde baktı. Yağmalanan mezarın fotoğraflarını çekti. İnşallah bir himmete vesile olur.

“Sayın Bakanımızı yolcu edelim, tekrar konuşuruz”!?

Altı oyulan mezar taşıDaha sonra meydana çıktım. Cenaze dolayısıyla etrafı protokol araçları kaplamıştı. Şöyle bir göz gezdirdim. Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, kültür eski bakanlarından İsmail Kahraman ilk fark ettiklerim oldu. Daha yakın bulduğum için İsmail Kahraman'ın önünü kestim. Kendimi tanıttım. Vaziyeti tam anlatmaya başlamıştım ki, İsmail Bey, "Sayın Bakanımızı yolcu edelim, tekrar konuşuruz" dedi. Yapacak hiç bir şey kalmamıştı.

Ah şu protokoller. Gösterişler… Şu Eyüp Sultan'a binlerce devlet erkânı gelir de bir kere etrafı kolaçan etmez mi? Vatandaş gözüyle bakmaz mı? Yerel yöneticilerden, mülkî amirden hesap sormaz mı?! Bazen ciddi bir şekilde yorulduğumu hissediyorum. Bu yazmalar ondandır. Yoksa bir ses getirmesini filan düşündüğümüzden değildir!..

Türk mezar taşlarıyla ilgili araştırmalar yapan birisi olarak bir söz de definecilere: Müslüman mezarlığında gömü olmaz. İslam inancı ve geleneklerimize göre mezarda insanın yanında götüreceği tek şey vardır. O da 2-3 metrelik bez parçası olan kefendir. Türkiye'nin dört bir yanından binlerce ziyaretçinin akın ettiği Eyüp Mezarlığı'nda yaşananlar talihsizliktir, tarihsizliktir! Bir millet, tarihine, kültürüne, sanatına, geçmişine bu kadar mı yabancı, bu kadar mı düşman olabilir. Bu alanların sorumluluğu üzerinde olan kurumlar, buradaki tarihi değerin farkına varamadıktan sonra definecilere söyleyecek pek fazla sözümüz yok.

 

Nidayi Sevim haber verdi

Güncelleme Tarihi: 21 Temmuz 2012, 10:25
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20