banner17

Ondan geriye kalıntıları kaldı!

1940 yılına kadar mescidin minaresi, şerefesi ile ayakta duruyordu..

Ondan geriye kalıntıları kaldı!

Fatih Karagümrük Stadyumu’nun arkasında, Derviş Ali Mahallesi, Kasım Odalar Sokağı’ndaydı. Katoliklere ait bir kiliseden çevrildiği söylenen yapı, 1640’a doğru Sadrazam Kemankeş Mustafa Paşa tarafından mescide dönüştürülmüştür.

Aynı yıl içinde, mescide tahvil edilen binayı geri almak için girişimlerde bulunan, hatta bu husustaki ısrarlı taleplerinden vazgeçmeyen Katolikler, 1644’te elçi Baron Czernin’den bu konuda kendilerine aracılık yapmasını isterler. Elçinin sadrazam nezdindeki başvurusu, Galata ve Beyoğlu bölgelerinde yeterince kilise bulunması dolayısıyla gereksiz görülerek reddedilir.

Odalar Mescidi - Foto: Fatih Güldal Arşivi
Odalar Mescidi - Foto: Fatih Güldal Arşivi

Resimleri büyütmek için üzerini tıklayın.

İsmi nereden gelmişti?

Mescidin isminin nereden geldiği hususunda çeşitli görüşler vardır. Bir iddia, yakınında yeniçeri odalarının bulunduğu, mescidin isminin de buradan geldiği yönündedir. Ayvansarayî’ye göre mescit evli kişilere verilen odaların (bir çeşit sosyal mesken olarak) arasında kaldığı için bu adı almıştır. Üçüncü ve daha çok itibar edilen görüşe göre ise mescidin altındaki bodrum, küçük hücreler veya odalar halinde bölündüğü için “Odalar” namıyla anıla gelmiştir.

Yapının ne tür tadilatlar geçirdiği net olarak bilinmese de, eski halinin tasviri ile sonraki incelemeler karşılaştırıldığında 17. yüzyılda veya 1766 Depremi’nde büyük ölçüde zarar gördüğü düşünülebilir. Zira hemen yakınında bulunan Kasım Ağa Mescidi, 19. yüzyılda meydana gelen bir depremde minaresi ile beraber büyük ölçüde yıkıldığına göre, Odalar Mescidi de bu afetlerden etkilenmiş ve tamir görmüş olmalıdır.

Ondan geriye kalan birkaç kalıntı ve moloz

Bina camiye çevrilirken mihrap sağdaki duvarın ortasına oyulmuş, karşı duvarın dışına da sokaktan bir merdiven yardımıyla ulaşılan bir son cemaat yeri inşa edilmiştir. Eski Eserleri Koruma Encümeni’nin 1939 yılında yaptığı tetkikler sonucunda hazırlanan dosyada, mescidin 1919 yılı Salmatomruk Yangını’nda tahrip olduğu ve binadan geriye sadece minare ile yan duvarların kaldığı bildirilmiştir.

1940’tan sonra gecekonducuların işgaline uğrayan caminin bodrumu bile kullanılmış, insanlar duvarları kırarak buraya pencere açmıştır. 1940 yılına kadar mescidin minaresi, şerefesi ile ayakta duruyordu. İlerleyen zamanlarda tahribatın tüm hızla devam etmesi sonucu eser tamamen yok olmuştur. Günümüzde birkaç kalıntı ve bina molozu hâlâ boş arsasında durmaktadır.

 

Ayvansarayî Hüseyin Efendi, Hadîkatü’l-Cevâmi, Haz. A. Nezih Galitekin, İstanbul 2001, s. 81…

Tahsin Öz, İstanbul Camileri, Ankara 1997, c. I, s. 112…

Semavi Eyice, “İstanbul’da Kiliseden Çevrilmiş Cami ve Mescitler ve Bunların Restorasyonu”, VII. Vakıf Haftası, Ankara 1990, s. 279–281…

“Odalar Camii”, DBİA, VI, s. 120-21…

“Odalar Camii veya Tarihi İstanbul’da Tarihi Bir Eserin Yok Oluşu”, Sanat Tarihi Araştırmaları Dergisi, XII (1993-94), s. 2-8…

Fatih Camileri ve Diğer Tarihi Eserler, Haz. Fatih Müftülüğü, İstanbul 1991, s. 186.

 

 

 

 

Fatih Güldal yerinde inceleyerek yazdı

Güncelleme Tarihi: 09 Mayıs 2010, 03:04
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20