banner17

O hadis ne zaman söylendi?

İstanbul'un fethini müjdeleyen Efendimiz o müjdeli hadis-i şerifi nasıl ve ne zaman söyledi?

O hadis ne zaman söylendi?

 

Fatih  857- Fetih 1453

Malum önümüzdeki Şubat ayında “Fetih 1453” isimli bir film vizyona giriyor. Çok uzun zamandır görselliği üst düzeyde böyle bir filmi hayal etmiştim. İnşallah beklentilerimizi boşa çıkarmaz. Film fragmanlarıyla şimdiden ilgi odağı oldu, dikkatleri üzerine çekti. Konu Fetih olunca ister istemez o müjdeli Hadis-i Şerif akla gelmektedir. Biz de konuyu fazla dağıtmadan şöyle bir değindik.

Bişr’ül-Ganevî (r.a.) rivayet etti

Peygamber Efendimizin (s.a.v.) buyurdukları: Letüftehannel Kostantiniyyetü veleni’me’l emîrü emîrühâ veleni’me’l ceyşü zâlike’l ceyşü” (Konstantiniyye elbet feth olunacaktır. Onu fethedecek emîr ne güzel emîrdir ve o ordu ne güzel ordudur.) Hadîs-i Şerîf’de Konstantiniyye’nin mutlak sûretle fethedileceği belirtilmiştir. Bu uğurda Halifeler döneminde Emevîler ve Abbâsîler tarafından şehir defalarca kuşatılmış ancak bir sonuç alınamamıştır. Daha sonra Selçuklu Türkleri ve nihayet Osmanlı Türklerinin Konstantiniyye’yi fethetmek düşüncesiyle yapılan girişimler de neticesiz kalmıştır. En sonunda bu kutlu fetih H.857-M.1453 senesinde Sultan II.Murad Han’ın oğlu Sultan II.Mehmed Han’a nasip olmuştur. Celvetiyye tarikatına mensub Şeyh İsmail Hakkı Bursevî (vefat:1725), Suyûtî’nin (vefat:1505) Hüsnü’l Muhadara adlı kitabından naklettiğine göre, Abdullah bin Bişr bin Rabîa el-Ganevî (veya el-Has’amî) den, o da babasından Hazret-i Peygamberin (s.a.v.) şöyle buyurduklarını işittiğini nakletmiştir: Konstantiniyye elbet feth olunacaktır. Onu fethedecek emîr ne güzel emîrdir ve o ordu ne güzel ordudur.

Ya Allah deyip vurdu Habib-i Hüda

Uhud, galibi olmayan bir savaş olarak nihayetlenmişti. Aradan iki yıl geçtikten sonra, Hicrî 5-Milâdî 627 senesinde Kureyşliler civar kabilelerden katılan birlikler ve kalabalık bir ordu teşkil edip Medîne üzerine yürümeye karar almışlardı. Hazret-i Peygamber (s.a.v.), yine istişâreye baş vurdu. Selmân-ı Fârisî, Medîne’nin etrafına hendek açılmasını önerdi, Resulullah bu fikri beğendi. Hazret-i Peygamber de omuzlarında toprak dolu sepetlerle çalışıyordu. Kazı sırasında büyük bir taşa rastlandı. Taş çok sertti ve kırılmıyordu. Resulullah Efendimize durumu bildirdiler. Peygamber Efendimiz demir küsküyü aldı ve “Yâ Allah” diyerek taşa vurdu. Taşın üçte biri parçalanırken çıkan kıvılcımdan Şam’ın kendisine verildiğini gördüğünü buyurdular. İkinci kez vurduklarında taşın bir kısmı daha parçalanırken çıkan kıvılcımdan: “Îrân ülkesinin anahtarları şimdi elime verildi. Medayin şehrinin beyaz köşklerini görüyorum.” diye buyurdular. Aleti üçüncü kez kalan parçaya vurduklarında: “Yemen illerinin anahtarları verildi, San’anın kapılarını görüyorum.” diye buyurdular. Ve nihâyet son kez Konstantiniyye elbet feth olunacaktır. Onu fethedecek emîr ne güzel emîrdir ve o ordu ne güzel ordudur. Hadîs-i Şerîfini buyurdular. Rivâyet edenin; sahâbe’den Bişr’ül-Ganevî (r.a.) olduğu, Ahmed ibn-i Hanbel’in “Müsned” adlı eserinde yer almaktadır.

İncelemek için

Bu hadisi yerinde görmek için kaynağına bakmak isteyenlere: Ahmed bin Hanbel, Müsned, IV, 335; Câmi’üs-Sağîr Muhtasarı, Tercüme ve Şerhi, (Hazırlayanlar: İsmail Mutlu, Şaban Döğen, Abdülaziz Hatip) 3.cild, İstanbul-2008, sayfa 194

 

Doğan Pur haber verdi

Güncelleme Tarihi: 30 Ocak 2017, 14:01
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20