banner17

O da Cumhuriyetle bitmişti

Ecdadın türbelerini, hazirelerini onlar korur, onlar düzenlerdi. Fatih'in son türbedârları..

O da Cumhuriyetle bitmişti

Osmanlı zamanında Fatih Sultan Mehmed Türbesi’nde, Kur’ân-ı Kerim okunması ve diğer hizmetler için türbedârlık sistemi oluşturulmuştur. 1489-1490 yıllarında Fatih Sultan Mehmed Han’ın türbesinde 36 hafız ve bir türbedârın görev yaptığı bilinmektedir.

Her biri 12 hafızdan meydana gelen üç ayrı grup teşkil edilerek türbede yirmi dört saat kesintisiz Kur’ân-ı Kerim okunmaktaydı. Zamanla türbenin korunması için mustahfız, tütsü yakmakla görevli buhurî, temizlikle vazifeli ferraş, su taşımakla görevli ab-keş, Yasin-i Şerif okuyan Yâsînhân, Kelime-i Tevhid okuyan Tevhîdhân, Kur’ân-ı Kerim cüzlerini veya diğer dua kitaplarını özel sandıklarda muhafaza ederek vakti geldiğinde okuyuculara teslim edip, teslim alan sandukî, yıpranan cüzlerin bakımını yapan mücellit, türbede görevli personelin çalışma programını yapan ve mesailerini izleyen noktacı kadroları eklenmiştir. 1597’de türbede vazifeli personel sayısının 155’e ulaştığı görülmektedir.

Fatih Türbesi
Türbedar Abdulvehhab Efendi
Türbedar Ahmed Amiş Efendi
Türbedar Mehmed Efendi
Resimleri büyütmek için üzerini tıklayın.

XVI-XVII. yüzyıla ait olabileceği kabul edilen bir tevzinâmede, Fatih Türbesi’ndeki görevliler ve günlük ücretleri şöyle gösterilmektedir: 2 türbedâr (beşer akçe), 90 cüzhân (ikişer akçe), 1 sermahfil (üç akçe), 1 muarrif ve müferrik (bir akçe), 4 muhafız (üçer akçe), 1 buhurcu (iki akçe), 1 saka (iki akçe), 1 çerağdar ve ferraş (iki akçe), 1 noktacı (üç akçe). Türbedârların bugün mevcut olmayan türbedâr evi ise mihrap tarafında, Hünkâr Köşkü’nün alt katındaki odacığın bulunduğu mahal olduğu rivâyet edilmektedir. Nitekim dikkatle bakıldığında Hünkâr Köşkü’nün duvarında çatının izleri görülebilmektedir.

Niğdeli Bekir Efendi

Türbedâr Bekir Efendi, Halvetîyye tarîkatının Şa’bânîyye koluna mensûp İbrâhîmiyye (Kuşadaviyye) şubesinin kurucusu Kuşadalı Şeyh İbrahim Halvetî Efendi’nin halifelerinden Muhammed Tevfik Bosnevî Efendi’nin halifesidir. Şeyh Muhammed Tevfik Bosnevî Hazretleri, Üsküdar’da Nalçacı Halil Efendi Dergâhı bahçesinde metfundur. Hayatı hakkında bilgi bulamadığımız Bekir Efendi hakkında Türbedar Ahmed Âmiş Efendi şöyle demektedir: “Bir bakışı zengini fakir, fakiri zengin ederdi ama kendisi hep kuru ekmekle yaşadı.”  Ahmed Âmiş Efendi, Niğdeli Bekir Efendi’den hürmetkâr bir dille söz eder ve: “Ümmî idi, fakat Kur’ânın manâsındaki incelikleri ondan öğrendim.” demek sûretiyle onun ilâhî bilgiyle dolu olduğunu anlatmaktadır. Niğdeli Bekir Efendi 1879 senesinde irtihal etmiş olup Edirnekapı-Savaklar’daki, Kuyubaşı Tekkesi (Emîn Baba Tekkesi) haziresinde metfundur.

Tırnovalı Ahmed Âmiş Efendi

Halvetiyye tarikatının Şa’bâniyye koluna mensup mutasavvıf. Ahmed Âmiş Efendi, 1808 senesinde Tırnova’da dünyaya gelmiştir. Tırnova’da medrese tahsili gördü ve sıbyan mektebi hocalığı yaptı. 1853 yılında tabur imamı olarak Kırım Harbi’ne katıldı. Sultan Abdülmecit Han ve Sultan Abdülaziz Han devrinde iki kez İstanbul’a gelerek kısa aralıklarla kaldıktan sonra tekrar memleketine döndü. Bir süre Tırnova’da hamam işletti ve 1877’de İstanbul’a yerleşti. Ahmed Amiş Efendi 1920 senesinde İstanbul’da vefat etti.

Küçük yaşta tasavvufa yönelen Ahmed Efendi, Halvetiyye tarikatına bağlı Şa’bâniyye’den kendi adına kol ayıran Kuşadalı İbrahim Halvetî Hazretlerinin Tırnova’ya gönderdiği halifesi Ömer Halvetî’den el aldı. Kuşadaviyye veya İbrâhîmiyye olarak da tanınan bu Şa’bânîyye şubesine bağlanan Ahmed Amiş Efendi, Kuşadalı İbrahim Halvetî Efendi’nin 1845 yılındaki vefatından sonra İstanbul’a gelerek onun baş halifesi Muhammed Tevfik Bosnevî Hazretlerine intisap etmiştir. İstanbul’a ikinci kez gelişi 1866’da Muhammed Tevfik Efendi’nin vefatı üzerinedir. Aralarında Şeyh Muhammed Tevfik Bosnevî’nin müritlerinden Üsküdar’daki Nalçacı Halil Efendi Dergâhı Şeyhi Mustafa Enver Bey (vefat:1872), Fâtih Sultân Mehmed Türbedârı Niğdeli Bekir Efendi (vefât:1877) ile Kaşgâr hükümetinin İstanbul temsilcisi Yâ’kub Hân’ın da (vefât:1907) bulunduğu muhite girmiş ve düzenlenen tasavvuf sohbetlerine iştirâk etmiştir.

1877 senesinde bir daha ayrılmamak üzere İstanbul’a gelen Ahmed Âmiş Efendi, aynı yıl vefat eden Niğdeli Bekir Efendi’den Fatih Sultan Mehmed Türbedârlığını devralmış ve bu nedenle tarîkat çevrelerinde “Fâtih Türbedârı” olarak isim yapmıştır. Ahmed Âmiş Efendi’nin Nakşîbendiyye tarikatına da intisabı bulunmaktaydı. Nakşî-Hâlidî Şeyhi Gümüşhaneli Ahmed Ziyâüddîn Efendi’den icazet almış ise de onun üzerindeki asıl büyük etkiyi Melâmîlik yapmıştır. Kendisini Melâmî olarak kabul etmeyen Ahmed Âmiş Efendi’nin üçüncü devre Melâmîliğin kurucusu Seyyîd Muhammed Nûr’ül-Arabî’ye (vefât:1887,Usturumca) bağlandığı ve onun vefâtından sonra Melâmîliğin İstanbul’daki en güçlü temsilcisi olduğu bilinmektedir.

Ahmed Âmiş Efendi’nin yetiştirdiği zatlar arasında Kayserili Mehmed Tevfik Efendi (vefat:1927), Şemseddîn Paşa, Evrenos-zade Süleyman Samî ve Abdülaziz Mecdî Tolon’un isimleri zikredilebilir. Ahmed Âmiş Efendi, 5 Mayıs 1920 tarihînde vefat etmiştir. Mübarek kabri, Fatih Camii haziresinde, Plevne Kahramanı Gazi Osman Paşa’nın türbesi yakınındadır. Yanında halifesi Ahmed Tahir Memiş Maraşî Efendi ve Ahmed Âmiş Efendi’nin oğlu Ali Hâkî Bey metfun bulunmaktadır. Ahmed Âmiş Efendi her akşamüzeri saat 5-6 sıralarında türbeyi kapatır, yerini ikinci türbedâr Kayserili Mehmed Tevfik Efendi’ye bırakırmış. Türbenin dışında Fatih Camii’nin duvarına yakın bir yerde otururlarmış. İstanbul’un fethinin 500. yılı nedeniyle 1953 senesinde oturdukları yerin kalıntıları yıkılmıştır.

Kayserili Mehmed Tevfik Efendi

Ahmed Âmiş Efendi’nin halifelerinden olup Kayserilidir. 1927 senesinde vefat etmiştir. Kabri, Kadıköy’de Sahrayı Cedîd Mezarlığı’ndadır.

Seyyîd Abdülvehhâb Efendi

Fatih Türbedârı Abdülvehhâb Efendi, Halvetiyye tarikatının Cerrâhiyye şubesine mensup bulunan Eyüp’teki Tameşvar Dergâhı post-nîşini Şeyh Mehmed Nureddîn Efendi’nin (vefât:1875) halifesidir. Abdülvehhâb Efendi 1887 senesinde vefat etmiştir. Kabri, Fatih Camii hazîresindeki Gülbahar Hatun Türbesi’nin yanındadır.

Hacı Mehmed Efendi

Fatih Sultan Mehmed Türbesi Baştürbedârlarından Hacı Mehmed Efendi 1845 senesinde dünyaya gelmiştir. 1909 senesinde vefat etmiştir. Kabri, Fatih Camii Hazîresi’nde yer almaktadır.

Ziyâeddin Efendi

Fatih Sultan Mehmed Türbedârı ve Fatih Camii müezzinlerinden olup Fâtih Câmii avlusunda tespihçilik yapardı. Fatih-Karagümrük’teki Halvetiyye tarikatından Pir Nureddîn Cerrahî Âsitânesi post-nîşinlerinden Şeyh Rızâeddîn Yaşar Efendi’nin halifesidir. 1898 senesinde elli yaşında iken vefat etmiştir. Kabri, Fatih Camii hazîresindeki Plevne kahramânı Gazi Osman Paşa Türbesi’nin giriş kapısının karşısındadır. Mezarında herhangi bir yazı bulunmamaktadır.

 

 

Doğan Pur, bu türbedarları bir ziyaret etsek dedi 

Güncelleme Tarihi: 04 Aralık 2010, 17:54
YORUM EKLE
YORUMLAR
........
........ - 8 yıl Önce

Mahmut Esad Cosan hzlerinin türbedarı olan mehmet didem geldi aklıma :))

banner8

banner19

banner20