banner17

Mezar Taşları Tapu ise Burkina Fasolu Müslümanların Tapusu Yok

Burkina Faso, nüfusun yüzde altmış kadarının Müslüman olduğu bir ülke. Müslümanların nasıl bir tapusu vardır diye mezarlıklarını merak ettim. Bir dostumuzun babasının vefatı münasebetiyle gittiğimiz mezarlıkta, biraz da hayal kırıklığına uğradım. Haşim Akın yazdı.

Mezar Taşları Tapu ise Burkina Fasolu Müslümanların Tapusu Yok

Mezar taşları, bir medeniyetin tapusudur. İki yıl önce Bosna'ya yaptığımız bir seyahatte, aynı şeyi fark etmiştik. Orayı koruyanların, verilen şehitlerden daha çok mezar taşları olduğunu düşünmüştük. Zira onların varlığı geri çekilmeyi imkânsız kılan bir set olmuştu. Sessiz sedasız yatan binlerce şühedanın o bembeyaz mezar taşları, belki de Bosna’nın en güzel ve en nadide tapusuydu.

Şimdi Burkina Faso’ya bu gözle baktım. Burası, nüfusun yüzde altmış kadarının Müslüman olduğu bir ülke. Müslümanların nasıl bir tapusu vardır diye mezarlıklarını merak ettim. Bir dostumuzun babasının vefatı münasebetiyle gittiğimiz mezarlıkta, biraz da hayal kırıklığına uğradım. Çünkü Müslüman nüfusun oranı %60 civarında. Buna karşılık % 25 dolayında Hıristiyan kesim var. Ancak nüfusun tam tersine, ülkenin hâkimi ve sahibi Hıristiyanlar olmuş. Medeniyet, kültür, ticaret ve en önemlisi de siyaset ve yönetim tamamen onların elinde. Bu nedenle, mezarlıklar da karışık. Aynı kabristanda yan yana Hıristiyan’ı, Müslüman’ı ve putperestini bulmak mümkün.

Taşsız mezarlık

Bir tek Müslüman’da bile mezar taşı yok. Küçük bir betonun üzerinde tenekeden bir hilal bulmak mümkün. Hıristiyanlarınki daha görkemli. Kocaman bir haç var.

Bu durumun birçok farklı sosyal ve ekonomik nedeni var elbette. Ülkedeki ekonomik sıkıntı bunlardan birisi. Lakin tek sebep bu olamaz. Çünkü parasız halledilebilecek işler de var. Bir diğer sebep de Müslümanların arasında ciddi bir yer tutan Selefi anlayışın ve onların mezara ve mezar taşlarına bakışının etkisidir. Lakin en önemli sebep de Müslümanlardaki psikolojik yıkımların etkisi, varlık ilanından çekinmeleri…

Yani birkaç yüzyıl sonra Müslümanların, “Burası bizim topraklarımız… Dedelerimizin vatanı… İşte mezar taşlarımız.” diyebilecekleri bir imkânları maalesef yok. Onların aynı mezarlıkta beraberce yatışları, dünya barışının bir simgesi midir? Buna evet demek biraz zor. Çünkü bu durum, onların tercihi değil, hâkim gücün dayatması sonucu oluşmuş göreceli bir resim…

“Şimdi biz tamamen onlara muhtacız”

Mezar taşlarına yapılan masrafın abartılması elbette yanlış bir alışkanlıktır. Bazı mezar ve türbelere taparcasına saygı gösterilmesini de beraberce eleştiririz. Bunların haklı olması, bu coğrafyada yaşayan Müslümanların böyle bir senetlerinin olmamasını gerektirmeyecek aslında…

Mesela geçen haftalarda İsrail’in, Filistinlilere ait mezarlığı tamamen yok edip yerine park yapma planı, sadece bir şehir plancılığı değildir. Burası, çocukların park ihtiyacına çözüm olarak bulunmuş bir alan da değildir. Bunu yapanlar, ne yaptıklarını çok iyi biliyorlar.

Katıldığımız cenaze namazında yanımızda bulunan bir dostumuza, “Neden Müslümanların ayrı bir mezarlığı yok? Bunu belediyeden niçin talep etmiyorsunuz?” dedik. Cevap bu topraklar için başka bir derdin işareti çıktı: “Biz başka bir şeyden daha korkuyoruz. Bugün mezarlarımızı ayırırsak, yarın onlar, ‘madem mezarlarınızı ayırdınız, hastanenizi de ayırın’ dedikleri an, biz hapı yutarız. Çünkü Müslümanlar, bugüne kadar bu anlamda hiçbir şey geliştirmediler, hazırlık yapmadılar maalesef. Şimdi biz tamamen onlara muhtacız…”

Anladık ki mezar taşına gelinceye kadar daha çok farklı şeylere ihtiyaçları varmış. Hem kavli hem de fiili duaya ihtiyaçları var. Bir gün inşallah onların da yerin üstünde ve altında kendilerini savunacak askerleri olacak.

 

Haşim Akın

Güncelleme Tarihi: 20 Ocak 2017, 16:51
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20