banner17

Mali'de kalbe ferahlık veren bir yetimhane

İç savaşın ve yokluğun kol gezdiği Mali'de kanayan yaraya merhem olmak isteyen bir grup Müslüman, bu yetimlere hami olmaya karar vermişler. Haşim Akın yazdı.

Mali'de kalbe ferahlık veren bir yetimhane

Allah’ın büyük bir düzen ve adalet şartları içinde yarattığı dünyayı bozdu bu insanlar. Savaşlar, olumsuz gıda vb. şartları gerçekten çok farklı neticelerin doğmasına yol açtı.

Hele ki yetimler... İnsanın içini yakan bir ateştir bu. İç savaşın ve yokluğun kol gezdiği Mali'de kanayan yaraya merhem olmak isteyen bir grup Müslüman, bu yetimlere hami olmaya karar vermişler. En önemlisi de, bunların sadece karınlarını doyurmaya odaklanmamışlar. Aç kalmış bedenleriyle birlikte, onların kafalarını ve kalplerini doyurmak için de kollarını sıvamışlar: Roseraie (Gül Bahçesi) Yetim Eğitim Yuvası.

En anlamlı ziyaret ve karşılama

Doğrusu, ziyaretimizde böylesine bir manzara ile karşılaşacağımızı hiç düşünmemiştim. Tertemiz kıyafetleri, ahenk içinde selam alışları, bizim için yaptıkları hazırlıklar... Bir kaç günün yorgunluğunu yok ediverdi.

Bu yetimhane aynı zamanda bir okul... Yetimhanede ciddi bir din eğitimi var. Güzel bir Kur’an tilavetiyle başladılar. Onların manevi dünyalarının inşa ve tezyini en önemli öncelik… Ancak, ülkede sadece %4 kadar insanın konuştuğu, okuyup yazabildiği Fransızca, resmi dil. Halkın kullandığı Barbara dilinin hiç bir geçerliliği yok. Yani çocuklarınıza Fransızcayı öğretmezseniz okuttuğunuzun bir anlamı da kalmıyor. Bu nedenle Fransızca eğitim de var burada. Özel hocalardan kaliteli bir Fransızca ve diğer dersler de var. Tüm çocuklar açık ortaokul mezunu olacaklar. Burada ortaokul mezunu olan öğretmen olur.

Donanımlı hanım kızlar yetişiyor

Halkın %97'si Müslüman... Ancak cehaletin kol gezdiği bu topraklarda insanların sadece karnını doyurmak yetmiyor. Güzel bir Kur'an tilavetiyle bizleri karşılayan kızların gözünde kendileri için ziyarete gelmiş birilerine selam vermenin, onlara "emekleriniz boşa gitmedi, tohum yeşeriyor." demenin mutluluğu vardı.

İstanbul'da üç yıl eğitim görüp memleketine dönen Havva Hanım, yetimhanenin hem müdürü, hem de baş hocası. Kütüphanesi var. Mescidi var. Düzenli yemek çıkıyor. En önemlisi bu toprakların şartlarında donanımlı kızlar olarak hazırlanıyorlar.

Ortaokul mezunu olanların öğretmen olarak görev alabildiği Mali'de, burası sadece 32 yetim kızın barındığı bir yuva değil. Bir ilahiyat fakültesi, bir öğretmen yetiştirme enstitüsü... Türkiye’den oralara gidip yurt tutmuş, olumsuz şartlara rağmen ailesiyle bu memlekette tohum ekmeye çalışan Sinan bey ve Ahmet bey kardeşlerimi de unutmamak lazım. "Kocaman bir ülke, ama sadece 32 yetim mi? Ya diğerleri ne olacak?" diye soranlara, ben aynı soruyu yönlendireceğim. “Diğer yetimlerin midesi ve kalbini doyurmak için ne yapalım?”

Dikim atölyesi de var

Meryem Hanım’ın İstanbul deneyiminden Türkçe de öğrenen kızlar, aynı anda üç dil bilecekler. Bunların bir üst aşamasında, İstanbul’a ek bir eğitim için gönderilebileceklerini onlar da biliyor.

Hayat, sadece bunlardan mı ibaret?” derseniz; “Elbette değil!” diyeceğim. TİKA tarafından donatılan bir bilgisayar sınıfı, bir kaç makineden oluşan dikim atölyesi de var. Minik ellerin diktiği ürünler kendileri kadar tatlı. Sanki insanın buradaki yetimliğe özenesi gelecek...

Tertemiz kıyafetleri, azami düzenli sınıf ve yatakhaneleri... Büyük bir İslam edep ve terbiyesiyle yetiştirilen bu yetimler ümmet adına bu topraklara bir can suyu olacak inşallah.

Tek bir endişe var. Dayı veya amcasının evlendirmek için alıp götürüvermesi...

Hani, demiş ya üstad: "Tohum at bitmezse toprak utansın." Ama ne toprak utanmıştır ne de tohum sahibini mahcup etmiştir. Tohumu ve azıcık kaygısı olanları bekliyor bu bâkir topraklar...

 

Haşim Akın yazdı

Güncelleme Tarihi: 01 Temmuz 2015, 16:49
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20