Laik modern rehber bir Fatiha okuyamadı

Çanakkale’yi görünce “Rabbim bu ne güzel memleket, demek uğrunda o kadar şehit verdiğimiz topraklar buralarmış” demekten kendimi alamadım.

Laik modern rehber bir Fatiha okuyamadı

 

Aslında deniz görmek bana pek yaramıyor. Tutuluyorum, üstüne üstlük bu şekilde bir tarafınızda yeşil, diğer tarafınızda alabildiğine derin bir mavi ile buluştuğunuzda söz söylemek daha da bir zorlaşıyor.

Biz ancak poz vermeyi biliriz!

Artık özellikle de böyle ziyaretlerde elinde fotoğraf makinesi olmayan yok. Zaten yoksa da malum türlü çeşit cep zımbırtıları her yere yetişiyor. Nedense Çanakkale'de, o topraklarda güle oynaya fotoğraf çektirmek bana acayip itici geldi. Üzerinde verilen mücadeleyi, şehitleri, hakkında okuduğumuz şiirleri, anlatılan hadiseleri bir bir aklımdan geçirirken gülümseyerek poz verenleri izlemek beni yaraladı. Hele Seyit Çavuş’un heykeliyle birlikte neşeli kareler yakalama çabaları, aman Allahım, bu düpedüz şaklabanlık. Çocuklarınki hariç tutulabilir elbette, onlar her zamanki gibi masum. Heyecan içerisinde senelerdir hakkında anlatılanları dinledikleri mekânlara gelmişler ve merakla gözlemliyorlar.Çanakkale Şehitliği

Rehberlerden rehber beğen

Malum olduğu üzere rehber eşliğinde yapıyoruz ziyaretlerimizi ve bizden başka belki dört, beş farklı grup da kendi rehberleriyle dolaşmaktalar. Rehberi dinledikten sonra kendi kendimize etrafı incelerken diğer rehberlerin anlattıklarına kulak kabartıyoruz bazı bazı. Birisi çok heyecanla ve şevkle sözlerine devam ederken sonuna doğru “Mustafa Kemal’i ve arkadaşlarını saygıyla anmalıyız” diyor. Yanımıza gelenlere “maşallah ne modern rehberiniz var, ruhlarına bir Fatiha okuyalım diyemedi yani” diyorum. Kimin umurunda, “bana rehberini söyle, sana meşrebini söyleyeyim” gibi bir durum ile karşı karşıyayız.

Bir diğer grubun rehberi hatun kişi iklimden, doğal koşullardan bahsediyordu sıklıkla. Bir başkası da adeta profesör gibi öğrencilerine ders anlatırcasına bir edayla son derece kibar bir ses tonuyla anlatıyordu ki gruba bakınca hayli entel bir grup olduğu gözümüzden kaçmadı zaten. Velhasılı kelam rehber nereye, peşindekiler oraya. Herkes kendi kafasına göre belki de nasıl inanıyorsa, nasıl yaşıyorsa o yolda bir rehber edinmiş gidiyor.

Çanakkale ŞehitliğiMaksat gezmek değil anlayabilmek

Bizim rehber amcamız sağ olsun ilk defa ondan dinlediğimiz olayların yanı sıra aralara serpiştirdiği şiirlerle de bizi manevi yönden epeyce besledi. Çocuklar “anne o kadar çok şeyi nerden biliyor o amca” diye sorup durdular. Ayrıca yeri geldikçe bizlere laf çaktırmayı da ihmal etmedi: “Hemen acıktınız, uyukluyorsunuz. Dedelerimiz burada günlerce aç, susuz, uykusuz günler geçirmişler.”

“Biz ancak bu topraklarda güzel kareler çekmeyi biliriz rehber amca” diyesim geldi. 57. Alay’dan, Seyit Onbaşı’dan, meçhul askerden bahsederken sürekli “mühim olanın buralara gelip, her yeri gezmekten ziyade, ki zaten ona güç yetiremezsiniz, buradaki o cihat ruhunu anlayabilmektir” diyerek hatırlatmalarda bulundu. Bastığımız her bir toprak parçasının uğrunda şehit edilenleri incitmekten korkarcasına usulca girdiğimiz şehirden dualar ederek ayrıldık.

 

F.Kebire Gündüz Karaaslan gitti, gördü, paylaşmadan edemedi

Güncelleme Tarihi: 25 Temmuz 2012, 12:42
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ahmet Melih Karauğuz
Ahmet Melih Karauğuz - 7 yıl Önce

Daha önce iki kez gittim. Çanakkale'de gezilmesi gereken yerler sahil boyu. Hani barların olduğu yerler. Korkunç. Cuma namazlarında dolmayan camiler. Hani bir Avrupa kenti gibi. Ruhu yok edilmiş.

Mustafa Taşkın
Mustafa Taşkın - 7 yıl Önce

Günümüz Çanakkalesi Üstad Necip Fazıl'ın da dediği gibi madde planında kurtarıldıktan sonra ruh planında helak olmuş bir mekan. Ben Edirne'ye gitmiştim, şehitliğin bitişiğinde gazino vardı ve elli metre ilerde yatanların kemiklerini sızlatırcasına son sürat eğleniliyordu maalesef.

aydın başar
aydın başar - 7 yıl Önce

Bahsedilen şahıs Çanakkale savaşına katılan beşyüz yarbaydan birisi...

banner19

banner13