banner17

Keşfedilecek bir yıldız var

Beşiktaş Barbaros Bulvarı üzerinde bulunan Yıldız Sarayı'nı kaçımız gezmişizdir?

Keşfedilecek bir yıldız var

10348Beşiktaş Barbaros Bulvarı üzerinde bulunan Yıldız Sarayı’nı kaçımız gezmişizdir?

Sarayın bulunduğu sokağın girişinde "Yıldız Sarayı" tabela yazısı dahi bulunmamaktadır. Çoğumuz ise saraydan evvel, Yıldız Parkına (Şale) gezi amaçlı gitmişizdir . Fakat sarayın girişindeki, tarihte mühim olaylara tanıklık etmiş olan, Hâmidiye Camii'si yahut saat kulesi gibi birçok kültür ve medeniyetimizi tanıtan eserleri daha keşfetmemişizdir ve  bizlere anlatılmamıştır maalesef.

Kültür mirasımız, tüm dünyayı kendine çekecek güzelliktedir. Siyaset, insanları birbirinden uzaklaştırabilir fakat kültür mirasımız tüm insanlara hala kucak açmaktadır. Tarihte farklı ülkeler, Osmanlı gibi büyük bir medeniyetin benzerini kurmayı denemiş olsalar dahi başarılı olamamışlardır.

Kültürel entegrasyon

Bunun sebebi ise ülkemizde var olup da diğer ülkelerde eşi bulunmayan ve tüm dünyayı bu topraklara çeken iki büyük medeniyet mirasımızın oluşudur. Bunlar:

1) Osmanlı Tarihi ve Sanat eserlerimiz

2) İslam Tasavvuf Kültürümüz

Bu iki önemli unsurun insanları kendisine çekmesinin sebebi ise, kültür ve medeniyet telakkimizde insanoğlunun yaradılışına (fıtratına) tezat düşecek nitelikte eserlerin olmayışıdır. Örneğin kullanılan formlar tabiyata uygun daireseldir. Doğada üçgen bulunmadığından Osmanlı Sanat Eserleri daima yuvarlak hatlıdır.

10349

Geçtiğimiz günlerde, Süleyman Zeki Bağlan hocamızın önderliğinde Yıldız Teknik Üniversitesi Tarih ve Medeniyet Kulübü üyesi öğrencilerinin talebi üzere İstanbul Kültür Elçileri Grubunun birlikte gerçekleştirdikleri Yıldız Sarayı Gezisi adeta “kendimizi keşfetmeye” yönelik bir yolculuk niteliğindeydi. Hocamızın anlattıklarından, medeniyetimizin tüm dünyanın gözünü kamaştıracak güzellikteki bir yıldız olduğuna kanaatimiz gelişti.

10350Eşsiz güzeliklerin mekanı

Osmanlı Saltanatı'nın dördüncü büyük sarayı olan Yıldız Sarayı Müzesi iki kattan oluşmaktadır. Sergilenen eşsiz eserler arasında tarihin mühim ressamlarına ait tablolar, Mustafa İzzet Efendi gibi hattatların eserleri, tuğralar ve fermanlar, Tophane lüleleri, tarikat eşyaları, İstanbul’un değişik esnaf gruplarına ait aletler, kamış ve hokka gibi yazı yazmakta kullanılan gereçler ve birçok eser bulunmakta.

Kanuni Sultan Süleyman zamanından kalma eşsiz güzellikteki kurnalar da sergilenen eserler arasındaydı. Hocamızın anlatımına göre bu kurnaların takılışı, daha evvel lülerlerden akan suyun boşa akıp gitmesini önlemek ve su tasarrufu için sultanın emriyle tüm İstanbul çeşmelerine taktırılmış. Fakat bazı kişiler, akan su engellenmez inancıyla bu kurnaları kırmışlar ve bu mücadeleyi Kânunî bir yıl boyunca sürdürmek zorunda kalmış.

Sarayın içinde muhakkak görülmesi gereken yerlerden birisi de Hasbahçedir. Eşsiz güzellikteki bahçe güvenlik amaçlı br koruluktur ve içinde havuz  bulunmaktadır. Ayrıca birinci avluda Çit Kasrı (IRSİKA Binası), Büyük Mabeyn, Yaveran Dairesi ve Silahhane gibi resmi daireler dışında II.Abdülhâmid Hân'a ait Limon Serası, kütüphane, rasathane ile Gedikli Cariyeler Dairesi ve Tiyatro Binası yer almakta.

10351

Bir başka güzellik de elbette Yıldız Porselen' leridir. Kahve takımları; ibrik ve fincanlardan oluşuyor. Eskiler, kahveyi şekersiz - sade içerler ve yanında bir bardak su ile birlikte, çifte kavrulmuş lokum ikram ederlermiş.

10353

Lokumlu kahve

Eh haliyle bu acı kahvenin kırk yıl hatrı olmaz mı? Bu güzel gelenek gül lokumuyla beraber, Bosna Hersek gibi bazı Osmanlı'dan izler taşıyan ülkelerde devam edilegelmekte.10354

Müzede, bu eserler arasında dervişlerin, uyumamak için alınlarını, tahtadan mâmul bir çeşit bastona dayadıkları “Mütekkâ” dedikleri bir alet de bulunmakta. Gezi sırasında çok ilgi çekmişti. Çünkü bu aletin üzerinde Osmanlıca harfler bulunmakta.

"Cim" harfinin tasavvufta karşılığı “zaman” manasına da gelmektedir. "Lam" harfi ise “ân” demektir. Alimlerinin az yedikleri, az uyudukları ve çok okudukları bilinir. Onların bu gayretleri “Lamı cimi yok! İlim öğrenmek için çok okumak şart” şeklinde yorumladığımızda, mütekkânın üzerindeki harflerle bağ kurabiliriz. İlim öğrenmenin ânı ve zamanı olmadığına göre,  bu denli kıymetli tarihi mekanlarımızı da gezip müşahade etmeyi, vakit geçirmeden biran önce ehil bir hoca eşliğinde gezmenizi tavsiye ederim.

10355

10356

Bu yazıyı okuduğunuza göre sizler de “İstanbul Kültür Elçisi” olamaya adaysınız demektir. Bunun “lamı cimi yok”.

Neslihan Candan saray odalarından bildirdi.

Güncelleme Tarihi: 12 Ocak 2010, 21:13
YORUM EKLE
YORUMLAR
Remzi YOL
Remzi YOL - 9 yıl Önce

geziye bir arkadaşım vesilesi ile ve hocamızın isteğiyle katıldım, gerçekten feyz aldım..
emeği geçenlere ve sizlere teşekkür ediyorum. herkes faydalanmalı.
selametle.

ayşe tuğçe şeker
ayşe tuğçe şeker - 9 yıl Önce

sa.gerçekten güzel bi geziydi,ben kyf almştım..saygılar ve selamlarımla..

asuman özbozkurt
asuman özbozkurt - 9 yıl Önce

yıldız sarayı davetin için teşekkürler inşallah gelirim

banner8

banner19

banner20