banner17

Keşan'da 500 yıllık tarihi bir cami Hersekzade

Edirne-Keşan'daki Hersekzade Ahmet Paşa Camii’ni ziyaret edenlerin 'burada bulduğum manevi havayı, iç huzuru keşke hayatımın her yerinde de bulabilsem' dediklerini bol bol duyarsınız. Furkan Çimen yazdı.

Keşan'da 500 yıllık tarihi bir cami Hersekzade

Edirne’nin Keşan ilçesinde bulunan Hersekzade Ahmet Paşa Camii, 16. asırdan günümüze ulaşan nadide camilerden bir tanesi. Yolların dili olsa da konuşsa denir ya hani, onu dinlersen sana ne hikayeler anlatacağını gördük İstanbul’dan Keşan’a giderken. Şirin ilçeye girdiğimiz zaman büyük tabelalar bizi direkt Hersekzade Ahmet Paşa Camii’ne götürdü zaten. Şehrin girişinde yer alan ve ben buradayım diyen bir cami.

Hersekzade Ahmet Paşa, II. Bayezid ve Yavuz Sultan Selim olmak üzere Osmanlı cihan imparatorluğunda önemli savaşlara ve seferlere Anadolu Beylerbeyi olarak katılmış. Ahmet Paşa’nın Yalova’da bir çiftliği de varmış ve Yavuz Sultan Selim Han Anadolu’dan İstanbul’a geçerken de bu çiftliği dinlenti yeri olarak kullanırmış.

Yapıldığı dönemde bir Rus köyüymüş burası

Hepimizin de bildiği üzere İslam akaidine göre vakıf, cami, medrese, vs. gibi eserlerin bir hayli önemi vardır. Bu gibi eserleri olan bir kimsenin ölümünden sonra, bıraktığı hayrat halk tarafından istifade edildiği sürece kendisine sevap yazılmaktadır. Bu özellik, tarih boyu müslüman hükümdarları, vezirleri, paşaları ve diğer devlet adamlarını vakıf kurumunu sürdürüp devam ettirmeleri doğrultusunda büyük bir motivasyon sağlamıştır. Hersekzâde Ahmed Paşa da Osmanlı devleti hizmetinde iken cami, hamam, imaret, han gibi vakıflar yaptırmış. İşte bunlardan birisi Hersekzade Ahmet Paşa Camii...

Hersekzade Ahmet Paşa, dönemin padişahları zamanında güvenliği sağlamak için görevli olmuş olacak ki, dönemin şartlarına da bakıldığı zaman (takribi 1500 yılların ortası veya başlangıcı) şimdiki Keşan ilçesi o zamanlar da da stratejik açıdan önemli bir konuma sahpti. Yani bir nevi Osmanlı’nın menzil sistemi içerisinde yer alıyordu. Bunun farkında olan Hersekzade Ahmet Paşa da Keşan’da bir cami inşaatı başlatarak bölgenin gelişmesine katkıda bulunmak istemiş. Rusların yaşadığı bu köy yıllar yıllar sonra Keşan ilçesinin merkezini oluşturacaktır.

Efendim, Hersekzade Ahmet Paşa Camii’ni ziyaret edenlerin “Burada bulduğum manevi havayı, iç huzuru keşke hayatımın her yerinde de bulabilsem.” veya “burada Cuma namazı bir başka, bir bayram havasında kılınıyor.” dediklerini bol bol duyarsınız.

Cuma namazı vakitlerinde adeta bir bayram yeri

Caminin duvarlarını süsleyen eşsiz güzellikteki sanat eserleri görülmeye değerdir. Caminin bir özelliği de kitabesinin olmamasıdır. Caminin dışardan bakınca kubbeli gözüken ve üç bölümden oluştuğu varsayılan son cemaat yeri düzenlenmiş ve bunun yerine geniş saçaklı hayli derin ek bir kısım yapılmıştır.

Mihrabın sağ tarafında bulunan işlemeli sanduka da ise teberrüken saklanan ve günümüze kadar gelen mukaddes emanetlerden birisi olan “Sakal-ı Şerif” bulunmakta. Sakal-ı Şerif kandil günlerinde ve Ramazan ayında belli günlerde cami cemaatine gösterilmekte. Bu zarif hareket ise İslam medeniyetinin inceliğinin en önemli göstergelerinden biridir.

Cuma namazı vakitlerinde Hersekzade Ahmet Paşa Camii, bir bayram yerine benzer. Birbiriyle selamlaşıp şadırvan etrafında hoş sohbet eden cami eşrafı bu görkemli yapının sanatı hakkında da bildiklerini birbiriyle paylaşırlar.

Cami avlusunda bulunan kabristanda Osmanlı cihan imparatorluğunda katiplikten veziriazamlığa kadar görev yapmış bir çok kişinin mezarları bulunmaktadır. Bu mezar taşlarına bakarak fani ömrümüzün ebediyete uğurlandığı an'ı düşünmeden edemiyorsunuz. Daha sonrasında da bu coşkulu avlu kalabalığı içinde Cuma namazına duruyoruz. İnşallah bu coşkulu havayı diğer vakit namazlarında da görmek nasip olur der, duayı duaya eklerim.

Efendim her ne kadar elden, dilden geldiğince anlatmaya çalışsak da, Hersekzade Ahmet Paşa Camii, muazzam mimarisiyle ve tarihi değeriyle bölgedeki gezilmesi gereken yerlerin ilk sıralarında yer alıyor. Yolunuz düşerse uğramak için maksimum çabayı sarf edin derim…

 

Furkan Çimen yazdı

Güncelleme Tarihi: 16 Temmuz 2015, 09:57
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20