banner17

Kabile şefi de kapitalist olmuş!

Tanzanya'da safari yaptım. Kabile şefinin ücretleri not ettiği defterden işkillendim gerçi ama…

Kabile şefi de kapitalist olmuş!

Ernest Hemingway’ın romanlarında anlattığı Afrika safarilerinin silahlı ve doğada konaklamalı olanlarını yapmak için servet değerinde paralar ödenmesi gerekirken, yaban hayatının her türlü öğesinin bulunduğu “organize safari turları”, yolu Afrika’ya düşen ve hassaten turizm için gidenlerin rahatlıkla katılabildikleri bir etkinlik. Türk Hava Yolları’nın Afrika’da birçok noktaya uçmaya başlamasıyla beraber Türkiye’nin güneyinde bir hafta yerine Afrika savanlarında bir hafta geçirmek mümkün.

Afrika siyasi haritası
(+)

Erişilebilir bir turizm ürünü olarak safari

Dünyanın birçok yerinden Afrika turları düzenleniyor. Yaban hayatının merkezde olduğu bu turları bulunduğunuz ülkeden alırsanız her zaman için daha fazla fiyat ödüyorsunuz. Turu düzenleyen acente, kendi işletme ve rehber masraflarına kârını koyuyor, sonra gidilecek ülkelerdeki bir acente ile işbirliği içinde turu organize ediyor. Çok para kazanan insanlar için ideali bu olsa da sınırlı bütçesi olan ve macera sevenlerin başka alternatifleri var.

Nasıl hazırlık yapmalı?

Gerçek maceracının yapması gereken tabii ki daha farklı. Geziyi çok önceden planlamakta fayda var. ‘Lonelyplanet’in rehber kitapları iyi bir fikir verebilir. Macerasever gezginlerin kütüphanelerinde bu rehber kitaplardan bulunması gerekir. İnternetin sunduğu imkânı da kullanarak yerel firmalarla direkt temasa geçmek ve en az üç tanesine hedef tarihleri vererek program önerisi ve fiyat istemek oldukça iyi bir yöntem. Gelen teklifler ortalama fiyatlar için fikir verebilir. Bunun üzerine her bir firma ile veya en uygun fiyatı verenle tekrar pazarlık edilebilir ve gerçek fiyat–hizmet seviyesine gelmek gerekir. Firma ile ilgili detaylı bir araştırma ve forumlarda yazılanları da okumak iyidir. Mümkünse o firmayla seyahat eden bir iki kişi ile de yazışmak ve bazı tüyolar almak ise çok daha iyi bir fikir.

Afrika
(+)

Yerel firmalar, uluslararası ulaşımın dışında havaalanından alıp havaalanından bırakacak şekilde programlar yapıyorlar. THY’nin yaygın bir şekilde Afrika’nın birçok noktasına uçmasıyla beraber aktarmasız uçak yolculuğu mümkün hale geldi. Aksi halde Avrupa’da veya Körfez ülkelerinde hem zaman hem de para kaybetmek gerekirdi.

Afrika, gelen her yabancıyı büyüleyecek kadar zengin bir doğal hayata sahip. Kenya ve Tanzanya’nın ulusal parkları kutsal kitaplarda anlatılan cennet tasvirlerine yeryüzünde en yakın mekânlar. Aslanların, fillerin, ceylanların, zebraların, çeşit çeşit kuşların, gergedanların, su aygırlarının ve maymunların bir günde ve tek bir parkta görülmesi mümkün.

Afrika
(+)

Safariler, üstü açılabilen jiplerle yapılıyor. Konaklama, otel veya çadır kampı şeklinde. Aynı yerde hem otel hem de çadır imkânının olduğu yerler var. Kamp süresince yerel şirket hizmetinize, aynı zamanda rehberlik görevi de gören şoför ve aşçı veriyor.

Yeryüzünün en büyük çukuru nerede?

Tanzanya’nın en meşhur ulusal parklarından olan Ngrongoru Krateri’nde ve Manyara Gölü yakınındaki ulusal parkta safari yaptım. Kilimanjaro’da beş günlük zorlu bir tırmanıştan sonra Aruşa’dan Rift Vadisi’ne üç saatlik bir yolculuktan sonra ulaşıp çadır kampına yerleştik. 5895 metrelik bir yükseklikten ve harcanan ciddi bir efordan sonra doğa hayatı cennet gibi geldi.

Sabah erkenden yola çıkıp Ngorongoru Krateri’ne ulaştık. Seyir yerine gelince devasa bir çukurla karşılaştık. Fay hatları kırılıp Kilimanjaro Dağı yükselirken, Ngorongoru Krateri ise çökmüş ve eni 17 km, boyu 21 km olan devasa bir krater oluşmuş. Yeryüzünün en büyük çukuru.

Kabile şefi
(+)

Kabile şefi de kapitalist olmuş

Onlarca jipin giriş yaptığı parka girmeden önce Masailer’in bir köyüne gittik. Tipik Afrika algısında yer alan ot örtülü kulübeler, göçebe yaşam ve renkli kıyafetlerin olduğu, en otantik görüntünün olduğu turistik bir yerdi. İçinde bulunulan an itibari ile büyülenmiş bir şekilde her detayı fotoğraflamaya çalışırken Afrika’ya gelmiş ilk insanın heyecanını duyuyorsunuz. Gerçi bir köşede ücreti hesaplayan ve deftere not eden kabilenin güçlü adamını görünce kuşkulandıysam da o anda rehberi dinlemeye, köyün içinde büyükbaş hayvan dışkısı ile sıvanmış kulübeleri ve ilginç danslar yapan Masai savaşçılarını çekmeye devam ettim. Kızım için çok renkli boncuktan yapılmış hediyeler aldım. İstanbul’da fotoğrafları gösterdiğim iletişimci bir büyüğüm aynı yere kendilerinin de gittiğini, aynı etkinliğe onların da katıldığını söyledi. Neyse ki biz çok daha az para vermiştik. Ama elemanlar da çok iyi rol yapıyorlar. Araba lastiğinden yapılmış sandaletler giyen, çiğ et yedikleri için çok güçlü dişlere sahip, binlerce sineğe rağmen hayatta kalan, aslanlardan korkmayan ama bufalodan tırsan bu insanlar hem fotoğraf çekilmeyi hem de para ödenmeyi hak ediyorlar.

Mansai savaşçıları
(+)

Masai savaşçılarına veya modernleşme öncesindeki son göçebelerin yerel ekonomisine katkıda bulunduktan sonra kraterin içine girmeye başladık. Etrafta zebra sürülerini, ceylanları,  filleri, bufaloları, gergedanları, hipopotamları görebileceğimizi rehber söyledi.

İzin verdim: Aslan ceylanı yiyebilir

Üstü açık cipte teleler takılmış makinelerle etraftaki herşeyi çekmeye çalışıyorduk. İnsanın, gördüklerine inanması güç bir yer. Etrafta gördüğümüz her şey adeta bir hayal dünyası gibi. Uzakta yatan iki aslan en az bir Hollywood yıldızı kadar ilgi çekiyor. Onlarca kamera aynı anda çekim yapıyor. Zebralar ve ceylan sürüleri, bufalolar ve antiloplar sıradan hayvanlar oluyordu. Onlarca kuş türü arasında, uçabilen en büyük kuş türü de günün sürprizi idi. Yedi tona yaklaşan filler etrafta dolaşıyor, 2-3 ton kadar ağırlık çekebilen hipopotamlar tatlı suyun içinde oynuyorlardı. Sadece zürafalar, o da yokuştan aşağı inmekte zorluk çektikleri için kratere inmiyorlarmış. Etrafta çok sayıda maymun ve yaban domuzu da dolaşıyor.

Afrika
(+)

İnsanın inanmakta zorlandığı bir besin zinciri vardı etrafta. Tüm otçullar ve onlardan beslenen etçiller. O kadar otçulun olduğu yerde, aslan, besin zincirinin en tepesinde yer alıyor. Safariden önce her belgesel izleyişte aslanın ceylanı indirdiği sahneyi büyük bir üzüntü ile izlerken safariden sonra ceylanın aslanın hakkı olduğuna kanaat getirdim.

Zürafa da çifte atar

Tüm gün etrafta jiple gezmeye “picnik drive” deniliyor. Öğlen bir yerde moda verilip günlük kumanya tüketiliyor ve sonra gezmeye devam ediliyor. Etrafı titreten bir buffalo sürüsünü yakından gördük. Yüzlerce hayvan aynı anda koşmaya başlayınca yer sallanıyormuş. Biz onları izlerken sakince ve merakla jiplere bakıyorlardı.

Kraterin ortasında, içinde flamingoların olduğu bir göl yer alıyor. Önde ceylanlar, antiloplar ve flamingoların olduğu enfes görüntü insanı kendisinden geçirecek kadar muhteşem.

Afrika
(+)

Safarinin ikinci gününde Manyara Gölü Ulusal Parkı’nda dolaştık. Bir gün öncesinden farklı olarak zürafaları yakından gördük. Zürafanın boyunu, yanındaki bir zebra ile beraber çekince çok daha iyi gördüm. Zürafalar da aslanların saldırısına uğruyorlar ama çifteleri sağlam olduğu için aslanların sürü ile saldırması gerekiyormuş.

Büyük göçü de görmeli

Ertesi sabah Aruşa’dan karayolu ile Kenya’ya geçerken, “film”lerde gördüğüm muhteşem yaban hayatını çok yakından görmüş olmanın verdiği heyecanla, büyülenmiştim. Bir sonraki aşamada, göç zamanı Masai Mara’da olmaya karar verdim. Her yıl Eylül ayında hayvanlar Tanzanya’daki Serengeti’den Kenya’daki Masai Mara’ya göç ediyor, yavruluyor ve Ekim’de geriye göç ediyorlar. Bu büyük göçü de görmek gerek.

Afrika, her zamanki gibi, gelenleri büyülemek için muhteşem bir doğa ve yaban hayatı ile Türkiye’den de misafirler bekliyor.

 

Mustafa Mente Afrika’dan bildirdi

Güncelleme Tarihi: 23 Temmuz 2010, 22:02
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20