banner17

İstanbul'un efsanesi olur mu?

Ferhat Aslan Hoca İstanbul efsanelerini konu edinen bir dizi konferansa başladı..

İstanbul'un efsanesi olur mu?

İstanbulEfsane deyince aklımıza ilk neler gelir?

Hadi itiraf edelim, sevsek de sevmesek de ilk olarak aklımıza gelenlerden biri  “Efsane geri döndü!” sloganıyla Fenerbahçe…

Sonra belki hatıra koridorlarımızda çalmaya başlayan  “Bir efsaneydi, efsaneydi / senle beraber olmak…” nakaratlı Hakan Peker şarkısı…

Sonra? Sonra madem aşktan dem vurduk, bazı aşk hikâyeleri gelir tabi hatıra.  Efsane aşklar, âşıklar… Leyla Mecnun efsaneleri…

Biraz daha rind-meşrepsek hadi, “Zahid bizi ta’n eyleme/ Hakk ismi okur dilimiz/ Sakın efsane söyleme/ Hazrete varır yolumuz”daki efsane kelimesi de kıta içinde altı fosforlu kalemle çizilmiş şekilde karşımıza çıkar.

Ferhat ArslanEfsaneleri ciddiye almak

Aslında içten içe  “Amaaaan, efsane söylüyor işte, boşver!” deyip geçtiğimiz şeyin, hali hazırda ciddi bir ilmi çalışma sahası olduğunu bilmez değilizdir. Fakat bunu nazar-ı dikkate almak çok defa aklımıza gelmeyebilir yahut ne usulle ciddiye alacağımızı bilemeyiz belki de.

İşte bize fırsat!

Efsane denen şey nedir, hakikatte ne menem bir şeydir? Yenir mi içilir mi, kültürümüzü yansıtır mı, ne derece yansıtır, ne cihetle yansıtır, külliyen boş laftan mı ibarettir, hakikatten pay taşır mı? Bu gibi çok soruya cevap bulabileceğimiz, cevapların da efsaneler anlatılarak, sıkıcı olmayan ve uygulamaya dayanan bir üslupla verileceği bir konferanslar dizisi başladı bu ayın 22’si itibariyle.

Tılsımlı Şehir İstanbul, Ferhat AslanEfsaneler fakülteye sığmayınca

Bilhassa İstanbul’un her taşını kaldırdığınızda bir efsane çıkıyor malum. Yrd. Doç. Dr. Ferhat Aslan hocamız da, doktora çalışmasına İstanbul efsanelerini tespit ve inceleme niyetiyle başlamış olduğu halde, sadece Ayasofya’ya ait efsaneler bir tez konusu oluşturunca, tezini Ayasofya’ya hasretmiş.

Ve bu yıl, efsanelerin İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi amfilerine sığmadığını fark ederek, “İstanbul Efsaneleri” adlı bir dizi konferans ile çalışmalarını paylaşmaya karar vermiş.

İstanbul efsaneleri

İşte bu dizi konferansların ilki 22 Ekim 2010 Cuma günü saat 18.00’da, Taksim Atatürk Kitaplığı’nda gerçekleşti.

Bu ilk toplantı ağırlıklı olarak, bir halk edebiyatı terimi olarak “efsane”nin ne demek olduğu, neleri ihtiva ettiği, nelerden beslendiği, hangi köklere dayandığı, niçin ortaya çıktığı, hangi ihtiyaçlara cevap verdiği sorularına yanıt aramaya ayrılmıştı.

Ferhat Aslan

Bunların ilkin, sıkıcı olmak ihtimaline karşın niçin ehemmiyetle anlatıldığını, Ferhat Aslan hocamız “Efsanelere hangi zemin üzerinden bakacağımızı bilmemiz önemli!” sözleriyle açıkladı. Zira konferansın başında da anlatılan, efsane ile ilgili tanımların çokluğu ve bunların azamisinin efsaneyi “bir yalan hikâyecik”  şeklinde tasvir ediyor oluşu, bu asgari zeminde birleşilmesini zaruri kılıyordu.

İstanbul'un 100 EfsanesiEfsane dinleyince ne olur ki sanki

Ara başlıktaki soru mühim… Zira çok fazla sorulmakta. Bu sebepten, cevabını Hoca'dan vermeyi tercih ediyorum: “İstanbul’un efsanelerinin gündeme getirilerek, oluşum sebepleri ve mesajlarıyla birlikte ele alınması; İstanbul’da yaşayanların içinde yaşadığı şehrin tarihî ve kültürel değerinin farkına varmasına, İstanbul’un ruhunu hissetmesine ve dolayısıyla İstanbulluluk bilincinin oluşmasına katkı sağlayacaktır. İstanbul efsaneleri, şehrin; tabiatından kuruluşuna, tılsımlarından semtlerine, tarihinden fethine,  mimarî eserlerinden meşhurlarına kadar pek çok unsuru toplumun bakış açısını yansıtacak şekilde ele alıp işler. Bu ele alış da efsane, içerisinde gizlediği mesajla da topluma yön verir.”

Sıradaki lütfen!

Konferans dizisinin ikincisi 5 Kasım 2010 Cuma günü saat 18.30’da yine Taksim Atatürk Kitaplığı’nda gerçekleşecek. Bu sefer konu “İstanbul’un Kuruluş Efsaneleri” olacak. Güzel İstanbul’un niçin imar edildiğini, niçin bir şehir, bir medine olarak insanlığa armağan edildiğini, efsanelerin gizli mesajlarından çıkarmaya, anlamaya çalışacağız. Bir başka gözle bakacağız İstanbulumuza, nasıl bir gözle bakılmış yüzyıllar boyu onu yakalamaya çalışacağız…

İş bu sebepten, azıcık efsane dinleyelim derim ben… Bakalım neler söyleyecekler bize.

 

 

Ayşe Leyla Uysal, “Zahid, efsane söylesek de ta’n eyleme bizi…” dedi

Güncelleme Tarihi: 31 Ekim 2010, 11:00
YORUM EKLE
YORUMLAR
küçükağa
küçükağa - 8 yıl Önce

bu hoca olduğu iddia edilen kişi 2008 yılında bu efsaneleri benimde içinde olduğum 120 kişilik sınıfa ödev olarak vermişti. Ödevi yaptık dersi geçtik sonra bir üst sınıfa geçince bir de ne görelim: bölüm katının koridorunda bulunan kitap tanıtım panosunun başında bu zaatın mezkur kitabı var. Hayret.

us
us - 8 yıl Önce

öğrencilerine tırım tırım istanbul ansiklopedisi taratırsa efsaneler dile gelir tabii.. öğrenci kardeşlerimin çektiği sıkıntıyı biraz anlamak için bakınız: 11'e 10 kala filmi

Seyfullah
Seyfullah - 8 yıl Önce

Alandaki öncü kitaplardan biri Stefanos Yerasimos "Konstantiniye ve Ayasofya Efsaneleri" adlı kitabıdır.
http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=40424

banner8

banner19

banner20