İstanbul'a bir de Rusların gözüyle bakın

İstanbul, alelade bir şehir ya da büyük imparatorluklara başkentlik eden bir siyaset merkezi değil. Rusların Gözüyle İstanbul adlı çalışmayla Emine İnanır, bizlere Rus edebiyat tarihinde İstanbul imgesinin izdüşümünü gösteriyor. Muaz Ergü, İstanbul’a uzaklardan baktı.

İstanbul'a bir de Rusların gözüyle bakın

 

Tarih boyunca büyük imparatorlukların, devletlerin, dinlerin, şahların, padişahların rüyalarını süsleyen bir inci tanesidir İstanbul. İstanbul’u ele geçirmek, orada hükümran olmak her zaman var olan bir ideal. Bu büyülü, etkileyici şehir, yalnızca devlet adamlarının ve askerlerin ele geçirmek için yanıp tutuştuğu bir yer değil. Şairleri, gezginleri kısacası edebiyat adamlarını da derinden etkileyer ve kendine hayran bıraktı her daim. Uğruna nice nesirler, şiirler yazılmış; şarkılar söylenmiş, ağıtlar yakılmış… Arzımızın büyük şairleri en etkileyici, vurucu mısralarını İstanbul’a adamış. Koskoca seyyahlar sokaklarında, tenhalarında yitip gitmiş İstanbul’un…

Seyyahların İstanbul’u

Rusların Gözüyle İstanbul adlı çalışmayla Emine İnanır, bizlere Rus edebiyat tarihinde İstanbul imgesinin izdüşümünü gösteriyor. Emine İnanır bir akademisyen. Rus edebiyatı alanında önemli çalışmaları var. İnanır’ın da altını çizdiği gibi İstanbul, Rus edebiyatı ve anlatı kültüründe her daim güncelliğini, canlılığını koruyor. İstanbul, alelade bir şehir ya da büyük imparatorluklara başkentlik eden bir siyaset merkezi değil. Bunların daha üstünde, daha üstte yer alan, kültürlerin birbirine geçtiği, yaşamları birbirine bağlayan aynı zamanda birbirinden ayıran, geleneklerin ve otantizmin vazgeçilmez mekânı olan ve her zaman yaşayan, diri olan bir yer.

Emine İnanır, Rusların Gözüyle İstanbul kitabında, Rusların İstanbul’a bakışını seyyahların seyahatname örneklerinden hareketle irdeliyor. Rus düşünürlerin, seyyahların, elçilerin, yazarların, Rus hacıların İstanbul’a seyahatleri ve gördüklerini aktarmalarıyla oluşan bir birikim var karşımızda. Yazar, İstanbul’la ilgili Rus kaynaklarını incelerken İstanbul imgesine ilk defa, Rusların en eski yazılı kaynaklarından olan Geçmiş Yılların Öyküsü adlı vakayinamede rastlandığını belirtiyor. İstanbul’a, Çargrad, Çarların Kenti denirmiş. İncelenen yıllıklarda, el yazmalarında, seyahatnamelerde aynı zamanda İstanbul’un değişen tarihini de görebiliyoruz.

Konstantinopolis’ten, İstanbul’a giden yol

Hristiyan Konstantinopolis, Müslüman İstanbul… Evet, Hristiyanların merkezi konumundaki şehrin, yine Hristiyanlar tarafından (Haçlı Seferleri) yağmalanması, İstanbul’un Türkler tarafından fethi, seyahatname ve el yazmalarında rastlanan olaylardan. On dört bölümden oluşan kitapta Slavların geçmişine ilişkin kısa bir değerlendirme, ilk Rus kaynaklarında İstanbul’a yapılan atıflar ve çeşitli yüzyıllarda yazılan seyahatnamelerden alınan İstanbul izlenimleri var. Ayrıca kitabın son bölümünde Rusların ünlü şairi Puşkin’in, Türkiye ve İstanbul’la ilgili düşüncelerine yer veriliyor.

Kitabın dikkat çeken bölümlerinden biri de, Nestor İskender’in, İstanbul’un 1453 Yılında Türkler Tarafından Fethinin Öyküsü ismini taşıyor. Burada İstanbul’un Türkler tarafından fethi, tarihle efsanelerin birbirine karıştığı, bütünleştiği bir dille anlatılır. Yazar, Nestor İskender’in bu yazısını çevirmiş ve kitaba koymuş. İstanbul’dan yedi tepeli olarak bahsediliyor. Şehrin kuruluş efsanesinde kartal ve yılan imgeleri var. Yukarıda söylediğimiz gibi, bu metin destansı bir yöne sahip. Kuru bir tarihi metin değil.

Emine İnanır’ın incelediği seyahatnameler, ilk dönemlerde İstanbul’da yalnızca Hıristiyanlığa ilişkin mabetleri ve kutsal yerleri anlatırken, 15. yüzyıldan itibaren bu seyahatnamelerde, Müslüman Doğu olarak adlandırılan, Osmanlı topraklarındaki kültür ve medeniyeti tanıma girişimlerine rastlanır. İstanbul’a ziyaretler genelde Kudüs’e hacı olmaya giderken yapıldığından ve dinsel amaçlara matuf olduğundan, başka şeyler çok fazla göz önünde bulundurulmazmış. Aynı zamanda ötekine karşı önyargı dolayısıyla da, kültürel içiçelik gerçekleşmemiş. İstanbul’a yapılan seyahatler zamanla bu önyargıları ortadan kaldırmış. Daha sonraları Rusya’nın bir siyasi güç olarak ortaya çıkması ise, söz konusu dengeleri değiştirmiş ve yeniden biçimlendirmişti.

Rusların Gözüyle İstanbul kitabı, çok derinlemesine olmasa da, Rusların ilk yazılı metinlerindeki İstanbul imgesi hakkında bize malumat veriyor, literatürü hatırlatıyor. Bu konu üzerinde çalışmak isteyenlere rehberlik ediyor. Okuyup, haberdar olmak gerekir...

 

Muaz Ergü yazdı

Güncelleme Tarihi: 07 Kasım 2013, 14:42
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13