banner17

İnsan İETT otobüsünü neden sever?

İstanbul'un belediye otobüsleri niçin sevilir? Çünkü başka hiçbir toplu ulaşım aracının girmediği, varmadığı mahallelere gitmeye ve oradan kalkmaya devam ediyor bu uzun araçlar.

İnsan İETT otobüsünü neden sever?

 

Çoğu büyük şehrin belediye otobüsleri vardır. Ben başka şehrin bu otobüslerini bilmem ama İstanbul’unkilerini bilirim. Hem de yaklaşık 30 yıldır. Ömrümün tanıklarından biridir onlar. Onların binlercesinde hikayelerim vardır. 1980’lerin sonunda başlıyor benim belediye otobüsü maceram.

Biletli günler...

İETTEsenler’de oturuyorduk o zamanlar. Çamlıca’da bir Kur’an Kursu’na başlamıştım ilkokul bittikten sonra. Haftada bir veya on beş günde bir, cuma akşamları Çamlıca’dan belediye otobüsüne biner, biletimi otobüsün o özel bölmesine atar (akbil, elektronik bilet uygulaması nice yıldan sonra gelecekti ) ve genelde ayakta yolculuk yapardım. O zamanlar da Boğaz köprüsünün trafiği insanı çok yorardı. Gıdım gıdım ilerlerdi araçlar. Topkapı’dan bir otobüse daha biner ve evime uzun bir süreden sonra ancak ulaşabilirdim.

Kışın üşürdük belediye otobüslerinde

Sonra pazar akşamları yeniden yatılı kaldığım yurda geri dönüş. Yıllarca sürdü evle yurt arasında bu yolculuklar. Özellikle bazı çetin kış günlerinde, akşamlarında yollarda çok üşüdüğümü hatırlıyorum. Her ne kadar otobüslerin kaloriferleri yanıyorduysa da elbette bu günkü kadar konforlu değillerdi. Kapı aralarından, altlardan soğuk ve toz, otobüsteki yolcuların nefeslerine karışırdı. O zorlu ve uzun yolculuklarda bir yer bulup oturabilmişsem açıp cevşen okurdum bazen. Bir de küçük risaleler olurdu elbise çantamın içinde. Alıp okurdum uhuvveti, gençliği, küçük sözleri… Bir süre sonra uyuyakalırdım. (Yaşım ilerledikçe şiirler, romanlar, öyküler, üniversite ders notları, felsefe tarihleri ve daha bir sürü kitabı bu otobüslerde okudum.) Uyandığımda ineceğim durağa yaklaşmış olurdum. O ilk gençlik günlerimin kronik yorgunluğuyla, bezginliğiyle inmem gereken durağı kaçırdığım da olurdu. Çünkü uykuda değilsem bile düşlerin, hayallerin puslu havasından uyanmak mümkün olmuyordu.

İETTBir yanda deniz, bir yanda erguvanlar

Sonra Üsküdar İmam-Hatip’te lise yılları… İstanbul’da gezmek, dolaşmak cesaretine ve imkanına kavuştuğum günler başlamıştı artık. Beykoz’daki, Alemdağ’daki, Çengelköy’deki arkadaşlara ziyaretler. Oralarda konuk olmalar. Üsküdar- Beykoz hattındaki belediye otobüsüne binmek, denizi, boğazı seyrede seyrede menzile ulaşmak için yapılan yolculuk ne büyük bir zevkti. Hala da öyledir. Hele bir de mevsimlerden baharsa ve çıldırtan güzelliğiyle erguvanlar açmışsa…

Otobüste İsmet Özel'le karşılaşmak mümkün mü?

Tabi belediye otobüsleriyle yapılan bütün yolculuklar böyle değildi. Şimdi de öyle değil çoğu. Ama ısrarla bu vasıtalara binmeye devam ediyorum. Niye? Diğer araçlardan daha ucuz olmaları bir etkense de tek etken bu değil. Bir kere İsmet Özel hala belediye otobüsleriyle iniyor Rasathane’den Üsküdar’a. Bu bile O’nu sevmemiz için çok önemli bir sebep. Sonra orda başka yerde göremeyeceğim benim ve benzerlerimin hikayeleri yaşamaya devam ediyor. Bir samimiyet, bir dayanışma, bir yardımlaşma havası solunuyor ve yaşanıyor hala oralarda.

24262

Mahallenin içine giden tek araç!

Başka hiçbir toplu ulaşım aracının girmediği, varmadığı mahallelere gitmeye ve oradan kalkmaya devam ediyor bu uzun araçlar. Sabah birbirlerini tanıyan mahalleli esnaf, öğrenci, memur beraber aynı otobüse biniyor. Merhabalaşıyorlar, selamlaşıyorlar, bir kaç kelam ediyorlar. Birbirlerine yer veriyorlar. Bazıları diğerlerine yan gözle bakıyor. Bazıları her gün aynı yüzleri görmekten sıkılıyor ve gözlerini kapatıp uyumaya çalışıyor. Akşam iş çıkışı yorgun argın bir halde eve dönmek için aynı otobüsün durağında başlayan muhabbet, otobüste daha da koyulaşarak ve sesler yükseltilerek sürer. Sabahki kadar dinç değillerdir ama sevinçlidirler. Çünkü eve, çocuklarına geri dönmektedirler.

İETTBesmele ve duayla güne başlayan sıkı insanlar!

Belediye otobüsleri benim ilkgençlik dönemlerimdeki gibi hikayeleri, kırıklıkları, umutları, aşkları, sevinçleri, uykusuzluklukları, yorgunlukları, acemilikleri, mütevekkilleri, memnuniyetsizleri, güzellikleri ve daha bir sürü halleri, kişileri taşımaktan şikayetçi değil. Belki besmele çeken şoförler, yolcular, teyzeler, amcalar azaldı ama onlar hala halkın nabzının yakalanacağı önemli mevkiler. Kente teslim olmayan, duaya, salavatlara dirençle ve gülümserlikle yapışan sıkı insanlar taşınıyor o otobüslerde.

İftara yetiştiren vefakar binek!

Oruç tutanların çokluğunu orada görürsünüz en çok. Ramazan sabahlarında uykusu yarım kalmış yüzler vardır. Akşamları, iftara eve kavuşmanın heyecan ve telaşını da en çok o kalabalık otobüslerde görürsünüz. Bu yüzden belediye otobüslerine hiç binmemiş kişilerde bir şeylerin eksik olduğunu düşünürüm. Her ne kadar kent, çoğumuzdan bir şeyleri çaktırmadan alıp götürüyorsa da o araçlarda tefekkür etmeye, düş kurmaya, dua etmeye, günün muhasebesini yapmaya devam eden birilerinin varlığını hissetmem, görmem beni karamsarlıktan berî tutuyor. Bu yüzden hala o vefakar otobüsleri sevmeye ve onlara binip yolculuk etmeye devam ediyorum.

 

Mustafa Nezihi İstanbul'un otobüslerindeki yaşamı anlattı

Güncelleme Tarihi: 21 Eylül 2013, 11:43
YORUM EKLE
YORUMLAR
tuğba
tuğba - 8 yıl Önce

bazen o kdar kalabalık oluyor ki insanlar için uygun olduğunu söyleyemeyeceğim=)

Gültekin Öztürk
Gültekin Öztürk - 8 yıl Önce

ben İETT otobüslerinde harika kitap okuyorum. geçen yıl tamamı otobüste 17 kitap okudum. bu yıl elimde 7. kitap. sabah ve akşam Eminönü Başak şehir arasnda yaklaşık 1,5 saat sabah ve akşam. günde 3 saat kitap okuyabiliyorum. Dezavntaşı avantaja çeviriyorm bu şekilde. tvsiye ederim

abdullah kibritçi
abdullah kibritçi - 8 yıl Önce

asım abi izin verirse, ben de, neden iett otobüslerini yakmalıyız, neden 89c'yi havaya uçurmalıyız, atmış kişilik arabaya gece seferlerinde neden üç yüz kişi biniyoruz, iett nerelere gidiyormuş gibi yapıp da gitmiyor, 23 dakikalık yolu 46 yılda neden tamamlıyor, neden yeni arabalar beşiktaşa veriliyor da çaktımın külüstürleri esenlere veriliyor... bunları yazmak isterim yani. yazmazsam yakacam çünkü.

gülbahar aytekin
gülbahar aytekin - 8 yıl Önce

Ankara'da otobüste İsmet Özel'le karşılaşma, cam kenarından mavi suları seyretme ihtimali de olmadığına göre, neyleyim ben belediye otobüsünü ...

banner8

banner19

banner20