banner17

Gurbette cuma başkadır!

Geçtiğimiz Cumalardan birinde Roterdam Mevlana Camii'ne, Cuma namazına koştuğum vakit, bir ben değilmişim bu hislerle dolu camiye koşan.

Gurbette cuma başkadır!

Diyar-ı gurbette ezan, insanın kulağına cemre gibi düşer, tüm duyguları coşar. Ezanın her kelimesi tüm hücrelerini kaynatır. Her tınıyı duymak ister insan, ki her tınıyla yeni baştan yaratılır. Sanki sıla özlemi ezanla beraber diner, yaraları sarılır , hele günlerden de bayramsa.. Cemreler bin olur, yüz bin olur, milyon olur, milyar olur... İnsanın ta ciğerlerinin dibine kadar çektiği nefes gibi, yüreğinin her zerresi şükür çeker Rabb’ine.  

Roterdam Mevlana CamiiHazımsızlar, ezandan rahatsız olur

Hollanda, Roterdam’da her Cuma önce sala verilir, vakit girdiğinde de öğle ezanı semaları çınlatır. İlk evvela Marokanların (Fas) Mescidi-n Nasr’ında başlar ezan, sonra Ayasofya Camii katılır uzak ve derinden, en son çifte minareli ve yeşil kubbeli Mevlana Camii. Ezani dinlerken, kulaklarınızı dört açar gözünüzü ayıramazsınız camiden. Ancak ne yazık ki etraftan bazı kimselerin şikayeti üzerine ara ara ezanın sesi kısılır, her cuma öyle rahat dinleyemezsiniz, hele rüzgarlı bir ülke olan Hollanda’da, rüzgar şiddetli esip, sesleri dağıtıyorsa...

Camide dört genç

İsviçre yasakladığı minarelerle gündemi işgal etse de, tüm Avrupa’nın böyle olmadığı bilinen bir gerçek. Ama buralarda yaşayan bizlere hakkımızı koruma, dinimizi yaşama adına çok işler düştüğü de aşikar. Talep etmesini bilmedikten sonra kimse bu haklarımızı altın tepside sunmayacaktır bize.

Bir an önce o Cuma kalabalığına katılıp cemaatle bir olmak arzusuyla, geçtiğimiz cumalardan birinde Roterdam Mevlana Camii’ne, Cuma namazına koştuğum vakit, bir ben değilmişim bu hislerle dolu camiye koşan. Cami görevlilerinin uyarmasıyla, homurdanıp, mızmızlanarak da olsa erkek taifesi mahfilden, kendilerine ayrılan alt kata inmişlerdi ve ben henüz mahfildeki yerimi almıştım ki, 4 genç kız koşa koşa yanımdan geçtiler: aceleyle, abdest aldılar. Müezzin iç ezana başladığında namaza ancak yetişebildiler. Biz kadın taifesinden 5 kişi olarak cemaate katıldık ve Cuma namazını eda ettik. Sonrasında başladık sohbete, okullarında öğle tatili olunca dışarı çıkan kızlar ezan sesini duymuşlar ve dayanamayıp camiye koşmuşlar. Feyza, Hatice, Şura ve Ayşe, hepsi Mavo (lise) 2.sınıf talebesi. 

Roterdam Mevlana CamiiTürkiye’de olsalar?

Bu çocukları burada görmek Urfa'yı, Gaziantep’i, Rize’yi, Çanakkale’yi, Mardin’i, Edirne’yi, Konya’yı, en çok da İstanbul’u ve oradaki çocukları anımsatıyor. Oralarda da rastlamıştım böyle çocuklara. Nerde olduklarından, nasıl oldukları daha önemliymiş demek. Diğer arkadaşları gibi okullarının öğle tatillerinde boş boş gezebilirler, diğer arkadaşlarıyla laflayabilirler, ne bileyim yapabilecekleri o kadar çok şey varken, Türkiye’de olduğu gibi burada çocukların formaları yok, kimse de onlara dönüp ”hop napıyorsunuz?” demezken, onlar camideydi işte. Hepsi çocukluk ve gençliklerinin kıpır kıpır cevvaliyeti içindeydi. Ellerini duaya kaldırırken ise suya gölgesi düşmüş bir söğüt dalı gibiydiler. Bu, camiye  ilk gelişleri değildi elbette. Hafta sonları Kuràn- ı Kerim öğrenmeye ve okumaya geliyorlarmış, kimi Mevlana, kimi Ayasofya, kimi de Merkez Camii’ne.

Roterdam Mevlana CamiiPeygamberimiz deyince aklınıza ilk ne gelir diye sorunca, önce Hatice aldı sözü:

- Örnek aldığımız en büyük insan.

Ayşe 

- En sevdiğimiz insan.

Feyza ve Şura

- Rasulumuz (sav) dediler heyecanla.

Hepsi önce okullarını  bitirmek istiyordu ve idealleri vardı. “ibadetlerimizi de ihmal etmeden ama” diye eklemeyi de unutmadan.

Hatice, polis olmak istemiş  ama okuldaki not ortalaması tutmadığından olamıyormuş. Şura ile beraber psikolog olmayı istiyorlar şimdi. Ayşe, “Allah izin verirse” diyor ”kadın doğum (Jinokolog) doktoru olmak istiyorum” diyor. Feyza ise cerrah ... Hepsi doğdukları, bütün arkadaşlarının, tanıdıklarının olduğu yerde; Hollanda da yapmak istiyorlardı mesleklerini. Olur da Türkiye’ ye gidersek orda da yeni bir yaşam kurabiliriz diyorlar ve kısmet, diye de ekliyorlar.

Bayram geçti sırada Mevlit Kandili var, deyince de ‘En önemli günlerden biri Peygamberimizin (sav) doğum günü’ diyorlar. 

Hatice ekliyor ’Benim için en önemli günlerden biri, ne kadar dua edersek ibadet edersek o kadar güzel.’

Roterdam WestBir gün peygamber (sav) çıkıp yanınıza odanıza kadar gelse diyorum, hepsi heyecanlanıyorlar, söyleyecek sözleri çok ama birden sessizlik oluyor ve  ilk olarak Ayşe bozuyor bunu:

- Öyle bir şey olsa ağlarım sevincimden…

Hatice:

- Ben kalpten giderim herhalde

Şura:

- Düşünemiyorum ki, düşüp bayılırım herhalde, diyor heyecandan kocaman olmuş gözleriyle..

Feyza (en utangaçları, başını önüne eğiyor):

- Şaşırırım, ama en güzel şekilde de ağırlamaya çalışırım, diyor.

Hepsi, ’O’nun güzeliği karşısında napılır ki?’ derken, Ona (sav) dair söylenecek sözlerin tükenmeyeceğini, önce salavatlar getirip, sonra suskun ve şaşkın anlatıyorlardı aslında...

Fotoğraf Galerisi için: http://www.dunyabizim.com/gallery.php?id=134 

 

H. Seher Çevik Hollanda’dan bildirdi.

Güncelleme Tarihi: 21 Aralık 2009, 09:23
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
m.uslu
m.uslu - 9 yıl Önce

oralarda cuma kılmışsınız, allah kabul eder inşallah... biz burda kılamıyoruz, devletimiz biraz "tağut" da...

feylesof
feylesof - 9 yıl Önce

Yorumlarımın neden yayınlanmadığına çok teaccüp ediyorum...

banner8

banner19

banner20