Gönül Kâbe'sini tavaf etmedinse

Hacca niyetli olanlar, haccla yaşamak isteyenler için Mustafa Kara Hocanın risalesi güzel bir kapı aralıyor insana.

Gönül Kâbe'sini tavaf etmedinse

Malum, aylardan Muharrem. Her yerde bir aşura ikramı ki lezzet üstüne lezzet. Geçen günlerden birinde biz de böyle bir ikrama tesadüf ettik. Aşura ikramından sonra başka bir ikram daha bizleri buldu. Mustafa Kara Hocanın Gönül Kâbesini Tavaf Etmek adlı küçük risalesi.

Numaniye Dergahı aşurasıyla ikramlardan biri oldu mezkur risale. Aşurayı yemek bizim nasibimizde olmadığından sahibini erdirdik. Nasibimiz yine kitaptan açılmış bizim. Mustafa Kara Hoca bu sene hac farizasını ifa etmek için Mekke ve Medine’yi ziyarete gitmişti. Hoca gitmeden Müslümanların hac farizasını hakkıyla yerine getirebilmeleri için bir de risale hazırlamış.

Ebatı itibariyle küçük, manası itibariyle yoğun ve zengin bir değer taşıyor risale. Bir anlamda Kara Hocanın hac öncesi, kendisiyle, toplumuyla, zamanıyla yüzleşmesi. 54 sayfalık risaleyi 5 bölüme ayırmış hoca. Hadi gelin biz de bu bölümleri ziyaret edelim.

Bir mübarek sefer olsa da gitsem

Müslümanların gönül dertlerinden biridir mübarek bir sefer ile Hakk’a ve Resule vuslat yolunda sefer eylemek. Hangi gönül istemez ki? Gidebilenler Hu ile uğurlanır, bekleyenler ise gidebilmenin hasretiyle Hu’da dem alır. Gidenler için seferin mübarekliği için duada bulunulur. Gitmek nasip olur da, kabul olunmuşluk Müslüman’ı düşündürür.

Bu noktada, hac seferinin mübarek olması için Kara Hocanın tavsiyeleri var: Müslümanlar hazırlık psikolojisi ile donanmalıdır. Hac Müslümanın farklı bir okuma, düşünme ve dinlenme dönemidir. Gurbet psikolojisi içinde olmalıdır Müslüman. İsrafa batmış beş yıldızlı otellerde, yakın akraba ile, iş çevresiyle, eski tanıdıklarla çıkılan bir hac seyahatinin Mustafa Kara’ya göre insana zenginlik sunması imkânsızdır.

Mübarek bir seferin diğer bir aşaması da tefekkür psikolojisine bürünmek. Tefekkür etmek, yaklaşık bir aylığına dünyadan uzaklaşmak, hastalığımızı tedavi etmek ve kaba-saba taraflarımızı eritmektir. Bu üç aşamayı yaşayanları Kara Hoca vecd psikolojisinin beklediğini söyler. Vecd, huzur denizindeki incilere uzanmaktır. Az gülenler ve çok ağlayanlar bu psikolojiye bürünür.

Yörük değirmenler gibi dönerler

Hac insana hayat için bir şifre verir. Sevgililer mahşerinde ne yapılması gerektiğinin provasıdır. Hayatı hac olanlar daima Hakk’ın arzında, sürekli Hak’ta Hay olurlar.

Resulullahı görmek demek, hac ibadetini Çin pazarlarında değil; gönül pazarlarında cevelan etmektir.

Allah’ın elçisini sevmek sıradan bir iş değildir. Bu bir aşk eğitimdir. Muhabbetli merkezli bir dünya kurmaktır. Mustafa Kara Hocaya göre bu eğitimi almak için “maddiyat  ve menfaat sınıflarına takılmamak”, “şehvet ve şöhretle tanışmamak” gerekir.

Hac’ta bereketlenmek için Allah ve Resulu dışında bütün sevdaların terk edilmesi gerekir. Mustafa Kara Hoca, kendini bilmeden yapılan seyahatlerin turizm dünyasına katkıda bulunmaktan başka bir anlama gelmeyeceğini söyler.

Sakın terk-i edepten

Mustafa Kara burada bir soru soruyor: Hacca gidip gelen herkesin mutlaka menkıbesiyle duyduğu şiir hangisidir ve şairi kimdir? Hemen cevabı vermiyor ve hikâyeyi anlatıyor. Urfalı olan şairimiz hacca gidiyor. Uzun bir yolculuktan sonra tam Mekke’ye vasıl olacakken devlet ricalinde birinin uyukladığını görüyor. Ve şöyle der şair: “Sakın terk-i edepten kuy-ı mahbub-ı Hüdadır bu/ Nazargah-ı ilahidir makam-ı Mustafadır bu

Hacca niyetli olanlar, haccla yaşamak isteyenler için Mustafa Kara Hocanın risalesi güzel bir kapı aralıyor insana.

Zeki Dursun, sakınmak için yazdı

Güncelleme Tarihi: 11 Temmuz 2020, 23:43
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26