banner17

Fotoğrafını çekmemize izin vermedi ama...

Cevat Akkanat, İzmir’in nadir bir güzelliğinden haberdar ediyor: Hisarönü Sahhafiye..

Fotoğrafını çekmemize izin vermedi ama...

 

Kitap hastalarının mühim eylemleri arasındadır: O karasevdalılar yeni bir şehre adım atar atmaz, o şehrin kitapçılarına koşmak derdine duçar olurlar. Kendi şehirlerinde ulaşamadıkları kitapları görmek, o vakte kadar temin edemedikleri kitapları –bir ihtimal- alıp koklamak isterler.

Peki, İzmir’e yolu düşen bir kitap sevdalısı ne yapar? Cevabı gayet basit: Bizim yaptığımızı…

İzmir’in sahafları…

“İzmir’in sahafları” demişliğimize bakmayın, dilimizin sürçmesindendir. “İzmir’in kavakları” çağrışım yaptı her nedense… Üstelik İzmir’de artık kavak namına bir şey de kalmamışken…İzmir - Hisarönü Sahhafiye

Tabii ya, “İzmir’de sahaf da kalmadı” dememi bekliyor olabilirsiniz. Değil efendim, İzmir’de hâlâ sahaf var. Aradım, taradım. Çeşitli sorgu ve sualden sonra bir liste çıkardım. Hadi günümüz sosyologlarına bir katkım olsun, sayıvereyim; İzmir’de 2012 yılı Temmuz ayı itibariyle aktif olan sahafların adları şöyledir: Anka, Ege, Saray, Bornova, Kitder, Ex Libris, Mavili, Fersuden, Fosil, Bilim, Pegasus, Oğul, Parşömen, Kitap Sevgisi, Karma, Kordelya, Samart, Ece ve Hisarönü Sahhafiye

Hisar Camii'nde şöyle derin bir nefes almalısınız önce

İzmir’in sahafları arasında adında “sahaf” ibaresi bulunan nadir dükkândır. Bakın şu şanlı isme: Hisarönü Sahhafiye

Hisarönü Sahhafiye’nin yerini öğrenmeye sabırsızlananlar için biz de acele edelim, işte yol tarifi: Kemeraltı’nı gezmeniz lazım önce. Fark etmez, Konak tarafından da girseniz, İkiçeşmelik’ten de inseniz, Çankaya’dan düzayak da gelseniz, Hisar Camii’nde şöyle derin bir nefes almalısınız önce. Hisar Camii’nde nefes almak, serinlemek manasına geliyor elbet. Bir abdest, vakte mahsus seferî bir salat ömrü bereketlendirir. Bu işlemler salimen tamamlandıktan sonra, caminin batı yönündeki Kızlarağası Hanı’nın dehlizlerine girebilirsiniz. Hanın orta sahnında çay kahve molası vermek isteyenlere sözüm yok, fakat önceliği buna vermeleri halinde kitapla olan muaşakalarından endişe ederim. Öyleyse şunu tavsiye ederim:

Kızlarağası Hanı’nın kuzey kısmında yer alan Çuha Bedesteni’ni boydan boya geçsinler. Çıkışta, karşılarına gelen sokak numarası şöyledir: 861. Yazıyla: Sekiz yüz altmış bir. Sokağın içine girerken gözleri sağda olsun. Onuncu adıma geldiklerinde görecekleri dükkân işte aradıkları o sarraftır, hay Allah, sahaf. Sakın ola ki “Hisarönü Sahhafiye” diye bir tabela aramasınlar, yoktur. İçeri girdiklerinde sebebini sorup öğrenebilirler, tabela lüzumsuz görülmüştür. Sokağın 16 numaralı dükkanıdır burası ama, bu rakamı da göremez arayan. Demek ki geriye tek kılavuz kalıyor; bir dehlize girişi andıran kapıdan kitap kokusu geliyor. Bu kokuyu hissetmeyenin kitap sevdasından şüphe ederiz zira; o geçip gidecektir Konak taraflarına…

İzmir - Hisarönü SahhafiyeAli Haydar Toprak reklamı, tanıtımı sevmiyor

Hisarönü Sahhafiye’nin emanetçisi Ali Haydar Toprak’tır. Hoşsohbet birisidir Ali Haydar Toprak. İkramı mükemmeldir. İkram her anlamda geçerli; hem nefsi köreltecek yiyecek içecek ikramı, hem de alışverişteki ikram…

Ali Haydar Toprak, işbu Hisarönü Sahhafiyesi’ni beklemenin dışında Osmanlı Türkçesi konusunda yetkin. Özellikle Osmanlı Türkçesi meraklısı gençlere yardım etmekten hoşlanıyor. Biz oradayken bunun şahidi olduk; üç beş dakikalığına da olsa, Osmanlı Türkçesi kitap satın almaya gelen iki gencin elinden tutmuş, keyifle bir şeyler anlatmıştı. Osmanlı Türkçesine olan muhabbetinin yanı sıra, kaligrafi yapıyor, hat yazıyor.

Kendi ifadesiyle, reklamı, tanıtımı sevmiyor. Özellikle kendisiyle ilgili olarak, bir kaydın bulunmasına karşı. Fotoğrafının çekilmesine müsaade etmiyor: “Şöhret afettir” cümlesinin sıkı bir takipçisi. Dükkânın tabelasız oluşunu bununla izah ediyor.

Dükkânı gezelim

Kendi fotoğrafına izin vermiyor ya, dükkânı soruyoruz Ali Haydar Toprak’a. Bu konuda bir sıkıntı yok. Üç katlı dükkânın istediğimiz katını, istediğimiz rafını, hatta raflardaki istediğimiz kitabı fotoğraflayabileceğimize izin çıkıyor. Buna binaen, işe koyuluyoruz:İzmir - Hisarönü Sahhafiye

Zemin katın tavanında asılı olan ve üzerinde “Hisarönü Sahhafiye” yazılı olan saati fotoğraflıyoruz önce. Ardından yine aynı şekilde tavana tutuşturulmuş ve üzerinde “Kabak suyu” yazılı su kabağını…  İkisini bir kez de aynı kareye yerleştiriyoruz. Sonra, başta Osmanlı Türkçesiyle olmak üzere çeşitli dillerde kaleme alınmış sahaflık kitapları misafir eden raflara ve aynı şekilde hatları, ebruları, fotoğrafları, kartpostalları, davetiyeleri, posterleri, film afişlerini, dergileri, vb. sırtlamış olan sehpalara yöneliyoruz. Zemin kat, birinci kat ve son kat bu şekilde tek tek elimizden geçiyor.

Çıkarken…

Ali Haydar Toprak’la ve Hisarönü Sahhafiyesi’yle vedalaşmanın zamanı geldi. Aldığımız birkaç sahaflık kitap, yaptığımız güzel bir sohbet ve çektiğimiz onlarca kare fotoğraftan sonra, seneye Temmuz ayında tekrar uğramak dileğiyle ayrılıyoruz. Fakat son bir kare daha fotoğraf almalıyız. Hisarönü Sahhafiyesi’ni bir de dışardan fotoğraflamakta fayda buluyoruz. İşte oldu. Şimdi, tavsiyemiz üzere Kızlarağası Hanı’nın orta mahalline geçebilir, çay kahve içip satın aldığınız sahaflıkların sayfaları arasında seyahate çıkabilirsiniz.

 

Cevat Akkanat İzmir’den yazdı

İzmir - Hisarönü Sahhafiye
İzmir - Hisarönü Sahhafiye
İzmir - Hisarönü Sahhafiye
İzmir - Hisarönü Sahhafiye
Güncelleme Tarihi: 19 Temmuz 2012, 02:44
YORUM EKLE
YORUMLAR
hatice tüfekci
hatice tüfekci - 6 yıl Önce

burayı hatırlıyorum. burası sahibinin tatlı dili güler yüzü ile bütünleşen bir mekan. fotoğrafladığınz iyi olmuş. mutlaka beni ziyaret et, istifade et denecek kadar çekici. Sahhafiye :)

banner8

banner20