Eyüp hamamına giren şifa bulurmuş

Önümüzdeki günlerde tarihi Eyüp Hamamı'nın restorasyonu tamamlanıp yeniden faaliyete geçirilmesi planlanıyor. Fakat hamam olarak değil, 'Su Medeniyeti Müzesi' olarak... Nidayi Sevim yazdı..

Eyüp hamamına giren şifa bulurmuş

 

Eyüp Sultan Camii, etrafındaki medrese, aşhane-imaret, hamam ve türbeden oluşan külliye, Fâtih Sultan Mehmed Han tarafından İstanbul’un fethinin hemen arkasından yaptırıldı. Eyüp Hamamı, “Eyüp Sultan Camii Kebir Hamamı” ve “Fatih Sultan Mehmed Hamamı” isimleri ile de anılıyor. Eyüp Camii’nin yanı başında, Silahtar Ağa caddesi ile Fahri Korutürk caddesinin kesiştiği noktada. Silahtar Ağa Caddesi üzerinde bulunan mezarlığın bitiş noktası ile hamamın arasında kalan sokağın adı Eyüp Hamamı Sokağıdır. Kendine mahsus bir planı olan hamama dar bir kapıdan girilir. Dışarıdan bakıldığında, diğer hamamlarda olduğu gibi Osmanlı konağını hatırlatan bu yapı, Evliya Çelebi'ye göre İstanbul’da yapılan ilk hamamdır. O, "Eyüp Hamamı hastalara ayrılmalıdır” demekte ve “bu çifte hamam Fatih yapısıdır. Suyu gayet latif ve lezzetlidir. Erkek ve kadınlar için çift taraflıdır. Hastalar girerse, Fatih’in nefesi eseri olarak şifa bulurmuş” diye ilave etmektedir.

Mimar Sinan yeniden yaptı

Fatih Sultan Mehmed Han tarafından yaptırılan Eyüp Türbe Hamamı, daha sonra Mimar Sinan tarafından şimdiki şekli ile yeniden yaptırılmış. Tezkiret’ül-ebniye’de “Hazret-i Eyyûb’de türbe kurbünde bir hamam dahi bina olunmuştur” denmekte. Hamam’ın XVI. yüzyılın ilk çeyreğinde meydana gelen ve “Küçük Kıyamet” adı ile tarihe geçen büyük depremde yıkıldığı sanılıyor. Bu dönemden sonra yapılan her müdahalede orijinalliği sürekli bozularak günümüze ulaşmayı(!) başarmış. 1734 tarihli Hamamcı Esnafının Sicil Defteri’ne göre, bu hamamın erkekler kısmında 12 tellak, 7 natır ve bir külhancı vardı. Ayrıca külhanda barınan ve külhanbeyi denilen 8 hamal bulunuyordu. Buna bakarak hamamın ne kadar büyük ve işlek olduğu anlaşılmaktadır.

Şimdi Su Medeniyeti Müzesi

Hazreti Halid (Eyüp Sultan) Vakfından olan hamam, uzun süreden beri metruk vaziyette idi. 1994 yılında Eyüp Belediyesi tarafından külliyenin çevresinin imarı için yeni projeler hazırlanırken hamamın etrafını saran dükkânlardan arındırılması düşünülmüş ve hamamın bir planı çıkarılmıştı. Fakat gerçek mimarisi ancak çevresi ayıklanıp içindeki duvarlar temizlendikten sonra ortaya çıktı. Eyüp Belediyesi tarafından 2010 yılında kurul onaylı restorasyon projesi doğrultusunda restorasyonuna başlandı.

Yaklaşık 20 yıldan beri devam eden sürecin sonuna nihayet gelindi. Önümüzdeki günlerde bu tarihi yapının kalan eksiklikleri de giderildikten sonra yeniden faaliyete geçirilmesi planlanıyor. Fakat hamam olarak değil, “Su Medeniyeti Müzesi” olarak. Ekseriyeti Selçuklu ve Osmanlı dönemi eserlerinden müteşekkil koleksiyonun içerisinde farklı medeniyetlere ait su kültürü ile ilgili objelere de yer verilmesi düşünülüyor.

 

Nidayi Sevim yazdı

Güncelleme Tarihi: 18 Nisan 2014, 13:14
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
recep ali topçu
recep ali topçu - 5 yıl Önce

Sevgili Nidayi bey, ne hoş kaleme almışsınız. Sağ olunuz. İnanıyoruz ki, ülkemizde belki ilk olacak "Su Medeniyeti Müzesi" gerek bölgemizin mistik havasına, gerek Eyüp semtimizin kültürel değerler hazinesine hoş bir katkı olacaktır. Hayat kaynağımız su'yun kültürümüzde, inancımızda, ruh ve sosyolojik hayatımızdaki yeri her daim biyolojik özelliklerinin ötesinde ayrı bir nimet olarak yeri vardır. Su bize Yüce yaratıcımızın büyük bir lütfu, hediyesidir. Daha doğrusu ilahi ikramıdır. Muhabbetle.

banner19

banner13