banner17

Dünyada 365 gün sema yapılan tek Mevlevihane

Bursa’daki Karabaş-i Veli Dergâhı, 2006'da restore edilmesinden bu yana bir kültür merkezi olarak hizmet veriyor. Dünyada 365 gün sema töreni yapılan tek yer olarak bilinen tarihi mekân, feyz ile hâllenmek isteyenlere ev sahipliği yapıyor. Rumeysa Kocamaz Akgün yazdı.

Dünyada 365 gün sema yapılan tek Mevlevihane

Bursa geçmişten taşıdığı, tarihten getirdiği kültürel mirasını bir bir gün yüzüne çıkarıyor. Farklı  medeniyetlere ev sahipliği etmiş şehir, birçok şeyh için de irşat yuvası hükmündedir. Anadolu’dan gelen akıncılar ile halkı hakka davet etmek niyetinde olan şeyhler, meskûn bulundukları yerlere peşleri sıra iyiliklerini güzelliklerini de getirmişlerdir. Bu bereketleri inşa ettikleri ve halen ayakta kalan yapılarında görmek de mümkündür. 
16. yüzyılda Halveti şeyhlerinden Şeyh Yakub Çelebi tarafından İbrahimpaşa Mahallesi'nde yaptırılan Karabaş-i Veli Dergâhı, 2006'da restore edilmesinden bu yana, Karabaş-i Veli Kültür Merkezi adıyla hizmet veriyor. Dergâhın bir irşat merkezi olarak içinde barındırdığı semahanesi, feyz ile hâllenmek isteyenlere ev sahipliği yapar. 19. yüzyıldan itibaren Kadiriye tarikatının Eşrefiye koluna bağlı şeyhler tarafından idare edilen dergâhın, 1925 yılında tekkelerin kapatılmasının ardından içinde bulunan semahanesi bir müddet İdman Yurdu, diğer kısımları ise ev olarak kullanılır. Tüm bunlara rağmen Bursa'da günümüze kadar ayakta kalabilen ender dergâh yapılarındandır. 
Karabaş-i Veli Kültür Merkezi’ne dönüşen tarihi yapıda Mevlevilik kültürü yaşatılırken, görsel bir şölen olan sema da Bursa’da yeniden hayat bulmaktadır. Tarihi binada temsil ettiği kültürü yansıtacak etkinliklerin gerçekleştirilmesi amacıyla “Mevlana Kültürünü Tanıtma ve Yaşatma Derneği” ile işbirliği sağlanarak ve dergâha “Kültür Merkezi” olarak işlevsellik kazandırılır. Merkezde, aylık oluşturulan etkinlik programı dâhilinde sema gösterileri, ney dinletileri, şiir geceleri ve eğitimler düzenlenmekte. Haftanın her günü, akşam saat 21.30’da sema ayinleri yapılan kültür merkezinde,  bu manevi atmosfere ücretsiz ikram edilen çay eşlik eder. Dünyada 365 gün sema töreni yapılan tek yer olarak bilinen tarihi mekân, 12 yıldır aralıksız "Ne olursan ol gel" çağrısı üzerine konuklarını ağırlıyor.

6 aylık zorlu bir eğitim
Merkezde, Mevlana Celaleddin Rumi’nin Rabbine duyduğu aşkın timsali sema, aynı aşk ve vecd ile pervane misali selâma durmak isteyenlere de bir fırsat veriyor.  Kültür Merkezi'ne gelen semazen adayları, hem bedenen hem ruhen kendilerini hazırladıkları en az 6 aylık bir sema eğitimi alıyor. İlk olarak bedenden dünyeviyatı arındırma seansları yapılıyor. Manevi olarak hazırlık aşamasında toplu halde namazlar eda ediliyor. Küçük yaşlarda bu eğitimler için gelen masum yavrular görülmeye değer. İçlerinde barındırdıkları saflıkları o bembeyaz elbiselere yansıyor adeta. Bedeni bu zorlu ritüele hazırlamak için de kol kasları için şınav ve çeşitli kasları çalıştıracak hareketler yapıyorlar. 25 dakika kolunu yukarıda tutabilen eğitimlere hazır hale geliyor. Bunlar sadece hazırlık aşamaları. 
Hazırlık aşamasını tamamlayan semazen adayı için artık Mevlana mirasını meşk etme zamanı geliyor. Sema öğrenecekler için özel olarak hazırlanan, taşınabilir, üzeri pürüzsüz ve yuvarlak olan ortasına çivi çakılmış sema meşk tahtaları yere konuluyor. Daha sonra eğitmen, toplu halde "destur" veriyor. Bunun üzerine semazen adayları, eğilerek secde pozisyonunda, "eyvallah" anlamında ayak basacağı tahtadaki çiviyi öpüp kalkıyor, tuzunu alıp çivinin üzerine döküyor. Bir miktar tuzu, parmaklarının arasını pişirmesinin ve yara olmasının önlenmesi amacıyla çivinin bulunduğu yere döken aday, ayağa kalkıp, sol ayağının baş parmağı ile yanındaki parmağının arasına talim çivisini yerleştirip dönmeye başlıyor. İlk olarak 18 çark, yani kendi etrafında 18 kere dönen semazen adayı için bu sayı gün geçtikçe artırılıyor. Her gün iki saat sema yapan adaylar, eğitimlerin ikinci aşamasında, ''görüşmek'' adı verilen seremoniyle, tek tek her parçasını öperek kıyafetlerini giyiyor. Oldukça zorlu bir eğitim sürecinden geçen semazen adayı  maneviyatına ve istikrarına göre en az 6 aylık bir sürede semazen unvanına kavuşuyor. 
Semazenin giydiği kıyafetlerde sema gibi derin manalar içeriyor. Tennure sağlık ve beyaz kefeni,  omuza alınan siyah hırka toprak ve mezarı, başına giydiği sikke tevhidi ve mezar taşını temsil ediyor. Yaşamdan ölüme doğru bir hayatın varlığının yansıtıldığı ve faniliğin sürekli hatırda tutulduğu sema, günümüzde halen mevcudiyetini sürdürmekte.   Karabaş-ı Veli Kültür Merkezi’nde yapılan çalışmalar ile de yerli ve yabancı misafirlerine hem Hz. Mevlana’yı hem de semanın niceliğini niteliğini aktarıyor, sema gösterileri ile de manevi atmosferini yaşatmaya çalışıyor.  
Rumeysa Kocamaz Akgün
 

Güncelleme Tarihi: 18 Ağustos 2018, 12:39
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20