Doğanın merkezine yolculuk: Datça

Temiz havası, göz kamaştıran yeşili ve zengin tarihi mirasıyla Türkiye’nin mutlaka görülmesi gereken şehirlerinden biridir Datça. Ayşe Sonuşen yazdı.

Doğanın merkezine yolculuk: Datça

Burası, Ege ve Akdeniz’in birleşim noktasında yer alan Muğla'nın bakir ilçesi Datça...

Yeşilin ve mavinin her tonunu içinde barındıran 446 km²'lik yarımadanın sahil şeridi, birbirinden güzel  52 koyla dantel gibi işlenmiş. Oksijen bakımından dünyanın ikinci, Türkiye’nin ise en zengin bölgesi.  Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak ilan edilmesi sebebiyle doğal kimliğini koruyan bu saklı cennet; bademleri, fıstık çamları, ılgın, hurma ve asırlık zeytin ağaçlarıyla zengin flora ve faunaya sahip.

Bulundukları mekandan çarçabuk sıkılan, yeniyi hızla tüketen, durmaksızın devam eden o keşmekeşe alışmış şehirli gariplerin burada aradıklarını bulamayacakları kesin.. Ancak popülariteye sahip turistik beldelere nazaran halen sükûneti tüm varlığınızla hissedebileceğiniz, ruhunuza derin bir nefes aldırabileceğiniz tatil rotası planlıyorsanız, Datça doğru adres. 

Ege'nin doğaya açılan kapısı Datça'nın 9 kasabası var. Denize kıyısı olan Mesudiye ise yerli ve yabancı turistler arasında en çok tercih edileni. Mesudiye'de yer alan büklerin her biri birer doğa harikası desem abartmış olmam. Hayıtbükü ve Palamutbükü restoran ya da işletmelerin görece fazlalığı nedeniyle daha çok genç turiste hitap ederken, Ovabükü ise aileler tarafından tercih ediliyor ve size doğal bir ortam vaad ediyor. Ayrıca aracınızla ıssız koylara ulaşabilir, içindeki taşların renklerini bir bir görebileceğiniz berrak denize girmenin keyfini de yaşayabilirsiniz.

Datça’nın bükleri dışında da denize girmek isteyenler için birçok mavi bayraklı plaj var. Aktur Kamping Plajı, Karaincir Plajı, Periliköşk Plajı ve Billurkent Plajı bunlardan bazıları… Bunun dışında merkezde kalmayı tercih edenlerin limanı takip ederek, 10 dakikalık yürüme mesafesiyle ulaşacakları Taşlık Plajı da tertemiz bir denize sahip.

Yat turizminin geliştiği Datça özellikle Bodrum ve Yunan Adaları'ndan gün doğumuyla birlikte hareket eden “Mavi Yolculuk” tekneleri için önemli bir güzergâh. Daimi esen rüzgârı ile Datça aynı zamanda sörf ve yelken gibi su sporları sevenlerin de uğrak noktaları arasında yer alıyor.

Deniz kıyılarının yanı sıra eski yerleşim yerleri, balık lokantaları -Lagos balığı tavsiye diliyor- ve yöresel yiyecekleri ile de görülmeye değer Datça...  Zeytinyağı üreten imalathaneler haricinde hiçbir sanayi tesisi olmayan ilçenin, ekonomisinin temelini tarımsal faaliyetler oluşturuyor. Kekik balı ve nurlu badem buraya has lezzetlerin başında geliyor. Kuru badem her sezonda kent merkezinde peş peşe dizili yöresel ürünlerin satıldığı mağazalarda bulunabilirken taze bademlerin tadına bakabilmek için temmuz ayını beklemeniz gerekiyor. Hangi sezonda giderseniz gidin deneyimleyebileceğiniz bir lezzet ise balla birlikte servis edilen badem kahvesi. Limanda bulunan kafelerin hepsi bu lezzeti misafirlerine sunuyor…

Gelelim, Datça'ya gelenlerin görmeden ayrılmamaları gereken yere yani Eski Datça'ya…

Merkezden 2.5 km uzaklıkta olan araçla ya da her saat başında kalkan minibüslerle kolayca ulaşımın sağlandığı bu yerleşim yeri bana, Rum köylerini anımsattı. Dar sokakları, taş evlerin bahçelerini süsleyen begonvilleri, eski ile yeniyi sentezleyen kafeleri, kendi ürettikleri ipek ve pamuk dokumaların satıldığı mağazalarıyla burası Datça'nın en turistik yeri. Tabii bir de Can Yücel gibi döneminin aykırı kabul edilen bir şairine ev sahipliği yapmış olması da burayı ayrıca ilgi çekici kılıyor.  Doğallığın verdiği huzurla ait olduğu yeri hissetmiş olmalı ki;

 "Ne harika yer burası! Nereden buldun bu Datça'yı?" diye sorulduğunda şair; "Elimle koymuş gibi buldum!" diye yanıt vermiş. Bugün bu sözü, evinin kapısını süslüyor. Kimi turistler tarafından evinin müze olduğu sanılsa da yalnızca bir gün; ölüm yıl dönümü olan 12 Ağustos'ta kapılarını ziyarete açıyor.

Meydanda yer alan Orhan’ın Kahvesi dut ağaçlarının gölgesinde, yaz günlerinde size serin bir bahçede dinlenirken kahvenizi yudumlama olanağı sunuyor.

Son olarak yolu Datça'dan geçenlerin uğraması gereken yerlerden bir diğeri de Knidos Antik Kenti.

Datça'nın merkezinden yola çıkıp, virajlı yolları aşarak 38 km sonra Knidos’a varabilirsiniz. Ancak belirtmekte fayda var oldukça taşlı ve tozlu yolları geçmeniz gerekecek. Bunu göze alamayanlar içinse günü birlik tekne turları düzenleniyor. Knidos, özel bir konuma sahip. Ege'nin bittiği ve Akdeniz'in başladığı yere kurulu Knidos'un mazisi M.Ö 2000'li yıllara kadar uzanıyor. Hemen her dönemde ihtişamını koruyan kent en parlak dönemini ise Helen kültürüyle tanışınca yaşamış.

Dönemine imzasını atan pek çok entelektüel, sanatçı ve filozofun yolu bu kentten geçti. Ünlü matematikçi ve filozof Eudoxus, döneminin en önemli heykeltıraşı Skopas ve dünyanın 7 harikasından biri olan İskenderiye Feneri'nin mimarı olarak hatırlayacağınız Sostratos, Knidos'da yaşamış ünlü isimler arasında. Bugün halen geçmişin izlerini koruyan kentte Eudoxus'un tasarladığı güneş saati turistlerin ilgi odağında. Ancak her eser bu kadar şanslı değil… Zira buraya ait ilk kazı çalışmaları ilk kez 1857-1858 yıllarında İngiliz arkeolog Charles Newton tarafından yapıldı. Newton, kazı esnasında açığa çıkardığı yüzlerce heykel ve arkeolojik kalıntıyı Londra’daki British Museum’a götürdü... Eserler bugün halen British Museum'da sergileniyor.

Kent, zamanında İstanköy Adası (Kos) ve Bergama ile birlikte üç önemli tıp merkezinden biriydi özellikle bitkilere dayalı tedaviyle ünlendi. Bugün bir kısmı ayakta kalan liman ise şehrin esas merkeziydi. Ticaret ile geçimini sağlayan Knidos'lular bu antik kentte iki tiyatro, sayısız tapınak ve büyük bir agora inşa etti. Knidos Antik Kenti’ne ana girişten girdiğinizde sizi 10.000 kişilik bir tiyatro karşılıyor. Bugün, geçmişin izlerine tanıklık etmek için kentin güneyindeki ticaret limanına her gün tekneler yanaşıyor.

Doğal güzellikleri, tarihi ve kültürel mirasıyla Ege'nin incisi Datça, keşfedilmeyi bekliyor...

Güncelleme Tarihi: 20 Temmuz 2020, 00:52
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26