Dergâh ruhunu ve hoşgörüyü yaşatan bir ata yadigârı: Antalya Mevlevihanesi

Mevlevihane Selçuklu dönemine aittir. Sultan Alâeddin Keykubad tarafından 1255 tarihinde yaptırılmış ve 16. yüzyıldan itibaren Mevlevihane olarak kullanılmaya başlanmıştır. Mahmut Şevket Serik yazdı.

Dergâh ruhunu ve hoşgörüyü yaşatan bir ata yadigârı: Antalya Mevlevihanesi

Akdeniz’in incisi Antalya’nın Kaleiçi’nde bulunan tarihi Mevlevihane, Antalya Valiliği’nce 2018 yılında tamamlanan restorasyon çalışmaları sonucu kültürel faaliyetler başlatılarak tarihi fonksiyonuna geri döndürülmüştür.

Mevlevihane Selçuklu dönemine aittir.  Sultan Alâeddin Keykubad tarafından 1255 tarihinde yaptırıldığı, Mevlevihane olarak ise 16. yüzyıldan itibaren kullanılmaya başlanmıştır. Mevlevihane, Hamam ve Zincirkıran Mehmet bey ve Nigar Hatun türbelerinden oluşan bir yapı kompleksi olan bir müzedir.  Bu müzede; Mevlevilik hakkında bilgilendirme panoları, canlandırmalar, kıyafetler ve Mevleviliğe ait çeşitli eşyalar sergilenmektedir. Panolarda yer alan Mevlana’nın bazı sözleri şunlardır:

-“Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol.”

-“Şefkat ve merhamette güneş gibi ol.”

-“Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol.”

-“Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol.”

-“Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol.”

-“Hoşgörülükte deniz gibi ol.”

-“Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.”

Mevlana’nın eserleri olan Mesnevi, Divan-ı Kebir, Fihi Mafih, Mecalis-i Seb’a ve Mektubat, diğer panolarda bilgiler mevcut.

Mevlevihane bölümü kubbe ile örtülü ana mekân, sema gösterilerinin düzenlendiği yerdir. Yanlarında bulunan altı oda ise Mevlevi dervişlerinin kullandığı yerlerdir. Mevlevihane hamamı ise özel kullanımlar için 13. yüzyılda  “saray hamamı”   olarak inşa edildiği, Osmanlılar döneminde ise Mevlevihane hamamı olarak düzenlenmiştir.

Yapı topluluğu içinde türbelerde yer almaktadır. Türbelerin birinde Nigar Hatun yatmaktadır (ll. Beyazıt’ın oğlu Sultan Korkut’un annesidir).   Öbür türbe ise 1377 yılında Antalya’yı, liman zincirlerini kırarak almayı başarması nedeniyle “zincirkıran” lakabı verilen Mehmet Bey tarafından 1377 yılında yaptırılmıştır. Türbede Mehmet Bey ile birlikte oğlu Ali ve Antalya Mevlevihane’si, Şeyhi Mustafa Dede Efendi’nin mezarları da bulunmaktadır.

Ayrıca bu türbelerden başka, Mevlevihanenin bulunduğu bölgede, Yivli Minare Camii ve külliyesi, tarihi saat kulesi, Tekeli Mehmet Camii, İslam öğretisini yaygınlaştırmak ve geliştirmek amacıyla yapılan eğitim kurumları olan, İmaret Medresesi, Atabey Armağan Medresesi, Karatay Medresesi gibi tarihi mekânlar ve eski Antalya evleri de bulunmaktadır.

Anadolu’da kurulan ilk dört Mevlevihaneden biri

Anadolu topraklarında binlerce yıl boyunca farklı milletler ve dinler bir arada barış içinde yaşamışlardır. Karşılıklı hoşgörü ve saygı prensibi temelinde barış ve huzur ortamı oluşturulmasında dönemin âlimlerinin payı çok büyüktür. Bu âlimlerden birisi de, 13. yüzyılda yaşamış mutasavvıf bir velî olan Mevlana Celaleddin Rumi’dir. Ölümünün ardından hoşgörü ve sevgiye, birleştirme ve bütünleştirmeye dayalı felsefesi üzerine Mevlevilik tarikatı kurulmuş; hiç kimseyi dışlamayan kardeşçe yaşamayı temel alan düşüncelerini yaymak, aynı zamanda eğitim vermek,  ahlak aşılamak için Anadolu, Balkanlar, Afrika ve Arabistan Yarımadası’nda sayıları 140’ı aşan Mevlevihane inşa edilmiştir.

2018 yılında restorasyon yapılarak müzeye dönüştürülen Antalya Mevlevihane’si bunlardan biri ve Anadolu’da kurulan ilk 4 Mevlevihane arasında yer almaktadır. Evliya Çelebi Antalya Mevlevihane’sini seyahatnamesinde şöyle tanıtmaktadır: “Burada yedi tekke bulunmakta olup, en meşhuru Mevlevi tekkesidir. Kale içinde kargir bir binadır. Yüksek bir kubbesi vardır. Burayı yaptıran hayır sahibinin türbesi de buradadır.” Ayrıca Evliya Çelebi,  Mevlevihane ile hamamın işler vaziyette olduğunu da seyahatnamesinde anlatmıştır. Restore edildikten sonra  Mevlevihane’de dergah ruhu yaşatılmakta olup; hoşgörü ve huzur mekanı haline getirilmiştir.  Hemen hemen her gün kültürel faaliyetler yapılmakta. Bunlar arasında İslami dersler, Mesnevi ve divan okumaları, sema ayinleri, tasavvuf musikisi dinletileri bulunmaktadır. Ayrıca Elmalı’lı Vahib-i Ümmü ve Sinan Ümmi divanı okumaları, (Elmalı ilçesinde yaşamış büyük veliler) İslam düşüncesi dersleri ni eklemek gerekir. Değerli hocalar tarafından “İrfan Meclisi” adı altında seminerler verilmektedir. Bu faaliyetler hanımlara ve erkeklere mahsus olarak yapılmaktadır.

Kültürel faaliyetlerden yararlanmak, dergah ruhunu yaşamak, hoşgörü ve huzur mekanında bulunmak, bu havayı teneffüs etmek için Mevlevihane ziyaret edilmelidir. 

Mahmut Şevket Serik

                                                                           

Güncelleme Tarihi: 23 Nisan 2020, 12:51
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26