Çocuk kütüphanesi olarak da kullanılmış

Sebil kısmında Osmanlıca ve Arapça bin kadar eser mevcutken, mektep kısmında ise sosyal bilimler ağırlıklı olarak on bin eseri barındıran Recai Mehmed Efendi Sıbyan Mektebinin koleksiyonundaki eserlerin önemli bir kısmını Türk şehir tarihçiliği kitapları oluşturuyor..

Çocuk kütüphanesi olarak da kullanılmış

 

Osmanlı eğitim sisteminin ilk ayağını oluşturan sıbyan mektepleri, çocukların evden alınıp okula götürülüşleri, mektepteki eğitim-öğretim metotları, hoca ya da muallimlerden aldıkları terbiye ve yetiştirilme usulleri, küçük talebelerin ömründe eşsiz izler bırakmıştır. Bu tadına doyum olmaz zamanları gelenekten yetişmiş zatların hatıralarında görebilmekteyiz. Modern eğitim sisteminde yetişen bizlerin hayatında dahi ilkokul günleri unutulmaz bir yere sahipken, sıbyan mekteplerindeki âmin alayı, hayır dua, tebrik, medhiye ve daha farklı tören ve kutlamalarla yapılan bu başlangıçlar, eşi bulunmaz hatıraların da oluşmasını sağlamışlardır.

Ders programının esasını Kur’an-ı Kerim teşkil ediyordu

Sıbyan mekteplerindeki ders programları bulundukları yere, vakfiye şartlarına ve hocalarına göre farklılık arzetseler de, bu mekteplerde değişmeyen ve vazgeçilmeyecek programlar da mevcuttu. Namaz surelerini tecvitli okuyacak seviyede Kur’an-ı Kerim bilmek ve tecvid bilgisi, ilmihal ve namazın nasıl kılınacağı gibi bilgilerle birlikte tekbir, salâvat, îlahi gibi musıkî eğitimi verilir; ancak ders programının esasını Kur’an-ı Kerim teşkil ederdi.

Sıbyan mekteplerine başlama yaşı 4-6 yaş arası olup Osmanlının son dönemlerine doğru bu 6-7 yaşına çıkmış ve günümüz ilkokullarıyla aynı şekli almıştı. Mektebin ilk günü, mektebe verilecek çocuğun, hocanın, mahallelinin ve diğer çocukların da katılımıyla kalabalık bir şölene dönüşerek insan hayatının en kıymetli günleri arasına girerdi.

Sıbyan mekteplerini genellikle sultanlar, yüksek dereceli devlet memurları ve zenginler inşa ettirmiş ve bütün giderlerini karşılamak için kendilerine ait mal varlıklarından bir kısmını bağışladıkları “vakıf”lar kurmuşlardı. Bu mekteplerden günümüze ulaşanlarından biri de Recai Mehmed Efendi’nin yaptırdığı, bugün kütüphane olarak kullanılan Vefa’daki bina ve sebilidir.

Çocuk kütüphanesi olarak da kullanıldı, fabrika atölyesi olarak da

Recai Mehmed Efendi (öl.1780), vefatından altı yıl önce ağır bir hastalığa yakalanır ve iyileştiği takdirde, şükür ve hamd için, bir hayır eseri kâgir bir mektep ve sebil binâsı inşa etmeyi nezrederek adakta bulunur. Bu vesileyle kendi uhdesindeki iki arsanın şahsına hibe edilmesini ister ve buralardan gelen akarın bir kısmını sıbyan mektebi ve sebilin görevlileriyle bakım ve onarımına ayırır.

Es-Seyyid Recai Mehmed Efendi, yaptırdığı mektep için 1775 yılında bir vakfiye kaleme aldırmış ve bunu Rumeli kadısına tasdik ettirerek mektep ve sebil ile ilgili geniş bilgi vererek nasıl kullanılması gerektiği hususunda vasiyetlerini de kaydettirmiş.

Recai Mehmed Efendi’nin vefatına kadarki sürede üstlendiği mütevellilik görevi, vasiyetiyle kendisinden sonra sırasıyla çocukları ve yakınları tarafından üstlenilir. 1923-1928 yıllarında hazırlanan “Mekatib- i Vakfiye Cetveli”nde Defterdar Recai Efendi Mektebi başlığıyla geçen yapının, kayıtlarda arsa olarak geçtiği tespit edilmişse de, özel araştırmalar sonucunda o yıllarda çocuk kütüphanesi olarak kullanıldığı kaydedilmiştir.

Encümen arşivinin 1940’lı yıllara ait kayıtlarında sebil kısmının lojman olarak, mektep kısmının ise yapının yanındaki fabrikanın bir atölyesi olarak kullanıldığı kaydedilir. 1970 yılında Kültür Bakanlığı Kütüphaneler Müdürlüğü’ne bağlı olarak “Recai Efendi Çocuk Kütüphanesi” olarak tekrar açılmışsa da, 1984 yılında kilit vurulup kaderine terk edilir. 2000 yılında üç yıllık bir süre için İlim ve Kültür Vakfı’na tahsis edilir. 2003 yılında bu tahsis sözleşmesi feshedilir ve 2006 yılında Eminönü Belediyesi’ne bırakılır. Bu tarihlerde büyükşehir belediyesi ile ortak olarak İlim Yayma Vakfı restore çalışmalarına başlar ve 2010 yılında biten restorasyonla beraber yapı, kütüphane olarak hizmet vermek şartıyla İlim Yayma Vakfı’na tahsis edilir.

Kütüphanede İstanbul üzerine yapılmış çalışmalar ağırlıklı konumda

Sebil kısmında Osmanlıca ve Arapça tarihî, edebî, dinî ve ilmî bin kadar eser mevcutken, mektep kısmında ise sosyal bilimler ağırlıklı olarak on bin eseri barındıran Recai Mehmed Efendi Sıbyan Mektebinin koleksiyonundaki eserlerin önemli bir kısmını Türk şehir tarihçiliği kitapları oluşturuyor. Bunlar içinde de İstanbul üzerine yapılmış çalışmalar ağırlıklı konumda. Recai Mehmed Efendi Kütüphanesi sabah 8’den akşam 8’e kadar çalışmak isteyen herkese açık durumda şu an. Kütüphanedeki eserler daha çok lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin faydalanabileceği eserler olmakla beraber, herkesin gelip çalışabildiği bir mekân olma özelliğini de taşıyor. Üst katında çalışma odaları ve etüt alanları olan kütüphanede sosyal bilimler alanına dair güzel bir kitaplık da mevcut.

Vefa’nın merkezinde bulunuşu, orta ve yüksek öğretim kurumlarına yakın oluşuyla bugünlerde yoğun olarak istifade edilen kütüphane, Recai Mehmed Efendi’nin sağlığına kavuşmasına yaptığı şükür ve hamdin güzel ve hayırlı bir sonucu olmasının yanında, dualar ve Fatihalarla anılmasına da kapı aralayan bir güzel vesile olmuştur.

 

Yavuz Ertürk yazdı

Güncelleme Tarihi: 15 Haziran 2013, 14:01
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13