Çay Edebiyatını Yeni Öğrenen Saraybosna Ahalisinin Hikayesi

Cüz sürmeye takati olmayanların öğle ezanına müteakip oturup cüz dinlediği sokaktır Makbule Abla’nın Sokağı… Türk çayı ile Boşnak kahvesini buluşturduğu yetmezmiş gibi şehrin Türk ve Boşnak sakinlerini buluşturan mekândır. Nevra Neretva yazdı.

Çay Edebiyatını Yeni Öğrenen Saraybosna Ahalisinin Hikayesi

Bosna’yı kahve edebiyatı, Türkiye’yi çay edebiyatı ile anlamaya çalışan bir neslin çocuklarıydık. Eğer tarih hakkında bir şey bilmiyorsak muhabbeti Bosna’da kahve ile, Türkiye’de çay ile açardık. Böyle böyle iki ülkenin tarihini de öğrendik.

9-10 yıl önce Saraybosna çarşısında çay bulamaz, kahve içmekten ellerimiz titrerdi. Sonra Türkiye’den Saraybosna’ya göç etmiş ve burayı kendine memleket bellemiş bazı insanlar Makbule Abla’yı keşfetti. Begova Camii’nin yan kapısından çıkınca yüz yüze geleceğiniz Makbule Abla’nın Gülistan (Djulistan) adındaki mekânını Cuma çıkışları, teravih çıkışları eşini dostunu bulacağı mekân olarak belledi Saraybosna ahalisi. Bugünlerde Saraybosna’ya gelecek olursanız, ressam Kemal Mehmedoviç’in kapısının (Makbule ablanın karşısında dükkanı vardır) önüne iki tabure çekip, “Makbule abla bize dva çaja (iki çay), bırak boyaları, trelice aldık, çay söyledik, bizimle muhabbet et” diyebileceğiniz, yan masadaki profesörlerle “benim tez işi ne olacak hocam” diye konuşan öğrencinin muhabbetine, “senin tez bu seneki son teravihe de yetişmez dostum” diye katılabileceğiniz mekan Makbule Abla’nın mekanıdır.

“Ne olursan ol gel” diyenidir Makbule Abla Saraybosna’nın

Türkiye’den bursunu kılı kırk yararak biriktirip ilk yurtdışı tecrübesi olarak Bosna’yı seçmiş üç beş güzel öğrencinin masa masa gezip burada nasıl mastır yapılır sorularının Saraybosnalı gençler tarafından trollendiği yer Makbule Abla’nın mekânıdır. “Burada mastır yapmak istiyorsanız önce iş güç, ders arası 45 dakikayı kahve içmeye ayıracaksın, burası telaşı sevmez. Ben geçen sene okulu bitirip Türkiye’ye döndüm, yapamadım. 5 milyon insan var burada, herkes beni tanıyor, cami imamından ülkenin pop starına herkesle çay içiyorum. Türkiye’de kendimi hiç popüler hissetmedim, döndüm. İnşallah tez bitmez de dönemem” cümlelerine bir miktar öykünerek güleceğiniz yer Makbule Abla’nın mekânıdır. Aslında doğrudur; Dino Merlin’le bir Cuma çıkışı çay içeceğiniz mekân Makbule Abla’dır.

İftarı aceleyle yapıp, teravih öncesi ilk çayı ben kaparım diye gelip, Makbule Abla’nın “iftar bitmedi daha, otur bekle” deyişine kapı önündeki kedilerin yanına kıvrılıp itaat ettiğimiz, mekân sahibinin müşteriden daha kıymetli olduğunu öğrendiğimiz yer Makbule Abla’nın çaycısıdır.

Camiden “sen Müslüman değilsin” diye güvenlik görevlileri tarafından kovulan seyyahların sığınağıdır Makbule Abla. “Ne olursan ol gel” diyenidir Makbule Abla Saraybosna’nın… Ha caminin avlusu ha Makbule Abla’nın mekânı… Cüz sürmeye takati olmayanların öğle ezanına müteakip oturup cüz dinlediği sokaktır Makbule Abla’nın Sokağı… Türk çayı ile Boşnak kahvesini buluşturduğu yetmezmiş gibi şehrin Türk ve Boşnak sakinlerini buluşturan mekândır. Her final sonrası “nerede başlıyoruz eğlenceye” sesine “Makbule Abla” diyen arkadaşa ters bakılıp, “bıkmadık mı aynı yerde çay içmekten, abartıyoruz bence Makbule Abla’yı. Çayı da acı zaten, Arap çayı kullanıyor Makbule abla” laflarından sonra, aynı grubun günü Makbule Abla’da bitirdiğine şahit olduğumuz mekândır Makbule Abla’nın mekânı.

Çay edebiyatı da yapmaz şehrin insanları burada

Makbule Abla şehrin diğer çaycıları gibi Cuma akşamları ilahi, diğer günler 2015 Türk pop müziği çalmaz. Makbule Abla’nın mekânına kimse diğer çayhanelere gittiği gibi güzel kızlara, uzun boylu çocuklara bakmaya gidemez. Çay edebiyatı da yapmaz şehrin insanları burada, “dva çaja” dediğinizde en kalifiye edebiyatı yapmış olursunuz zaten…

Makbule Abla kimseyle İngilizce konuşmaz. Bugün Saraybosna’da kim “beş yıldır buradayım, Boşnakçam da var günlük hayatta kullanacak kadar” diyorsa, o “günlük Boşnakça” Makbule Abla tarafından öğretilmiştir. Makbule Abla İngilizce bilir elbette ama konuşmaz.

Savaş görmüş insandır Makbule Abla. Mekanında wifi yoktur, çok muhtaçsan wifi’ye komşu mekanlara gider, wifi için bile olsa reel iletişim kurmayı öğrenirsin. Makbule ablada çay içip yan kafelerin tuvaletini kullanarak da bu iletişimi örneklendirmek mümkündür elbette. “Makbule Abla’dan geliyorum” diye başlanan her cümle hürmetle karşılanır Cizmedziluk sokağında…

Bir söylentiye göre çayında karbonat, başka bir söylentiye göre karanfil vardır.

Öyle ya da böyle çay içmeye niyetliyseniz Saraybosna’ya geldiğinizde tanışacağınız ilk Boşnaktır Makbule Abla…

 

Nevra Neretva

Yayın Tarihi: 01 Temmuz 2016 Cuma 14:07 Güncelleme Tarihi: 01 Temmuz 2016, 14:07
banner25
YORUM EKLE

banner26