Bu, şekerkamışı sıkma makinası!

Ahmet Akkoç, Ürdün'de bir pazarı fotoğraflarla anlatıyor.

Bu, şekerkamışı sıkma makinası!

Sür hımarı (şimdi Hammer olmuş) Amman’a!

Amman
Sizlere, Ürdün’ün başkenti Amman’ın en eski yerleşim yeri olan “Vasat’ul-Beled” (Down Town) gezimizi anlatmak istiyorum. Metni az, fotoğrafı bol koyduk ki gezi tadında olsun.
17610
Hüseyin Camii (Herhalde Kral Hüseyin’dir. Çünkü burada her önemli şeyin adı ya Hüseyin ya Abdullah…) Yanıma yaklaşan bir Arap adam bu caminin içinde bulunan küçük mescidin Hazreti Ömer tarafından yapıldığını ama bu küçük mescide yapılan yenileme çalışmalarının ve onun dışına yapılan eklemelerin Osmanlı’nın eseri olduğunu ve bu camiinin isminin eskiden “Ömer Camii” iken sonradan “Hüseyin Camii”ne çevrildiğini söyledi ama bilmiyorum ne derece doğru…
17611
Amman'ın en eski yeri olan Vasat'ül-Medine (Yani Şehir Merkezi) pazarından görünümler... Bizde pek bilinmeyen kimi meyve ve sebzeler de var. Seslenişler aynı: Geeellll, Hadiiiii... Arapçaları tabii... (“Yallah: Hadi” demek burada...) Fotodakiler: Satıcı ve tatlı patates… Pazarcıya “Bir poz ver” dedik, adam gişe rekoru kırmış bir film yıldızı edasına büründü.
17612
Cuwava: Armudumsu bir meyve… Tropikal meyve tadında…
17613
Siyah erik… Fakat değişik ve çok büyük… Cuwava'nın bir türü (armudumsu), bildiğimiz armut ve sağdaki patatese benzeyen ise taze zencefil…
17614
Minyatür portakal… Yiyebilen kabuğuyla yiyormuş.
17615
Tüm turistlerin mutlaka uğradığı ve hatta eski kralın da her Cuma “maaile” teşrif buyurduğu salaş bir yer olan Haşim Restoran'da Arap kahvaltısı... (Kestim bıyıkları!!!)
17616
Humus, Felafil, Fuul.. Tariflerini sonra vereceğim!:-) Ama şunu bilin, hepsi hemen hemen aynı malzemeden yapılmış ancak bambaşka lezzetteler... Nohut, bakla, rondodan geçirilmiş yeşil biber, zeytinyağı... Çatal matal yok kardeşim, ekmeği kaşık gibi kullanıp yiyorsun; usulü bu.. Çay da şekerle kaynatılıyor zaten... Somun ekmek yok: Bizim bazlama, mayalı vs. adlandırdığımız ekmek var en bize uyanı... Ama lezzetli valla...
17617
Haşim Restoran'ın karşısında Cliff Otel... Kamp yapanlara yönelik bir otel türüymüş. Yani terasına atıyorsun ‘kamp mat'ını... Açık havada uyuyorsun 10-15 kişi yan yana... Üçüncü katta odalar da varmış ama onda da aynı biçimde sanırım... İkinci katta Türk kahvesi, tavla, nargile, okey... Ama Araplar oynuyor. “Sizden öğrendik” dedi adamlar valla... :-))) Dikkatlice bakarsanız balkonunda oturanları görebileceksiniz.
17618
Şeker kamışı suyu sıkan adam... Ve şeker kamışı sıkma makinesi... Böyle bir makineye ihtiyaç olacağı ve dahası böyle bir makinenin icat edileceği, bin yıl düşünsem aklıma gelmezdi.
17619
Hehehe.. Denemez miyim! Denedim ama yüzümden anlayın, garip bir tadı var. Şekerli sap tadı geliyor...  (Saçları da kestirdim!!!)
17620
Üniversitenin içindeki camii... Cuma namazına buraya gittim. Ama adamlar ayaklarını falan uzatıyorlar camide ya; bizde olsa döverler adamı... Az bir yağmur yağdığında veya soğuk olduğunda da namazları birleştiriveriyorlar.
17621

Sadece bu konularda değil bürokrasi, trafik gibi aciliyet isteyen işlerde bile çok rahat adamlar vesselam… Birkaç yıl burada kalırsanız, siz de “Dünya yansa yorganım yok içinde” diyerek stressiz bir hayat sürebilirsiniz.

Ahmet Akkoç, “Karakoç”suz bildirdi

Yayın Tarihi: 21 Temmuz 2010 Çarşamba 17:08 Güncelleme Tarihi: 24 Temmuz 2010, 22:57
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Mehmet Tepe
Mehmet Tepe - 11 yıl Önce

Yazınız çok güzel. Beni eski günlere götürdü şeker kamışı. Zira bundan yaklaşık 20 yıl önce ADANA caddlerindede bu makinadan vardı ve biz bunu ayıla bayıla içiyorduk:))

sude
sude - 11 yıl Önce

çok eğlendim yazıyı okurken elinize sağlık :)

hatice
hatice - 11 yıl Önce

Haşim kahvaltı salonu,methini duyduk bizde gittik. Fakat gitmek isteyenin bilgisine peçete götürün yanınızda çünkü a4 kağıdı getiriyorlar selpak isterseniz. ve sandalyeler berbat ötesi :)
temizlik konusunda titiz olana duyrulur.
Ayrıca ürdüne uğrayıp'da mngo ve bomali yemeden dönmeyin derim. Tabi eğer kış mevsimine dek gelirseniz.
Resimde ki camii^'ye gelince o da kral abdullah'ın yaptırdığı cami değil.İsminin hüseyin olmasının sebebi,orda yaşayan zamanında bir zenginin ismi olması.

meth
meth - 11 yıl Önce

Hatice hanım, oradaki "salaş" ifadesi sizin de değindiğiniz temizlik konusunu ve değinmediğiniz daha bir çok konuyu özetleyen bir kelimedir.

İkincisi yazıda "Kral Abdullah" demiyor. "Kral Hüseyin" diyor. Fotolara bakarken gözden kaçırmışsınız sanırım.

Esenlikle ve şenlikle...

irem ay
irem ay - 11 yıl Önce

mango gerçekten de güzel bir meyve.

banner26