Bu kabirler daha ne kadar dayanacak

Yine bir fetih yıldönümündeyiz. Fethin muzaffer asker ve komutanları ise fethettikleri şehirde mahzun yatmaktalar!

Bu kabirler daha ne kadar dayanacak

558. sene kutlu olsun!

Bu yıl İstanbul’un fethinin 558. yılını idrak edeceğiz. Malum her sene olduğu gibi yine Fatih Sultan Mehmed Türbesi’nde bir anma programı olacak. Daha sonra Belgradkapı civarında temsili İstanbul fethedilecek. Evet bunlar her sene yaşadığımız etkinlikler. İnsan gurur duyuyor. Ancak bu büyük fetihde büyük pay sahibi olan ni’me’l-ceyş yani fethe katılarak o müthiş müjdeye matuf olmuş fetih şehidleri ve gazileri de hatırlanıyor mu?

Konstantiniyye oldu İstanbul

29 Mayıs 1453’de şanlı ecdadımız isimlerini tarihe altın harflerle yazdılar. Büyük hükümdar Fatih Sultan Mehmed Han ve onun şerefli ordu mensupları 53 gün süren çetin bir mücâdelenin sonunda Konstantiniyye şehrini Bizanslılardan alarak, Hazret-i Peygamberin (s.a.v.) Hadîs-i Şerîflerine mazhar olarak Feth-i Mübin’i gerçekleştirdiler. Böylece bir çağ kapanarak yeni bir çağ açıldı. Bu zorlu muhasarada binlerce cengaver can vererek şehîdlik mertebesine ulaştı. Burada adını andığımız veya anamadığımız tüm şehidlerimizin ruhları şad olsun.

26621

Güzel kumandan, güzel asker

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Hadîs-i Şerîflerinde Konstantiniyye şehrinin mutlaka  fethedileceğini bildirmiş, bu fethi gerçekleştiren Kumandanı “ni’me’l-Emîr” (mutlu komutan, güzel komutan), ordusundaki askerleri de “ni’me’l-ceyş” (mutlu asker, güzel asker) olarak adlandırmıştır. Ni’me’l-ceyş’den sayılanların bir kısmı İstanbul muhasarası esnasında, çoğu da şehre girerken karşılaştıkları direniş sırasında şehîd düşmüşlerdir.

26625
Yedikule'de Altıparmak Ahmed Baba kabri

Şehre girildikten sonra çatışmalar, bir süre gruplar halinde sokak içlerinde de devam etmiştir. Bu çatışmalarda şehîd olanlar bulundukları yerlere defnolunmuşlardır. İstanbul halkı, şehid olanlar için türbeler yaptırmış, bu zatları mübarek kabul ederek “baba” ve “dede” lakâblarıyla anagelmiştir. Medfun bulundukları yerler halkca uğurlu kabul edilmiş ve makamları o semtin insanları tarafından korunmuş ve ziyaret mahalli olarak kabul görülmüştür. Mahalle içindeki bu türbe ve kabirler zamanla adak yeri olma hususiyetini de kazanmış, dilekde bulunanlar türbe ve kabirlere mumlar dikerek duâlar edip adaklar adayarak buraları ziyaret etmişlerdir. Hatta Fatih, Eskialipaşa’daki (Sarıgüzel) Koyun Baba kabri 1950’lerde mum yakılması neticesinde yanmıştır. Bunun gibi pekçok örnek vardır.

Suriçinde yer alan ni’me’l-ceyş türbe ve kabirlerinin birçoğunun hayali şahıslara atfedildiği sanılmaktadır. Pek çoğunun asıl adlarının bilinmeyişi birtakım rivayetlerin doğmasına  vesile olmuş, daha sonra da her makâm orada medfun olduğu öngörülen zatın halk tarafından verilen ismiyle anılır olmuştur. Misal verilecek olursa Cankurtaran-Ahırkapı’daki fetih şehidlerinin birçoğunun adı halk tarafından gördükleri rüya neticesinde verildiği bilinmektedir. Ganî Baba, Ali Baba, Hasan Baba gibi... Yine Fatih-Zeyrek’de Beşinci Sekban’ın mezarındaki İncir ağacından dolayı ismi meçhul bu zat “İncirli Baba” diye anıldığı kitaplarda geçmektedir.

Bunun yanısıra bazı türbeler zamanla isim değişikliğine uğramıştır. Buna bir örnek olarak, Edirnekapı-Sulukule’de sur dibinde medfun bulunan Fatih Sultan Mehmed’in  Sakabaşısı Abdullah Paşa’nın ismi zamanla Saka Baba ve Göbek Dede’ye ve son olarak da Sahâbe-i Kirâm’dan Abdurrahman Paşa (ve Refiki)’ya dönüşmüştür. Yine Fatih-Zeyrek’de adı bilinmeyen bir fetih şehidine Şeyh Şamih adı takılmıştır. Bunun başlıca sebebi ise kabirlerdeki mezar şahidelerinin (mezar taşlarının) kırılıp kaybolması ve var olan şahidelerinde yeşil yağlıboya ile (defalarca) boyanmasından kaynaklanmaktadır. Bu durum karşısında ister istemez halk tarafından bazı isimler takılmaktadır. Yukarıda belirttiğimiz Şeyh Şamih kabri daha önceleri Zeyrek Baba adı ile anılan bir ziyaret yeri idi.

Sarı Nasuh kabri
Fatih-Akdeniz Caddesi'nde Sarı Nasuh kabri

Çoğu kayıp, kalanları koruyalım

Uzun yıllar ni’me’l-ceyş türbe ve kabirleri vakıflar tarafından yapılmıştır. Câmi ve mescidlerin yakınlarında olanların bazıları halk tarafından, bazıları da belediyeler tarafından 20. yüzyılın başlarına kadar korunmuş ise de bu tarihden sonra yok olmaya mahkûm edilmiştir. Bunlara  birkaç  örnek  vermek  gerekirse,  Fatih-Horhor’daki  Haydarhane  Tekkesi’nde  Şeyh Ali Haydar Dede ve oğlu Hüseyin Dede’nin türbeleri, Fatih-Şehremini’ndeki Baruthane Yokuşu’nda yeralan Harbi Mescidi ve haziresindeki fetih şehîdlerinin kabirleri, yine Fatih-Fındıkzade’de, Millet Caddesi üzerindeki Sarı Musa Mescidi haziresindeki Sarı Musa ve diğer ni’me’l-ceyş kabirleri, Fatih-Hocapaşa’da Helvacıbaşı İskender Ağa, Fatih-Şehremini’nde Deniz Abdal, Fatih-Altımermer’de Şeyh Cündî Hurrem Velî, Atatürk Bulvarında Sekbanbaşı İbrahim Ağa, Fatih-Aksaray’da Telli Dede’nin kabirleri yok olanlardan bazılarıdır.

Fetih Şehidleri ve Gazilerinin bazıları toplu olarak, adı bilinenlerin bir kısmı da tek başına gömülmüştür. Topluca medfun olanların arasında Zeytinburnu-Kazlıçeşme’de Yedi Emirler, Fatih-Kocamustafapaşa’da Yedi Emirler, Fatih Câmii civarındaki Malta semtinde Yedi Emirler (Yedi Buharalılar), Şehzâdebaşı’nda Onsekiz Sekbanlar sayılabilir. Fetih şehidi kabirlerinin yoğun olduğu suriçindeki mahaller ise Cankurtaran-Ahırkapı, Fatih-Yedikule, Fatih-Kocamustafapaşa, Fatih-Zeyrek semtleridir. Rivayete göre Ahırkapı ve civarında 40 kadar fetih şehidinin medfun bulunduğu halk arasında söylenmektedir. Yaptığımız incelemeler sonunda bunların ancak 13 tanesinin kabrini yerinde bulabildik. Mahalleli bu zatlar hakkında çeşitli menakıblar anlatmaktadır.

fetih şehidi kabri
Zeyrek'de fetih şehidi kabri

İstanbul’da kaç ni’me’l-ceyş kabri var?

Tespitlerimize göre İstanbul ve civarında 252 dolayında Fetih Şehidi ve Gazisi’nin türbe, kabir ve makamı bulunmaktadır.  Bu kabirlerin pek çoğu harab bir halde olup en kısa zamanda ihya edilmesi lazım gelmektedir. Aksi takdirde önümüzdeki yıllarda bunlardan bir eser kalmayacaktır.

Fatih’de 175, Eyüp’de 31, Beşiktaş’da 2, Zeytinburnu’nda 8, Beyoğlu’nda 14, Üsküdar’da 13, Beykoz’da 4, Bakırköy’de 1, Sarıyer’de 2, Çatalca’da 2 fetih şehidi olduğunu biliyoruz.

Çok acil bir şekilde bu kabirlerin durumu yetkili mercilerin, sivil toplum kuruluşlarının ve akademik çevrelerin dikkatini çekmelidir. 558 yıl dayanmış bu yadigarlar için önümüzdeki yıllar kritik öneme sahiptir. En kısa zamanda harekete geçilmesi dileğiyle bir fethin yıldönümünde şehitlerimize rahmet dilerim.

 

Fotoğraf galerisi için tıklayın: //www.dunyabizim.com/gallery.php?id=263

 

Doğan Pur rahmet diledi

Yayın Tarihi: 27 Mayıs 2011 Cuma 01:54 Güncelleme Tarihi: 01 Haziran 2011, 21:41
YORUM EKLE

banner19

banner36