Boğaziçi bildiğin gibi değil!

Boğaziçi Üniversitesine karşı bazı arkadaşlarımızda bir ön yargı vardır. Boğaziçindeki arkadaşlarımız ise yeni kayıtları bekliyor.

Boğaziçi bildiğin gibi değil!

 

Türk hükümetinin 12 Eylül 1971’de devralarak ‘Boğaziçi Üniversitesi’ adını verdiği okul, ilk olarak 1863’te Amerikalılar tarafından ‘Robert Kolej’ ismiyle kurulmuştu. Kurulduğu günden bu yana Türkiye’nin ve dünyanın en başarılı öğrencilerinin tercih listesine girmeyi başaran ‘Boğaziçi Üniversitesi’, bu yıl da tercih formlarının üst sıralarında yerini alacak gibi gözüküyor. Bu zamana kadar kontenjanının yarısının özellikle İstanbul dışından gelen öğrenciler tarafından doldurulduğunu göz önüne aldığımızda, bu seneki durumun da farklı olmayacağını söyleyebiliriz.

Boğaziçi Üniversitesi, bir taraftan İslam tarihinde önemli bir yer edinmiş İstanbul’un fethinin ön ayağını oluşturan Rumeli Hisarı’na komşuluk ederken; öbür taraftan güney kampüs içindeki, Robert Koleji’nin mirası olan 19. yy mimarisiyle, öğrencilerine tarihe yolculuk fırsatı veriyor. Özellikle İstanbul dışından gelen öğrenciler, tercih sürecinde Kolej geleneğinin bıraktığı miras ile Boğaziçi Üniversitesi’nin hala “elitlerin okulu” olup olmadığını düşünmeden edemiyor tabii. Geçtiğimiz yıl resmi istatistiklere göre öğrencilerinin %60’ının İstanbul dışından geldiğini ve Üniversite öğrencilerinin söylediklerini göz önünde bulunduracak olursak bu düşünceler bir varsayımdan öteye geçmeyecek gibi.

Boğaziçi’nde toplanmalı!27635

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü, 1. sınıf öğrencisi Abdullah Said Özcan;

“Liseyi Burdur’da okudum. İstanbul’a ise 1 yıl kadar önce geldim. Üniversite sınavından iyi sayılabilecek bir puan aldıktan sonra tercih edeceğim yer konusunda tereddütler yaşıyordum.  Görüştüğüm birçok kişi Boğaziçi Üniversitesi’ni tercih etmem gerektiğini söyledi, fakat Anadolu’nun küçük bir ilinden hiç de aşina olmadığım koca bir şehre gitmek gözümü korkutuyordu. Özellikle Boğaziçi Üniversitesi’nde çok zorluk çekeceğimi, çünkü burada tamamen zenginlerden oluşan bir sınıfın var olduğunu ve ortama uyum sağlayamayacağımı düşünmüştüm. ‘İslami hassasiyetleri olan bir aileden gelmek benim için bir sıkıntı olur muydu acaba?’ ‘Türkiye’nin birçok yerinde olduğu gibi dini yaşantıma burada da karışanlar olur muydu?’ Beni rahatlatan tek şey kurulduğu tarihten itibaren bu okulda başörtüsü yasağının uygulanmıyor olmasıydı. Okula geldiğimde gördüm ki kafamda büyütmüş olduğum sıkıntılar aslında pek de gerçekçi şeyler değilmiş, burada çok güzel bir ortam var. Tercih günü bir grup öğrenci karşıladı beni ve onlarla sene boyunca daha da samimi olduk, birçok konuda bana yardımcı olmaktan geri durmadılar. Çoğunlukta olduğunu sandığım “elit sınıf” çok da kalabalık değilmiş, öğrencilerin çoğu benim gibi Anadolu’dan geliyor. Maddi durumum da benim için önemliydi, fakat Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine burs veren birçok vakıf ve kuruluş var. Bunları araştırıp buralara başvurmak bu tarz sıkıntıların aşılmasına ciddi katkı sağlıyor.

Diğer üniversite öğrencilerinin birçoğunun buradaki ortamı gördüklerinde keşke biz de burayı tercih etseydik dediklerine sıkça şahit oluyoruz. Özetle, burada herkes kendi istediği ortamı kolayca bulabiliyor, zira üniversiteler bin bir türlü öğrenciyi barındırıyor. Bahsettiğim ortamı görebilmek için vakit namazlarında okulun iki ana kampüsünün tam ortasındaki camiye uğramanız yeterli olacaktır.”

Boğaziçi, paradan öte bir şey!

İktisat bölümü 3.sınıf öğrencisi Muhammed Fehim Paluluoğlu;

Boğaziçi Üniversitesi’ne Malatya Fen Lisesi’nden geldim. Beni tercihe yönlendiren asıl sâikler iş bulma imkânlarının Boğaziçi mezunları için daha geniş olduğu düşüncesi, üniversitenin sahip olduğu “Boğaziçi” markasının cazibesi ve tabi puanının yüksek olmasıydı. O zamanlar üniversiteye daha çok maişet temini için bir araç olarak bakıyordum. Fakat üniversitede eğitime başladıktan sonra karşılaştığım insanlar ve içinde bulunduğum ortamlar bu bakış açımın değişmesine sebep oldu, yani beklediklerimle karşılaştıklarım oldukça farklıydı diyebilirim.

Bu aslında üniversite ile ilgili bildiklerimden değil hayata bakışımla ilgili bir değişiklik biraz. Sonraları fark ettim ki, üniversiteye gelmeden önce burayı sadece bir maişet temini aracı olarak görmem büyük bir yanılgıymış. Hayatın merkezine parayı koyunca beklentileriniz de ona göre şekilleniyor tabi. Ben bu noktada Boğaziçi Üniversitesine gelmekle çok şey kazandığımı düşünüyorum. Zira okulda kendilerinden birçok şey öğrendiğim bir çevre ile tanıştım. Okulun kattıklarından çok bu çevreden faydalandığımı düşünüyorum. Çünkü okul hayatı bizlere seküler bir eğitim vermek gayesinde, ve bunu çok iyi yapıyor. Ama ben, bir Müslümanın dünyaya nasıl bakması gerektiğine dair öğrendiklerimi yüksek oranda okuldaki arkadaş çevremden kazandım. Hayatının her alanında İslam’ı yaşamayı şiar edinen bir Müslüman olarak, burada beklediğimden çok daha fazlasını bulduğumu söyleyebilirim. Kampüs içerisinde bir dersten başka bir derse giderken karşılaştığım onlarca insanla Allah’ın selamını paylaşabiliyor, ya da daha açık bir ifadeyle, burada Allah’ın selamını paylaşabileceğim insanlarla buluşabiliyor, onlarla kardeş olabiliyorum.”

Boğaziçi öğrencilerin birinci tercihi

Son yılların üniversite istatistiklarine baktığımızda;

Son yıllarda üniversite sınavında ilk 1000’e giren öğrencilerin yüzde 20’sinin tercihi Boğaziçi Üniversitesi oldu. Yabancı Dil puanında ise ilk 250’nin yüzde 75’inin  tercihi Boğaziçi Üniversitesi oldu. MF-2 ve Yabancı Dil puanlarında 2010 LYS sınavı Türkiye birincilerinin tercihi Boğaziçi Üniversitesi oldu.

Neden Boğaziçi Üniversitesi?

  • Boğaziçi Üniversitesi, büyük çoğunluğu doktora derecelerini ABD, Avrupa ve Türkiye'nin önde gelen üniversitelerinden almış olan güçlü bir öğretim kadrosuna sahiptir.
  • Boğaziçi Üniversitesi, 1863'ten gelen deneyimi ve birikimiyle Türkiye'nin en köklü İngilizce öğretim geleneğine sahiptir.
  • Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine takım çalışması ve iletişim kurma becerileri kazandırarak üniversite sonrası kariyerleri için önemli avantajlar sağlar.
  • Boğaziçi Üniversitesi rekabetçi, özgürlükçü ve bireysel ortamıyla öğrencilerine kendilerini geliştirmeleri için her türlü olanağı sunar.
  • Boğaziçi Üniversitesi mezunları, iş yaşamındaki ektin konumlarıyla çok güçlü bir camiadır.
  • Boğaziçi Üniversitesi'nin akademik ve idari yetkinliği Avrupa Üniversiteler Birliği (EUA) tarafından onaylanmıştır.
  • Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, Merkezi ABD'de bulunan Accreditaion Board for Engineering and Technology (ABET) adlı kurum tarafından tüm bölümleri onaylanmış Türkiye'deki ilk mühendislik fakültesidir.
  • Boğaziçi Üniversitesi, her yıl Üniversite Seçme Sınavları'nda dereceye giren öğrencilerin en fazla tercih ettiği üniversitedir.
  • Boğaziçi Üniversitesi, öğrencilerine fikir üretme, iletme, savunma yeteneğini kazandırır. Analiz etme, araştırma ve sorgulama becerilerini geliştirir.

 

Muhammed Selim Cephe haber verdi

Yayın Tarihi: 24 Temmuz 2011 Pazar 11:02 Güncelleme Tarihi: 27 Temmuz 2011, 09:02
banner25
YORUM EKLE

banner26