BOA geniş bir arşiv sunuyor

Başbakanlık Osmanlı Arşivi mutlaka uğranılması gereken zengin bir kaynak..

BOA geniş bir arşiv sunuyor

Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA)

Başbakanlık Osmanlı ArşiviSöz mü yazı mı insan hayatı için önemlidir diye bir soru sorulduğunda en uygun cevap ‘duruma göre değişir’ olmalıdır diye düşünüyorum. Çünkü sözün de yazının da insan için önemli olduğu vazgeçilmez yerler vardır. Bir hatibin dilinde gönüllere siyaret eden sözün gücü o anı paylaşanlarca takdir edilir. Günümüzde kitle iletişim araçlarıyla da geniş kalabalıklar bundan nasibini alır. Ama mevcut anın dışında olanlarla ilgilenen için ‘yazı’nın vazgeçilmezliği aşikârdır. Bir başka ifadeyle o dönemle ilgili bilgi verecek bütün objeler, kayıtlardır araştırmacı için önemlidir. Kaydedilenlerin hemen hepsi önemlidir fakat toplumsal kabullere göre öncelenme dönemleri farklı olabilir.

Günümüzde tarih ilminde gelişen perspektif, toplumsal alan araştırmalarını da çeşitlendirmiştir. Olayların kronolojik aktarımının yanında, yaşanan dönemin satır aralarına dair bilgiler belgelerde karşımıza çıkmakta, daha doğrusu belgeler vasıtasıyla yeniden formüle edilen çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Nitekim sosyal tarih, kültür tarihi, minyatür okumaları, kent tarihi, mimari yapı merkezli sosyal hayat okumaları… vs. tarihin toplum ve insan hayatına getirdiği yeniliklere dair çalışmaları karşımıza çıkarır. Bunda arşiv belgelerinin katkısı tahmin edilemeyecek boyutlardadır diyebiliriz.

Merkezi bir nokta

İşte araştırmacılar ve meraklıları için arşiv belgelerinin toplandığı birkaç merkez vardır. Başbakanlık Osmanlı Arşivi de bunlardan biridir. Mekân olarak dönemin diliyle söylersek nefs-i İstanbul’da herkesin çok kolay ulaşabileceği bir yerdedir. Gülhane tramvay durağı tam da Osmanlı arşivlerinin önündedir. İçerisinde 100 milyonu aşkın belge olduğu kabul edilmekte ve kataloglama işleri hala devam etmektedir. Arşivden yararlanma durumuna gelince doğrusu ben ilk başlarda bayağı acemilik çektim. Bu yazıyı da o yüzden kaleme aldım diyebilirim.

Denizcilikle ilgiliArşive adım atacak olanların dikkatine

Önce arşiv kimliğini çıkarmanız gerekir. Kapıdaki güvenlikten nüfus cüzdanı kontrolünden sonra sağ taraftaki arşiv binalarına gelirsiniz. Dışarıdan gördüğünüz ikinci ve merdivenli olan bina kimlik çıkaracağınız yerdir. Merdiveni çıkar sağ taraftaki odadan kimliğinizi çıkartırsınız. Bunun için saat 9.30-10.00 en uygun saatlerdir. Eğer yabancıysanız tercümanla gelmeniz tavsiye edilir. Sırada katalog tarama faslı vardır. Bu sefer kimliğinizi takıp birinci binaya girersiniz. Önce çanta kontrolü için XR cihazına yönelir işlem bittikten sonra da kaydınızı deftere işlersiniz. Size verilen anahtarlık giriş kapısının sağ tarafında ki bölmede bulunan odadaki dolaplara aittir. Dolaplar çok güzel ve anahtar yerleri insan boyu mesabesindedir. Böylece diğer kütüphanelerde yaşanan boyun yetmemesi durumu burada görülmez. Aslında bu dolap dizaynını diğer kütüphanelere de tavsiye etmek yerinde olacaktır diye düşünüyorum. Çünkü İSAM da bu konuda çok sıkıntı çekilmektedir.

Bu bina içeriden iki yandan merdiveni olan iki katlı şirin bir konaktır. İlk katı katalog tarama için dizayn edilmiştir. Şimdi de sıradaki işlem olan giriş katının camlı kapısından içeriye nazar ederek giriyoruz. Oldukça uzun iki büyük masa bilgisayarlarla donatılarak araştırmacıların istifadesine sunulmuş. Bunun dışında arka ve yan bölmelerde de kendi bilgisayarınızla çalışma yapabilirsiniz. Bilgisayarlar şifreli tabi. Sizde kimliğinizi aldığınız zaman verilen şifreleri kullanarak kendi sayfanızı açabilirsiniz. Ve ekranın yukarısındaki katalog bölümünü tıkladığınızda belge isteme sayfası karşınıza çıkar. Artık istediğiniz konuyu yazıp taramaya başlayabilirsiniz. Taradığınız belgelerde kaydetmek istediğinizi yine ekranın sağında ki portföy bölümlerine kaydedersiniz. Kaydedilen belgeleri elinize geçmesi ise isteme saatinize bağlıdır. Eğer öğleden sonra istemişseniz bir sonraki günün öğleden sonrasında elinize geçer.Katip Çelebi'den bir belge

Diyelim belgeyi istediniz ve bir sonraki gün oldu. Saat en geç 15.30 da bu binada üst katta olmalısınız. Çünkü arşiv memurları 16.00 ayrılarak yerini nöbetçilere bırakır. Nöbetçiler ise ne belge verir ne de alırlar. Sadece çalışanlara gözetmenlik yapar. Ve istediğiniz belge saat 16.00 elinize geçti. Şimdi de ikinci katın şirin tek kişilik okuma masalarında belgenizi ihtiramla açıp, tarihin sizin için sunduğu arz u hale önce bakar sonra anlamak için okumaya geçersiniz. Arşiv okuma salonu saat 19.00 kadar açık. Bu saatte belgeyi isimlerinizi baş harflerinin olduğu kocaman dolapların bölümüne koyar bir sonraki güne kadar orada bırakırsınız.

Diğer talep şeklinde ise diyelim arşivden belge istediniz ve onun da CD olarak talep ettiniz o da bir gün sonra elinize geçer. Önce yine üst kattan makbuzunuzu alır dışarı çıkar, sağ alt tarafta merdivenle inilen bir başka binaya gidersiniz. Giriş katta solda ki bölüm sizin ödeme yapacağınız odadır. Ödemeyi yapar makbuzu yine ikinci kata getirir soldaki bankolarda bulunan görevlilere verirsiniz. Ve CD’niz elinizdedir. Hayırlı olsun artık belgenizle birlikte gece gündüz uzun yolculuklara çıkma zamanınız başlar…

Bu arada arşivin kafeteryası da bahçesi de güzeldir. Havaların ısınmak için kısa kısa aralıklarla çabaladığı bu günlerde arşiv bahçesi güzel bir sohbet mekânıdır. Tek kusuru dışarı da sigara içilmesidir. O temiz hava neden bu kadar kirletiliyor, içenler neden bunu anlamıyor bir türlü çözemedim.

Arşiv olduğu yerde eskimeye devam etsin lütfen

Neyse arşivle ilgili bilinmesi gereken birkaç nokta daha kaldı. Öncelikle arşivde çalışmak için araştırmacı mesleğinden olmak gerekir. Eğer bir başka işde çalışıp arşivden de yararlanmak isterseniz haliniz harap. Çünkü sizin yararlanacağınız öğle tatilinde arşiv memurları da tatil yapmakta. Dolayısıyla CD ödemesi yapamazsınız. Veya belgeniz öğleden önce gelmemişse öğle tatilini değerlendiremezsiniz. Öğleden sonraki gelen belge veya CD almak için sizin 16.00 önce arşive gitmeniz gerekir. Buda işinizden izin almanız demektir. Her daim izin alamayacağınıza göre çalışanın belgeye ulaşması zahmetli ve zor bir maratondur. Ama arkadaşlar arşivin bu halini, eskiyi düşündükçe devrim kabul ediyor ve çok mutlu oluyoruz diyorlar. Biz de arşivin daha uzun saatler açık kalması için dua ediyoruz. Bir de bugünkü konumundan taşınmaması için dua ediyoruz. Kağıthane gibi şehir dışına taşınacak arşivden nasiplenme imkanı hepten az olacaktır diyor, araştırmacı veya çalışanlara arşivi ihmal etmemelerini tavsiye ediyorum. Arşiv İstanbul da tarihle birlikte uzun uzun soluk alınacak en güzel mekânlardan biridir. Bu mekân arşive çok yakışmakta. Yetkililere arz edilir. 

 

Nevin Meriç bir penceremiz geçmişe açılsın, dedi

 

Güncelleme Tarihi: 28 Şubat 2010, 21:22
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Cevat Coşkun
Cevat Coşkun - 3 yıl Önce

Anlattıklarınızı okuyunca, "hadi Cevat, bir cesaret, git artık.." diyorum. Üstelik bir yığın belge var almak istediğim. (Belki mümkündür. Ben atlamış olabilirim ) Belgeleri isterken bir de sorsalar, "Tercüme edilmiş olarak mı istiyorsunuz.." diye. Ne de güzel olurdu..Saygılarımla.

banner19

banner13