banner17

Beşikçizade Tekkesi ranta kurban edilmedi

Koca Mustafa Paşa’da yer alan Beşikçizade Tekkesi Fatih Belediyesi tarafından restore edilerek Hayat Vakfı’na teslim edildi.

Beşikçizade Tekkesi ranta kurban edilmedi

 

Fatih’in Nevbahar Mahallesi’nde, yanından gelip geçerken görenleri harap haliyle mahzun eden bir tekke vardı. 2009 senesinde sözümona bilinmeyen bir sebeple çıkan yangın sonucunda neredeyse kül olan ve birkaç duvarı kalan bu ahşap tekke, nice diğer tekkeler gibi kaderine mahkûm edilmişti. Restore edilmek için sırada olsa da faaliyetler başlamıyordu. Büyük ihtimalle tekkenin üzerinde bulunduğu arazinin kıymetinin bilincinde olan ve rant peşinde koşanların iştahı kabarıp, salyaları etrafa saçılıyordu. Oysa yaklaşık 150 sene içerisinde Allah’ın ismini anmaya gelen gönül erlerine ev sahipliğiBeşikçizade Tekkesi yapmış, erenlerin himmetiyle bugünlere kadar gelmiş olan bu tekke İstanbul tekkeleri arasında mühim bir yere sahipti. Ne yazık ki yangından önce de metruk bir halde olan dergâh, yangından sonra ecelini beklemeye başlamıştı.

Fatih Belediyesi ise tekkenin bu durumunu fark edip restorasyonu için bir proje başlatmış. Geçtiğimiz günlerde de tekkenin restorasyonu tamamlanarak içler acısı halinden kurtarıldı. Beşikçizade Tekkesi, restorasyondan sonra Hayat Vakfı’na tahsis edilmiş.

Beşikçizade Tekkesi bir Nakşibendi ocağıydı

Tekke 1795 (H. 1210) yılında, hakkında çok bilgi olmayan El Hac Beşikçizade Süleyman Efendi tarafından yaptırılmış. Nevbahar Mahallesinin Topçu Emin Bey Çıkmazında yer alan tekke ahşaptan inşa edilmiş. Ancak 1906 senesinde harap hale gelen tekke tüm binalarıyla birlikte yeniden inşa edilmiş. Selamlık ve harem ahşaptan, tevhidhane ise kargirden yapılmış. Ayrıca taliplere, içeride şarab-ı aşk sakiler tarafından sunulurken, kapının girişine de gelip geçenler istifade etsin diye bir de çeşme yaptırılmış. Restorasyon projesini yürütenlerin söylediğine göre mimarî olarak da tekkeler arasında önemli bir yer tutuyormuş.

İlk olarak Nakşibendi tekkesi olarak kullanılan dergahın banisi Beşikçizade Süleyman Efendi de bir Nakşibendi şeyhi. Kendisinden sonra yerine geçen halifesi Mehmet Tahir Efendi’nin postnişinliğinden sonra tekke Halvetiyye’nin bir kolu olan Şabaniyye tarikatı tarafından kullanılmış. Beypazarlı Şeyh Ali Efendi ilk olarak posta oturmuş ve vazifesini ifa etmiş. Ardından yerine Ayasofya Camii’nde hatiplik vazifesini yürüten Ahmet Nazif Efendi geçmiş. Nazif Efendi vazifesini tamamladıktan sonra posta, oğlu Ahmet Kamil Efendi geçmiş ancak bir süre sonra postnişinlikten ayrılmış. Daha sonra posta geçen Sadeddin Efendi ile birlikte tekkenin yine Halvetiyye’den gelen Sünbüliyye tarikatına geçtiği bilinmektedir. Tekkenin ondan sonraki postnişinleri Mehmet Emin Efendi Beşikçizade Tekkesive Hasan Kamil Efendi… Son postnişin Nurullah Efendi’nin miladi 1977’de vefatıyla bir dönem de kapanmış. Tekkede devran-ı mukabele ise salı günleri yapılırmış.

Beşikçizade Süleyman Efendi’nin 1798 (H. 1213) tarihli vakfiyesinde şunlar yazılı:

“İki bin beş yüz zira arsa-i haliye üzerine atyeb-i mal ve enfes-i menalimden müceddeden bina ve ihya eylediğimhariciyede hatimhane ve bir şeyh odası ve kahve odası ve bir abdesthane maa lahika ve dehliz ve sekiz yüz zira arsa ve dahiliyede fevkani üç bab oda ve bir sofa ve bir dehliz ve bir abdesthane maa lahika ve tahtani ve iki bab oda ve bir sofa ve bir abdesthane maa lahika ve süflada bir kiler ve bir matbah ve bin zira eşcar gars oluşmuş bahçeyi müştemil…”

Diğerleri de rant peşinde koşanların ellerine bırakılmasın

Bilindiği üzere Fatih semti, Osmanlı’nın en hareketli kültür merkezlerinden birisi olmuş. Sınırları dahilinde barındırdığı camiler, medreseler ve tekkelerin adedi birçok semtle mukayese edilemeyecek derecede çok. Bu sebeple Cumhuriyet’in ilanından sonra gerçekleştirilen radikal reformlardan nasibini alan tekkelerin perişan halleri, bu semtin sokaklarında yürürken fazlasıyla gözleri ve gönülleri yaralar. Fatih Belediyesi’nin yapmış olduğu restorasyonları tebrik ve tasdik etmekle birlikte diğer tekkelere de el atılmasını ve ayakta kalabilenlerin -geçmiş yıllarda defaatle tesadüf edildiği gibi- rant peşinde olanların ellerine bırakılmamasını talep ediyoruz.Beşikçizade Tekkesi

Restorasyon sadece binayı onarmak değil

Bugün, birçoğu vakıf malı olan tekkelerin üzerinde yer alan apartmanların, otoparkların, okulların yıkılmasını değil, ancak bu binalara daha önce orada bir tekke olduğunu açıklayan bir yazı asılmasının isabetli olacağını düşünüyoruz. Osmanlıyı yüzyıllarca ayakta tutan dinamiklerin en başlarında gelen tekkelerin, Cumhuriyet’in yitik aklıyla hunharca katledilmiş olduğunu da gösterecek olan bu yazılar hem tarih bilincini artıracak hem de unutmuş olduğumuz bir müessesemizi yeniden hatırlamamıza ve onunla yeniden münasebet kurmamıza yardımcı olacaktır.

Başta Fatih sakinleri olmak üzere Fatih Belediyesi’nin bu konuya olan hassasiyetini artırarak devam ettirmesinidiliyoruz. Ayrıca, restorasyonlar yapılırken sadece tarihî bir binanın değil, kökleri bin yılların ötesine uzanan bir mirasın da yeniden canlandırıldığının bilincinde olunması gerekir. Allah erenlerin himmetinden ayırmasın.

 

Yusuf Selman İnanç haber verdi

Güncelleme Tarihi: 06 Nisan 2012, 17:31
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20