Batı Anadolu’daki Ahlat: İlbade Mezarlığı

İlbade Mezarlığı Ege bölgesinin en büyük ve en eski mezarlığıdır. Mezarlığın tarihi 13. yüzyıldan itibaren başlamaktadır. Salih Soyalp yazdı.

Batı Anadolu’daki Ahlat: İlbade Mezarlığı

Anadolu coğrafyasında keşfedilmeyi bekleyen nice güzellikler vardır. Bu güzellikler hep kâşifinin yolunu gözler. Bu yazımızda Batı Anadolu’nun bilinmeyen bir mezarlığını tanıtmaya çalışacağız. İlbade mezarlığı Kültür ve Turizm Bakanlığının koruduğu yerler arasındaki önemli bir sit alanıdır. Envanterinde bulunan taşların zenginliğinden dolayı Batı Anadolu’daki Ahlat olarak da tanımlayabiliriz. Mezarlık bir açık hava müzesi gibidir.  Denizli Şehir merkezindeki nadir yeşil alanlardandır. Mezarlık, Merkez Efendi İlçesi, İlbade mahallesinde olup mülkiyeti Denizli Büyükşehir Belediyesine aittir. Mezarlığın dört giriş kapısı vardır. Yapılan kazı çalışmalarıyla 8000 mezar taşının envanteri yapılmıştır. 2007 yılında başlayan restorasyon ve kazı çalışmaları Prof. Dr. Kadir PEKTAŞ tarafından yapılmıştır. İlbade Mezarlığı, Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin destek ve katkılarıyla harika bir kültürel sit alanına dönüştürülmüştür. Kadir PEKTAŞ Hocanın, “Denizli’de Türk Varlığının Kadim Tarihi” isimli kitap da İlbade mezarlığındaki tarihi yapıları ele almıştır. Bu kitap Denizli Belediyesi kültür yayınları tarafından 2018 yılında bastırılmıştır.

Dünyaca ünlü seyyah İbn-i Batuta 14. yüzyılda Denizli’de bulunan İlbade Mezarlığı’ndan bahseder. Halkın bayramlarda kurbanlarını İlbade ‘ kesmekte olduğunu söyler.  İlbade Mezarlığı Ege bölgesinin en büyük ve en eski mezarlığıdır. Mezarlığın tarihi 13. yüzyıldan itibaren başlamaktadır. Tespit edilen en eski tarihli mezar taşı miladi 1240/hicri-637/638 tarihlidir. Bu taş Mehmet Nazıroğlu Murat Şaha aittir. İlbade mezarlığında Roma ve Bizans dönemine ait devşirme malzemelerde görülmektedir.

Denizli İlbade Mezarlığını Anadolu’daki pek çok mezarlıktan ayıran kendine özgü güzellikleri vardır. Günümüzde birçok mezarlıkta Osmanlı dönemi mezar taşları korunamazken İlbade Mezarlığında Beylikler Döneminden kalma mezar taşları günümüze kadar sağlam bir şekilde gelmiştir. Bu mezarlıkta Germiyanoğulları, Selçuklular, Sahipataoğulları, İnançoğulları, Lâdik, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti dönemine ait mezar taşları vardır.

İlbade mezarlığında görülmesi gereken önemli mekânlar şuralardır. Sahabe mezarı, Namazgâh, Fatma Yıldız Hanımın Mezarı, Seyit, Mevlevi, Alperen kabirleri, Selçuklu fatihi Mehmet Gazi’nin Türbesi, Beylikler, Selçuklu, Osmanlı Dönemi mezar taşları, Şeyh Şirvani Türbesi, Ali Kahya Türbesi, Müftü Ahmet Hulusi Efendi’nin kabri, Demirci Mehmet Efe’nin öldürülen Efelerine karşı öldürdüğü 8 kişinin mezarı, Denizli’de Kuvayı Milliyenin kurucusu Miralay Tevfik Bey’de burada medfundur.

Mezarlık ziyaret öncesinde civarda bulunan işçi kahvesinde bir süre oturuyoruz. Bir süre arkadaşlarımızın gelmesini bekliyoruz.  Hazır vakit varken birer bardak çay içiyoruz. Sonrasında Zahire Pazarı yakınındaki İnanç Bey kapısından mezarlığa giriş yapıyoruz.

Ali Kâhya ve Şeyh Şirvani Türbesi

Gezimizin Ali Kâhya türbesiyle başlıyoruz. Türbenin hemen yakınında güvenlik görevlisine Selam veriyoruz. Türbede Şehir Kâhyası Ali Efendi medfundur. Türbe kırma bir çatıyla örtülüdür. Sade bir yapıdır. Mezar taşındaki kitabeden hareketle Miladi 1872/ Hicri 1288-1289 senesinde vefat etmiştir. Buz zat şehirdeki fakirlere yardımcı olmuştur. Denizli’de Kayalık Mahallesi civarında dergâhının olduğu bilinmektedir.

Ali kâhya türbesinden sonra Şeyh Şirvani türbesine doğru ilerliyoruz. Şeyh Şirvani Türbesi yakınında Mevlevi başlıklı mezar taşları vardır. Şeyh Şirvani Hazretlerinin türbesindeki tanıtım tabelasını okuduktan sonra türbeye giriyoruz. Şeyh Şirvani Hazretleri Azerbaycan’ın Şirvan nahiyesinde doğmuştur. Rusların 19. yüzyılda Azerbaycan’ı işgal etmesinden sonra Amasya’ya gitmiştir. Bir süre sonra Denizli’ye gelmiştir. İlbade Mezarlığında bulunan Şeyh Şirvani Hazretlerinin ikamet ettiği Musa mahallesinde tekkesi bulunmaktadır.

Nakşibendi meşayihindendir. Türbenin iç kısmındaki batı duvarında yer alan kitabeye göre Şeyh Şirvani 1853 yılında vefat etmiştir. Orijinalinde kerpiçle inşa edilen türbe zamanla tahribata uğramıştır. Türbe 1960’lı yıllarda ve sonrasında yapılan tamiratlarla bugünkü halini almıştır. Şeyh Şirvani Türbesinin çevresinde; bu zatın ailesi, talebeleri ve dergâhının şeyhleri medfundur. Arvasiler ailesinin kabirleri de çokça ziyaret edilen mezarlardandır.

Sahabe mezarı

İlbade mezarlığında sahabe mezarı da vardır. Sahabe mezarına giderken üstü kapalı alanda mezar taşları parçalarının birleştirildiği, alanı görüyoruz. Sahabe mezarı Denizli halkı arasında çokça uğranılan, saygı gösterilip ziyaret edilen kabirlerdendir. Sahabe mezarının olduğu alan bir duvar ile çevrelenmiştir. Kapıyı açarak sahabe mezarına giriş yapıyoruz. Mezar taşı hicri 97 tarihlidir. Hicri 97 tarihi o dönemde kısaltılarak yazılmış 1097 tarihi de olabilir. Mezar taşının yüzeyine sahabe yazmadığı için ve kesin bir şey söylenmeyebilir. Sahabeye ait olan taş Osmanlı Dönemi formuna benzemektedir.

Beylikler döneminden kalma mezar taşları

Anadolu coğrafyasında Türk-İslam İzlerini taşıyan mekanlardan biri de Ahlat Selçuklu mezarlığıdır. İlbade Mezarlığı da Batı Anadolu da bu işlevdeki küçük bir mezarlıktır. Denizli’de Anadolu Selçuklular döneminde definlerin başladığı mezarlık, akabinde bölgede hâkimiyet kuran Sahipataoğulları, Germiyanoğulları, İnançoğulları Osmanlılar döneminde de kullanılmıştır. Buradaki bazı mezar taşları boyuna yatay uzanmaktadır. İlbade Mezarlığındaki bazı taşlarda, dilimli yuvarlak kemerli, sivri kemerli, bitki tepelikli, üçgen alınlıklı şahideler ile dikdörtgen ve üçgen prizmatik sandukalıdır. Şahidelerin genel olarak ön ve arka yüzleri kitabelidir. Kitabelerde mezarda yatan kişinin kimlik bilgisi ve ayetler yazmaktadır.Buradaki bazı mezar yapılarında taş ve ardıç ağacı kullanılmıştır. Bazı mezar taşlarının üstüne kuşların buğday yiyebilmesi için başlık kısımları düz olarak kesilmiştir. İlbade Mezarlığında dikkatimizi çeken mezarlardan biride tonozlu mezardır. Bu mezarlar oda şeklinde yapılmıştır. Ağız kısımları tuğlalar döşenmiştir. Osmanlıca harflerle yazılmış bir mezar taşının arka kısmında haç işareti vardır.

İlbade Namazgâhı

Beylikler dönemi mezar taşlarını inceledikten sonra namazgâha doğru hareket ediyoruz. İlbade mezarlığında iki tane namazgâh bulunmaktadır Orijinal halinde duvarla çevrili olan namazgâhın bazı kısımlar tahrip olmuştur. Ziyaret ettiğimiz namazgâh 50 metre genişliğinde olup dikdörtgen planlıdır. Duvar dokusu incelendiğinde namazgâhın 16. yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir. Alanda yapılan kazılarda, mihrabın ön kısmında ahşap destekli bir çatı bulunmuştur. 1970’li yıllarda bu namazgâhta muharrem ayında aşure dağıtılırmış.

Kahraman bir komutan, Mehmet Gazi Türbesi

Namazgâh alanından ayrılarak asfalt yoldan Selçuklu fatihlerinden Mehmet Gazi Türbesine doğru ilerliyoruz. Mehmet Gazi Türbesi Anadolu Selçuklu dönemi eseridir. Türbeye doğru giderken bulunduğumuz yamaç üzerinden yukarıya doğru çıkıyoruz. Türbenin yakınındaki çalışmaları devam eden zaviyeye var. Biraz yürüdükten sonra Bizans’a ağır zayiatlar veren Mehmet Gazinin medfun olduğu türbeye ulaştık. Mehmet Gazi Selçuklulara ait bir kervanın Laodikya’da yaşayan Bizanslılar tarafından soyulması üzerine Server Gazi ile beraber Laodikya ordusuyla savaşarak onları yenmiştir. Mehmet Gazi mağlup edilen orduyu takip ederken yaralanmış ve daha sonrasında ise bu yara dolayısıyla şehadete ermiştir.  Selçuklu Devletinin uç beyi olan Mehmet Gazi Denizli’nin fethine katkıda bulunan alperenlerdendir. Türk İslam medeniyetinin Batı Anadolu’daki en eski eserlerden biri de Mehmet Gazi türbesidir. Buradaki çinilerden Selçuklu eseri olduğu anlaşılmaktadır. Bu Türbe, Denizli’deki Akhan Kervansarayı'ndan daha eski bir yapıdır.

Mehmet Gazi türbesindeki sanduka Osmanlı dönemine aittir. Türbenin içindeki kitabe demir korkulukla çevrili kısmın içindedir. Kitabe günümüzde orijinalliğini korumaktadır. Türbe dikdörtgen planlı olup tonoz örtülüdür.

Milli mücadele kahramanı Müftü Ahmet Hulusi Efendi Kabri

Mehmet Gazi Türbesinde sonra, Müftü Ahmet Hulusi Efendi’nin kabrini ziyaret ediyoruz. Mezarı mermerden yapılmıştır. Müftü Ahmet Hulusi Efendi Milli Mücadele esnasında Denizli’de İtilaf devletlerine karşı fetva vermiştir. İstiklal Harbini Anadolu’da başlatan ve Denizli’de halkı işgale karşı uyandırıp Milli mücadeleye teşvik eden bir kahramandır. Yunanlıların İzmir’i işgali karşısında Denizli’de halka verdiği fetvada silahımız olmayabilir, topsuz-tüfeksiz sapan taşı ile de düşmanın karşısına çıkalım! Diyerek milli bilinç uyandırmıştır.

Kadın bir komutan: Fatma Yıldız

İlbade Mezarlığındaki son durağımız Haçlılara karşı savaşan Fatma Yıldız Hanım’ın mezarıdır. Mezar Fatma Yıldız Hanım Kapısının giriş kısmındadır. Fatma Yıldız, Denizli Beylerinden birinin kızıdır. III. Haçlı seferleri sırasında Haçlılarla savaşmıştır. Halkı düşmana karşı galeyana getirmiştir. Bu çarpışmalarda şehit düşmüştür.

Bu yazımızda 13. Yüzyıla tarihlenen İlbade mezarlığını ele aldık. Günümüz de Osmanlı döneminden kalan mezar taşları bile korunamazken, İlbade Mezarlığında daha eski devletlere ait(Germiyanoğulları, Selçuklular, Sahipataoğulları, İnançoğulları, Lâdik) mezar taşları sağlam bir vaziyette günümüze ulaşmıştır. Bu güzide eserleri korumak hepimizin görevidir. İlbade mezarlığı, Denizli ile Batı Anadolu’nun Türk-İslam döneminden örnekler sunan en önemli mezarlıktır.

Salih Soyalp

Kaynakça:

Pektaş, Kadir. Denizli’de Türk Varlığının Kadim Tarihi, İlbade Mezarlığı, 2018.

//www.pamukkale.gov.tr/www/resimler/orjinal/images/LBADE_MEZARLIGI.pdf      

https://www.denizli.bel.tr/Default.aspx?k=kultur-yayinlari

//www.merkezefendi.gov.tr/muftu-ahmet-hulusi      //www.pamukkale.gov.tr/tr/Kultur-Turizmi-Denizli/Turbeler

Yayın Tarihi: 31 Aralık 2020 Perşembe 16:04 Güncelleme Tarihi: 06 Ocak 2021, 16:17
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
mehmet özdemir
mehmet özdemir - 3 ay Önce

denizli de böyle bir mezarlık mı var ilk defa duydum

banner26