Aykırı fikirlerin formları

"Form, normu baz alır. Bazen ise norm, forma göre şekillenir. Fakat tasarım, kendini tekrarladıkça özünü kaybeder. Çünkü her eser kendi toprağında çiçek açar. Bazı tasarımcılar alışılmışın çok ötesine çıkmıştır. Mimari anlayışları herkese hitap etmese bile öncülerdir. Yaptıkları eserlerle yeni bir mimari akım doğurmuşlardır." Hüma Dergisi'nden Banu Beyza Er yazdı.

Aykırı fikirlerin formları

Normal dediğimiz kavram toplumun genel kabul gören kurallarına uygun olandır. Fakat toplumun anormali benimseyeceğini hiç düşünmeyiz. Belki de yanlış kabul edilen doğru, doğru kabul edilen değerler yanlıştır. Çoğunluk tarafından kabul gören düşüncelere itaat ettikçe güvenli bölgede kalırız. Fakat Kuran-ı Kerim bize birçok ayette “Akıl et!” diye emreder. Zihnimiz sonsuz bir okyanus gibidir. Etraftaki sesler, fikirlerimizi bastırıyorsa kendimize ait bir şiir yazamayız, yalnızca yazılanları okuruz. Fakat farklı olmanın bir bedeli vardır. Eleştiriye karşı sağlam durmanın bedeli dışlanmayı göze alabilmektir. Yalnız hissettiğinde içindeki kalabalıktan destek almak, herkes dur dediğinde pes etmeden devam edebilmek gerekir.

Genellikle form, normu baz alır. Bazen ise norm, forma göre şekillenir. Fakat tasarım, kendini tekrarladıkça özünü kaybeder. Çünkü her eser kendi toprağında çiçek açar. Bazı tasarımcılar alışılmışın çok ötesine çıkmıştır. Mimari anlayışları herkese hitap etmese bile öncüdürler. Yaptıkları eserlerle yeni bir mimari akım doğurmuşlardır.

Akımlar Silsilesi

Dekonstrüktivizm, hem modern mimariden izler taşıyan hem de eski ile bağ kuran mimari bir akımdır. Dekonstrüktivizmi anlamak için geçmişini bilmek ve nereden geldiği hakkında fikir sahibi olmak gerekir. Çünkü bu akım da çoğu akım gibi önceki akımlara başkaldırarak ortaya çıkmıştır.

Modernizm; felsefeden edebiyata birçok alanın evrilmesine yol açmış bir akımdır. Bu akım mimariye ise 19. yüzyılda yansımıştır. Geleneksel kalıplara karşı çıkan modern mimarlığın temel aldığı ilke görselden ziyade fonksiyondur. İşlevi etkilemeyen her eklenti gereksiz olarak görülür. Modernist mimar Adolf Loos’un “Süsleme suçtur.” manifestosu bu akımı anlatan en iyi ifade olabilir.

Fakat gün geçtikçe yapılan tasarımları monoton bulan kesimler olmuştur. Belki de bilinçaltı, zihnine kazınan eski resimleri görmek istemiştir. Bir süre sonra ise etrafa ayna yerleştirilmiş gibi birbirine benzeyen binalar yayılmaya başlamıştır ve buna bağlı olarak postmodern akım doğmuştur. Postmodern akımın modern mimariden en büyük farkı formun, ihtiyaca göre şekillenen yapıların aksine somut bir işleve sahip olmak zorunda olmamasıdır.

Dekonstrüktivizm, Postmodern bir eğilim olarak ortaya çıksa da aslen yeni bir başlangıçtır. Bu düşünceye göre bir yapının biçimini tasarlamak, fonksiyonunu çözmekten daha geri planda değildir. Oranları kabul etmeyen, sınır tanımayan, kalıplara sığmayan bir tasarım çizgisidir. Yani bir başka deyişle aykırı fikirlerin normal şekle bürünmüş hali diyebiliriz.

Haydar Aliyev Kültür Merkezi

Zaha Hadid’in Bakü’de tasarladığı Kültür Merkezi; dalgalanmaları, kırılmaları, alçalıp yükselmeleriyle akışkan bir forma sahiptir. İlham alınan nokta ise Azerbaycan mitolojisinde bulunan Hazar Denizi’nin yükselişidir. Çok işlevli bir mekân olan Kültür Merkezi arazinin yapısını reddetmeden ve var olan doğaya dokunmayarak tasarlanmıştır. Merkezin bu akımın en başarılılarından olmasını sağlayan bir faktör ise heykelsi formların iç mekân çözümleridir. Bu çözümler detaylı düşünme ve planlama ile alanların en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Mimaride hareket fikrini benimseyen mimarın bina kabuğu iç mekânları ayrıştırır. Malzemeyi de tasarımın bir parçası olarak görerek detayları birlikte düşünür. Zaha Hadid, mekân algısı konusunda: “Mimarlık gerçekten refahla ilgilidir. Bence insanlar bir mekânda iyi hissetmek isterler. Bir yandan barınmayla ilgili ama aynı zamanda zevkle de ilgili…” diyerek mekânların duygularla ve enerjiyle etkileşimini bize düşündürür.[1]

Walt Disney Konser Salonu

Frank Gehry, dekonstrüktivizm akımının temsilcilerinden sayılsa bile bir kalıba bağlı kalmak istemez. Hatta küçük ölçekli projelerinde ekspresyonizm akımının parçalarını da hissedebiliriz. İsmi anıldığı an akla “Dans Eden Ev” yapısı akla gelse de bugün yazımızda başka bir eserinden bahsedeceğiz; Lillian Disney’in eşi Walt Disney anısına yaptırdığı ölümsüz bir anıt.

Rijit olmayan strüktürler ve aykırı form tasarımları; güçlü bir hayal gücünün ürünüdür. Fakat onu anlayıp uygulamak da aynı meziyeti gerektirir. İnşaatın ilk safhasında şantiyedeki mimarın projeyi yanlış anlamasından kaynaklanan hatalar, proje maliyetini epey yükseltmiştir. Frank Gehry teknolojiye daha fazla ağırlık vererek bunun önüne geçmeye çalışmıştır. Fakat teknolojiyi kullanma yöntemi farklıdır. Birçok tasarımcı bilgisayar ile düşünerek projeyi orada oluşturur. Fakat Frank Gehry, projeyi zihninde bitirip yalnızca dijitale aktararak teknolojiyi bir araç olarak kullanır.

Rüzgârdan dağılmış bir çiçeği andıran yapı, hareketli bir forma sahiptir. Yapısıyla şehrin bütününe aykırı olsa da şehrin bir parçası olmuştur. Açık hava mekânlarının halk tarafından sosyal alan olarak kullanıldığı bir kent merkezine dönüşmüştür.

Paslanmaz çelikle kaplanan eğri yüzeyler, ayna misali güneş ışıklarını farklı açılarda yansıtarak günün her saatinde görsel bir şölen oluşturur. Konser salonunda en önemli husus “ses” için akustik uzmanları Yasuhisa Toyota ve Minoru Nagata ile çalışarak her koltuktan müziğin eşit şekilde duyulmasını sağlamıştır. Yapı ses, görüntü ve dokunun başarılı ve farklı bir çözümü ile ilginç bir deneyim yaşatır.[2]

Özeleştiri yaparsak (ülkemizde azınlıkta olan başarılı mimarları tenzih ederek) kendi çizgimizi bulamadık. Başkalarının çizdiği yollarda oradan oraya savruluyoruz. Malzeme bakımından oldukça zengin olan kaynaklarımızı yeterince kullanamıyoruz. Özümüzde olan tasarım gücünü günümüz inşaat teknolojilerini ve malzemelerine uyarlayamıyoruz. Ne zaman ki kendimizi kumaşımızı tam anlamıyla tanıyıp ona uygun elbise dikersek imzamızı tekrar atacağız.

Banu Beyza Er

Hüma Dergisi, Sayı:19

Dipnot:


[1] Yapı Girişlerinin İç ve Dış Mekân Kapsamında Değerlendirilmesi: Zaha Hadid Yapıları Örneği Sevde Dinçer (Yüksek Lisans Tezi)

[2] Ekspresyonizm Kavramı ve Mimarlıkta Ekspresyonizmin Frank Gehry Bağlamında İncelenmesi Hale Keskin Alemdar (Yüksek Lisans Tezi)

Yayın Tarihi: 02 Kasım 2022 Çarşamba 13:30
YORUM EKLE

banner19

banner36