Ankara tarihiyle barışıyor Hamamönü'nde

Hamamönü, Ankara’nın mazisi olmayan bir kent imajını yıkan bir etkiye sahip olmuştur. Bizatihi burası tarih boyunca İslam kültür ve medeniyetinin bütün kurumlarıyla yaşandığı bir yerdir..

Ankara tarihiyle barışıyor Hamamönü'nde

Ankara denildiğinde genellikle soğuk bir kent silueti canlanır zihinlerde. Soğuk binalardan, sekiz-beş mesaiye ayarlı yaşamdan mütevellit bir kent. Bunun böyle olmasında tabii ki başkentliğin etkisi yadsınamaz. Askeri ve bürokratik yoğunluk dolayısıyla kaldırım taşları bile esas duruşa geçmiş gibidir adeta.

Başkent Ankara aynı zamanda Cumhuriyet modernleşmesinin bir laboratuvarı gibidir. Yüzünü Batı’ya dönen bir devletin tarihinden, mazisinden, kültüründen kopuşunun sembolleriyle dolu bir kent. Uzunca bir zaman Anadolu’ya özgü sıcaklığın, dolaysızlığın olmadığı… Kadim medeniyetimize, kültürümüze dair eserlerin, yaşam alanlarının görmezden gelindiği, üzerinin örtüldüğü, çürümeye terk edildiği bir başkent.

Ankara uzunca bir fetret döneminden sonra otantik varlığıyla barışıyor

Bilinenin, görülenin aksine Ankara bir tarihi saklıyor sinesinde. Kaleler, camiler, hanlar, hamamlar, çeşmeler, çarşılar, külliyeler… Şimdilerde her türlü modernleşme, Batılılaşma çabalarının, tarihi yok sayma gayretlerinin üzerini örten perde kalkıyor. Türedi mimariye, yapılaşmaya rağmen tarihin asil ve kaybolmayan yapıları mahcubiyetle kendini gösteriyor. Ankara uzunca bir fetret döneminden sonra otantik varlığıyla barışıyor.

Altındağ ilçesinde, belediye öncülüğünde tarihi yeniden ayağa kaldırma gayretleri bunun bir göstergesi. İlçenin sınırları içindeki Hamamönü semti, Sakarya Mahallesi, Ulucanlar Cezaevi, Ankara Kalesindeki restorasyon ve sağlıklaştırma çalışmaları…

Hamamönü. Karacabey Hamamı dolayısıyla buraya Hamamönü denmiş. Bu semtte İstiklal Şairimiz Mehmed Akif’in milli mücadele döneminde sık sık uğradığı ve İstiklal Marşı’nı kaleme aldığı Taceddin Dergâhı, Taceddin Sultan Camii, Hacı Musa Camii, Sarıkadı Camii, Karacabey Tarihi Hamamı, Karacabey Camii, Kamil Paşa Konağı yer alıyor. Taceddin Dergâhı’nın bitişiğindeki kabristanda merhum Muhsin Yazıcıoğlu da medfun.

Hamamönü ve civarı, buradaki iyileştirme çalışması yapılmadan önce yanından bile geçmeye korkulan bir yerdi. Rutubetli sokakların küf kokan terk edilmişliğiyle doluydu her taraf. Bir zamanlar istiklal ve bağımsızlık için yüreklerin heyecanla çarptığı yerler kendi haline bırakılmış, tarih çöpe atılmıştı. Sarhoşlar, berduşlar mekân tutmuştu buraları. Yüzünü tarihinden çevirmiş bir cumhuriyetin yıkıntılarıyla doluydu.

Ankara’nın sinesinde gizli o tarihin içine girmek

Milli Mücadele döneminde Ankara’da kalacak yer bulamayan Mehmed Akif’e tahsis edilen Taceddin Dergâhı’nın tarihi çok eskidir. Kanuni Sultan Süleyman döneminde inşa edilmiş, Sultan Abdülmecit döneminde de onarılarak bugünkü hale gelmiştir. Burası Bursa’da Üftade ve İstanbul’da Aziz Mahmud Hüdayi dergâhlarında yetişen Şeyh Taceddin Mustafa Sultan tarafından Celveti Tarikatının bir kolu olarak açılmış.

Dergâha adını veren Şeyh Taceddin Sultan, Selçuklu Devleti’nin son dönemlerinde yetişmiş önder şahsiyetlerdendir. Dergâh camii, türbe, dergâh, çeşme ve hazireden müteşekkildir.

Onarılıp, elden geçirilmeden önce viran bir yurda benzeyen Hamamönü şu an Ankara’nın gürültüsü patırtısı içinde sessizliğin mekânı haline dönüşmüş. Ulus’un ve Kızılay’ın kalabalık, boğucu, hızlı akan ritminden kurtulup buraya gelmek büyük bir ferahlık olacaktır. Buradaki tarihî mekânların havasını solumak, biraz ilerideki Suluhan’a uğramak, oradan Samanpazarı ve çıkrıkçılar yokuşundan Kale’ye yürümek, en sonunda Hacı Bayram Veli’ye gelmek Ankara’nın sinesinde gizli o tarihin içine girmek gibi olacak. Bürokrasinin, modern mimarinin, kirin, pasın, yoğunluğun içinde nefes almak gibi…

Hamamönü, Ankara’nın mazisi olmayan bir kent imajını yıkan bir etkiye sahip olmuştur. Bizatihi burası tarih boyunca İslam kültür ve medeniyetinin bütün kurumlarıyla yaşandığı bir yerdir. Etraftaki camiler, hanlar, çarşılar, konaklar bunun göstergesi. Hatta birkaç yüz metre ilerideki Hacı Bayram Veli Camii bütün heybetiyle ayakta. Burada… Hamamönü etrafındaki beton dağlarına, karmaşaya, kaosa rağmen dinginliğin yaşandığı bir yer. Burası evleriyle, dergâhıyla, dinlenme mekânlarıyla, mahalle sakinleriyle, camileriyle klasik bir mahalle, meydan hüviyetinde. Gidip görmek lazım.

Muaz Ergü yazdı

Güncelleme Tarihi: 04 Temmuz 2019, 10:51
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13