banner17

Amasya'da Bir Şaheser: Sultan 2. Bayezid Külliyesi

Sultan 2. Bayezid Külliyesi, şehrin geçiş güzergahında olması hasebiyle buranın sosyal yaşantısında da ayrı bir öneme sahiptir. Aynı zamanda kültürel mirasımızın günümüzde korunan ve bizim olanı en iyi şekilde temsil eden başyapıtlarından biri... Emrah Avcı yazdı.

Amasya'da Bir Şaheser: Sultan 2. Bayezid Külliyesi

"Şehzadeler Şehri" Amasya sancağında Sultan  II. Bayezıd tarafından tahta çıkışının şükranı olarak Hicri 886’da, oğlu Şehzade Ahmet’in gözetiminde bir külliye yaptırılmıştır. Külliye; cami, aşevi, tab-Hane (misafirhane) ve medreseden oluşmaktadır.

Külliye’nin inşasının hayli ilginç bir hikâyesi olduğunu Evliya Çelebi'den öğrenmekteyiz. Çelebi, seyahatnamesinde; Bayezıd, Amasya’da şehzade iken hat hocası ve yakın dostu Hamdullah Efendi ile meşk kayasında sohbet ederken “bir gün saltanat bana nasip olursa bu diyara bir cami yaptırmak isterim” der ve Hamdullah’a burada nereye cami yaptırayım diye sual eder. Bunun üzerine Hamdullah yayını gerip bırakır ve “okumun düştüğü yer  uygundur” der. II.Bayezıt bir yıl sonra  tahta geçer ve okun düştüğü yere külliyeyi inşa ettirir.

Külliyenin yapılışına dair diğer bir hikaye ise: Sultan Beyazıd şehzade iken  şehrin ileri gelenleri tarafından saltanatın ona geçeceği müjdeler ve Amasya’ya cami, medrese yaptırılmasını rica ederler. Bayezıd ise tahta geçtikten sonra buraya oğlu Ahmet aracılığıyla külliyeyi yaptırır.

Medresesinin ilk müderrisi Zenbilli Ali Efendi

Amasya’nın geçiş noktasında yapılmış olan  külliye, klasik Osmanlı mimarisinin izlerini taşır. Yeşilırmak’ın (Tozanlı deresi) güneyinde inşa edilen külliye, depremlerden ve ırmak taşmalarından hasarlar görmüştür. Son olarak 1939 yılında meydana gelen depremde tahrip olmuş ve 1960 yılında onarılmıştır.

Bayezıd adına yaptırılan caminin vakfiyesi Hicri 901 yılında yazdırılmıştır. Caminin ayrı bir avlusu yoktur. Medrese, aşevi  ile iç içedir. Cami “T” planlıdır. Üç giriş kısmı vardır. Kare biçimli olan cami iki bölümden oluşmaktadır. İç kısımda mihrap fazla süslü değildir. Minber sade olup beyaz mermerdendir. Bunların yanında sadelik ön planda olmakla birlikte kapı ve pencere kanat işçilikleri dikkatle yapılmıştır.

Caminin son cemaat yerinin sağında ve solunda iki minare yükselmektedir. Kare kaideler üzerine yapılmış olan minarelerden sağdaki kırmızı renkte kakmalarla zengin surette bezenmiştir. Başka hiçbir minarede gözükmeyen süslemede, uçlarında zambak motif­leri bulunan zikzak çizgiler hâkimdir. Diğer minare ise eski Türk minare mi­marisi geleneğine uygun olarak gövdesi kırmızı ve beyaz çubuklar halinde yapıl­mıştır.

Caminin sağ tarafında bulunan medrese ise külliye ile beraber yaptırılmıştır. Ters “U” planlıdır. Evliya Çelebi buranın Amasya’nın en süslü ve en önemli medresesi olduğunu ifade etmektedir. İç avlusu ayrı olan ve girişi külliye avlusundan olan medrese 1922’den itibaren  İl Halk Kütüphanesi olarak kullanılmaktadır. Medresenin ilk müderrisi daha sonra Osmanlı şeyhülislamı olacak olan Zenbilli Ali Efendi’dir.

Bir şehzade de burda medfun

Aşevi de “L” şeklinde bir plana sahiptir. Külliyenin güney ve doğu kısmında yer alan aşevi, yapılışından on dokuzuncu yüzyıla kadar işlevini korumuştur. Burası uzun bir dönem askeri depo olarak kullanılmış, bundan ötürü bakımsızlıktan yıkılma tehlikesi de yaşamış.

Bunların yanında dikkat çeken bir detay ise burada medfun bir şehzadenin olmasıdır. Şehzade Ahmet’in oğlu Şehzade Osman’ın türbesi külliye içindedir. Külliyenin içinde bulunan ve yapılışı esnasında dikildiği bilinen iki büyük çınar ağacı da varlığını devam ettirmektedir.

Külliye, kentin geçiş güzergahında olması hasebiyle buranın sosyal yaşantısında ayrı bir öneme sahiptir. Aynı zamanda kültürel mirasımızın günümüzde korunan ve bizim olanı en iyi şekilde temsil eden başyapıtlarından biridir.

 

Emrah Avcı

İlk yayınlanma: Dunyabulteni.net

Güncelleme Tarihi: 16 Aralık 2017, 10:53
YORUM EKLE
YORUMLAR
Harun YILDIZ
Harun YILDIZ - 1 yıl Önce

Evet, Sultan II. Bayezid Külliyesi, Amasya'nın tarihsel anlamda en önemli mekanlarından biridir. Yapılışından bu yana yüzyıllar geçmesine rağmen eskimeyen ve sağlam duran bir özelliğe sahiptir.Amasya, burası gibi, epey daha tarihsel ve kültürel güzelliğe sahip bir şehir olup yüzyıllar boyunca kendi içinden Zenbilli Ali Efendi, Aşıkpaşazade, Tarihçi Şükrullah, Hattat Şeyh Hamdullah, Sabuncuoğlu Şerafeddin, Mihri Hatun ve Hüseyin Hüsameddin Efendi gibi önemli pek çok ismi de yetiştirmiştir.

banner19

banner13

banner20