Ali Kapu'ya uğramazsan olmaz

İran'a uzun yıllardır vizesiz geçiş var. İran'a gider Tahran'a yolunuz düşerse Ali Kapu'yu mutlaka bulun. Parisa Jadidi yazdı.

Ali Kapu'ya uğramazsan olmaz

Doğrusunu söylemek gerekirse Tahran genelde sevilmeyen, soğuk bir şehir. Hatta Ankara kadar itici görünmekte ama aslında pek çok görülesi, beğenebileceğiniz mekana sahip. Bunların arasında benim her zaman gitmek istediğim yer Ali Kapu restoranıdır. Yemeklerinden dolayı değil de canlı müzikleri için orayı çok severim.

Ali Kapu
(+)

70 yıllık restoran

Binanın yapım tarihi yaklaşık 70 sene önceye dayanıyormuş. 1979 yılından beri restoran olarak çalışmaya başlamış. Buranın ilk kurucusu Muhammed Reşidi Torogi Beymiş. Şu anda onun oğulları çalışmaya devam edip restoranın güzel lambalarını aydınlatmaya devam etmektedirler. Torogiler Netenz kökenlidir. Netenz, İsfahan'ın tarihi ilçelerinden biridir. Reşidi Bey orada yaşadığından dolayı tarihi görünüme, özellikle de el sanatlarına ağırlık vermiş mekanında.

Binanın altyapısı ilk olarak toprak ve tebeşirden yapılmış olan bodrumdan oluşuyordu ve bir sürü onarımdan sonra günümüzdeki haline dönüşmüş. İran'ın ilk geleneksel restaurantı olarak tanınır Ali Kapu. 1995'ten beri canlı müzik icra ediliyor.

Ali Kapu
(+)

Ali Kapu restaurantında Safevi dönemi mimarisi egemendir. İsfahan'ın ünlü sanatçıları dikkatle sanatlarını sergilemişler.

Tuğla döşemesi Gazvenli (Kazvin) bir üstad tarafından yapılmıştır. Ayna ve cam işleri, küme tuğla işi ve çob sanatı ve fayans dizme işleri hep İran'ın değerli sanatçılarınca, ustalarınca yapılmıştır.

Neden Ali Kapu deniliyor?

Ali Kapu diye adlandırılmasının sebebi İsfahan şehrinde aynı adda bulunan beş katlı bir saraydan dolayıdır. İsfahan'da bulunan Alikapu Sarayı Safeviler döneminde yapılmış, meşhur bir saraydır. Bu restauranın kuruluş amacı yemek yemekten çok sanki İranın gelenek ve göreneklerini, kültürünü göstermek ve sıcak bir ortamı sağlamaktır. Modern bir dünyanın yanında insanlar bu geleneksel restaurantı daha çok seviyorlar ve bu yüzden bu restaurana gelmeyi tercih ediyorlar. Her gece bir çok yabancı misafirler, yurdışından gelen İranlılar hoş bir vakit geçirmek için bu restaurana gelmeyi tercih ediyorlar.

Ali Kapu
(+)

Gelgelelim yabancı misafirler arasında ilk olarak Avrupalılar, Asyalılar, Afrikalılar ve sonunda Amerikalılar geliyorlar. Örneğin oraya gelen misafirler arasında yabancı ülkelerin Cumhurbaşkanları, İspanya’nın eski başkanı, Irak’ın Enerji ve tabii kaynaklar bakanı, Gine’nin Enerji ve tabii kaynaklar bakanı, Singapur’un Dışişleri bakanı, Amerika’dan savaşa karşı olan 30 kişilik bir grup, Alman haber ajansı çalışanları, Turizm müsreşarı, Hanımefendi Kiristion Emanpur, Alman Yeşil Partisinin başkanı, ABC’nin müdürü, Amerikanın ünlü aşçısı Dayan Sayır, yabancı ülkelerin siyasi ve kültürel heyetleri, Paraguay'ın baş danışmanı ve dünyanın meşhur futbolcuları sayabiliriz. Bu kişilerin imzaları ordaki hatıra defterinde mevcuttur.

Herkesin gelme nedeni farklı

Ali Kapu
(+)

Bütün müşterilere göre orası harika ve eşsiz bir restorandır. Oradaki sıcak ortamı sağlayan etkenlerden biri de masaların özel sıralanış şeklidir. Oranın yemekleri bütün zevklere uyuyor. İrana ait özel yemekler yapılıyor. Pilavların pişirilme şekli, İran kebablarının çeşitliliği, müzikler ve oranın sıcak ortamı için insanlar oraya gitmeği tercih ederler.

Dört müzik gurupu Azerice, Lorca, Kürtçe, geleneksel ve folklorik müzikleri çalıyorlar. Müzik grubu her akşam saat 9-12 arasında müzik çalar. Her sene de bu müzikler grubu değişebilir. Oranın ortamı sağlam kuruması için her türlü sigara ve nargile içmesi yasaktır. Alikapunun giriş kapısında geleneksel giyimini giyen kişi elinde tütsü yandırarak misafirleri karşılıyor. Tütsü yandırmasının sebebi de misafirlerin kötü nazarlardan uzak olmaları içindir. Ordaki çalışan bütün aşçılar ve işçiler İranlıdır. Çayhanesinde çalışan işçiler geleneksel bir giyim giyerek çayları İranın özel bardak ya da fincanlarında misafirlere sunarlar. Lokantada yaklaşık 270 misafiri ağırlanabiliyor.

Ali Kapu
(+)

Duvarlarında Mevlana, Hafız, Sadi...

Restoranın binası içinde yeni yapılan bir balkon var ki eski adı şah neşindir, yani önemli kişilere aittir. Duvarlar üzerinde kubbe şeklinde yapılan resimlerin etrafında turkuaz tuğlaları zarif ve dikkatle, bıçakla kestirilip yapılmıştır. Duvarında Mevlana, Hafız, Sadi gibi ünlü şairlerimizin resimleri ile Şehnamenin ve eski kahvehanenin sembolleri var.

Aslında bu restoran küçük bir müzedir de diyebiliriz. Giriş kapısında, koridorda ve duvarlarda; bakır ve eski kabarık çiniler üzerinde ünlülerin resimleri çizilmiştir. İran’da bakırdan yapılmış olan 3 adet kocaman semaver var. Bunlardan birisi Alikapu restoranında bulunmaktadır ki çok büyük olduğundan herkesin dikkatini çekiyor. Masaların yanına eski yastıklar koymuşlar. Binanın bütün yapımında özel bir şehrin kültürü ya da geleneği amaçlanmamıştır. Asıl amaç bütün İranın özelliklerini, kültür ve geleneklerini göstermektir.

Kısacası oradan ne kadar bahsetmek istersem yine de azdır. Ama sonuçta Tahran’a gelen herkesin oraya gitmesini tavsiye ederim.

 

Parisa Jadidi Tahran'dan haber verdi

Fotoğraflar, Merve Semsar

Güncelleme Tarihi: 18 Ocak 2011, 18:06
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Kemal
Kemal - 10 yıl Önce

İranın zengin kebap çeşitleri diyor yazıda..bu doğru değil. son derece sınırlı.

Susan Kolipur
Susan Kolipur - 10 yıl Önce

Aferin Perisa!!!!!!!!!!!!!

banner19

banner13

banner26