banner17

Adresi kime sormalı?

İstanbul'un yabancısı idim. Yol yordam bilmezdim. Halen de bildiğim söylenemez ya! Bir gün...

Adresi kime sormalı?

Haliç’te iki kere yolumu kaybettim, ikisinde de yolu bana o tarif etti. Arkadaşıma anlattım, “Kim bilir belki de O 'Ya Vedud Sultan' idi” dedi.

İstanbul’a gelmeden önce İstanbul’u hiç böyle hayal etmezdim. Bana göre İstanbul sadece tarih demekti. Padişahlar, bilginler, Allah dostları, hatta eski Türk filmlerinden aklımda kalan Bizanslılar bile gözümde canlanırdı. İstanbul’a ilk geldiğimde Ayasofya’da, Haliç’te, Eminönü’nde gezerken sanki tarih canlanacakmış gibi hissederdim. İstanbul benim için camiler, kubbeler, türbeler, saraylar, köprüler ve Boğaz’dan ibaretti.Ya Vedud

İstanbul’da ilk defa kayboldum

Haliç Köprüsünün altında büyükçe, yemyeşil ve rengarenk güllerle dolu bir bahçenin ortasında eski küçük ve taş bir yapı gözüme ilişti. Burası tarihi bir yer olmalı diye düşündüm. Ne üzerindeki kitabe ne de Ya Vedud Hz. yazısı dikkatimi çekmişti. Gördüğüm ilk kişiye biraz korku biraz da telaş ile sordum: ”Eminönü’ne gideceğim ama buradan nasıl gidebilirim ?” Bana yolu tarif eden Ya Vedud Hz’nin türbedarı ismini sonradan öğreneceğim Ahmet amca imiş.

Bahçenin önünde kaldırımdaki kumları süpürüyordu. Kafasını hiç kaldırmadan “Şu ilerdeki duraktan geçen otobüslerle gidebilirsin.” dedi ve işine devam etti. O kadar rahat bir hali vardı ki ya çok huzurlu bir insan dersiniz ya da ne kadar da kayıtsız. Bu konuşmadan sonra birdenbire içimdeki bütün telaş ve korkular silindi sanki bu koca şehirde tanıdık birine rastlamıştım. İdrak edemeden yaşadığım bu rahatlıkla yolumu buldum ve bundan sonra da öyle kolay kolay kaybolmadım.

Ya VedudEski bir ramazan hatırası         

İstanbul’a geleli hayli zaman olmuştu. Eyüp, Feshane… Buraları artık çok iyi biliyordum. Feshane’de bir derginin düzenlediği iftar yemeğine davetliydim. İş çıkışında servis beni Haliç köprüsüne girmeden bıraktı. Köprünün ayağına indim fakat az ilerimdeki ve birçok kereler önünden gelip geçtiğim Feshane’yi bulamıyordum. Gene o “güzel bahçe”nin önünde dönüp durdum. Burada aşina olduğum bir şeyler vardı ama çıkaramadım. Bu sefer bahçenin içine baktım birisi çeşmeden su doldurup güllere su döküyordu. “Feshane’ye nasıl gidebilirim, uzak mı acaba?” diye sordum. “Uzak değil kızım az ileride.” dedi. “İftara yetişmem gerekiyor.” dedim. “Yetişirsin şurası hemen” dedi ve devam etti, “Sen bir kere daha yol sormuştun.”

Şaşırdım, biraz da çekindim, bir an önce oradan ayrılmak istedim. Aylar geçmişti belki de bir yıl oldu. Ben bile unutmuşken bu insan nasıl hatırlar koca İstanbul’da diye düşündüm. “Kızım burası Ya Vedud Baba’nın türbesidir biz burada türbedarlık yapıyoruz. İftar’a daha vakit var istersen bir Fatiha oku, öyle git.” dedi ve güllere su taşımaya devam etti. Gayri ihtiyari türbenin içine girdim bir yandan da Feshane’ye nasıl gidebilirim diye düşünmekte idim. Türbedar içeri girdi ve “Merak etme. Feshane şurada, iftara yetişirsin ama ben sana önce Ya Vedud Hz’nin hikâyesini anlatayım.” dedi. Bizans’tan, fetihten, Fatih Sultan Mehmet Han’dan anlattı uzun uzun. İlk yol sorduğumda hissettiğim huzur gene kaplamıştı içimi. Bu sefer idrak ettim.Vedud Sultan Türbesi

Gerçekten de telaşlanmama hiç gerek yokmuş, Ya Vedud Hz’nin türbesi Feshane’ye çok yakınmış. O günden sonra türbeye birkaç kez daha gittim lakin Ahmet amcayı bulamadım. Sorduğumda hasta olduğunu gelemediğini söylediler. Arkadaşıma anlattığımda 'Kim bilir belki de o, Ya Vedud Hz idi' dedi ve ben farkında olmadan belki de hayalim gerçek oldu, eski İstanbul benim için bir kere daha çıktı zamanın sahnesine.

Ya Vedud Hz’nin hikâyesi mi, onu anlatmayacağım. Kendisinden dinlemek daha güzel…

 

 

Tuğba Kaya bildirdi

Güncelleme Tarihi: 12 Kasım 2010, 22:13
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
hercaist
hercaist - 8 yıl Önce

ikramı şükür niyetiyle izhardan zarar gelmez inşallah, ama o eğer ya vedud sultan ise bu yazıdan sonra tekrar görünür mi bilmem :) ben o türbeye girmek için ne kadar uğraştım giremedim, türbedar falan da yoktu, kapı da sıkı sıkı kapalıydı.. ya ben istenmedim, ya da sen çok istendin, ikimizden birinin ki garip ;)

Mahmut Karabulut
Mahmut Karabulut - 8 yıl Önce

Evliya Çelebi Seyehatnamesinde bahsedilir Mübarekten. Ben de bir Ramazan günü karşılaştım. Bir fatiha okuyup ziyaret nasip oldu hamd olsun. Amma kalbim duracaktı nerdeyse.

Osman DOST
Osman DOST - 8 yıl Önce

Allah Dostlarını ziyaret etmek ve Onların maneviyatlarından feyz almak ne güzel. Her türbe ziyareti; o türbede metfun olan Dost'un manevi sofrasına iştiraktir. Bu iştirake katılan o tadı, ama az ama çok hisseder. Çünkü O Allah Dostları Yunus Emre Hazretlerinin dediği gibi "Aşılar Ölmez" sırrının Örnekleridir. Ölmeyen bir aşıkta biz olalım......

Yasin Sarica
Yasin Sarica - 8 yıl Önce

Cok iyi ve güzel olmus. Cok sevindim sultanimi bulmaniza. O coooooook güzel kendisinden dinlediniz ya :)

Orada türbedar Faruk abi var, oraya senelerdir o bakar. Siz ya gercekten Sultanimi gördünüz yada o gün baskasi Faruk abiye yardim ediyordu, insaallah sultanimi görmüssünüzdür. Bu yazinizi

www.huzursokagi.jimdo.com

adi altindaki siteme ekledim.Cok tesekkür ederim

SUAT SABUNCU
SUAT SABUNCU - 6 yıl Önce

BU YA VEDUD CAMIDE 3 UNCU CUMA NAMAZ VE HUTBESINI GIDISIM BU CAMIDE SIMDIKI HOCADAN DINLEYINIZ SANKI URFALI KAZNCI BEDIH OKUYOR NE KADAR GUZEL KURAN KIRAAT EDIYOR HELE BIRDE 19.10.2012 MİSAFİR BİR EMNIYET GOREVLI EZAN VE KAMET GETIRDIKI GOZLER YASLARLA DOLDU

banner8

banner19

banner20