Adeviye meydanının gerçek sahibi

Mısır'daki askerî darbe muhalifleri için direnişin simgesi olan Adeviye meydanı ismini Rabia'tül Adevîyye'den alıyor. Kadın sufilerin önemli isimlerinden olan Hazreti Rabia, hayatı boyunca özgürlük mücadelesi vermişti.

Adeviye meydanının gerçek sahibi

 

Mısır'ın eski devlet başkanı Hüsnü Mübarek'in iktidardan düşmesi sürecinde Tahrir meydanı öne çıkmıştı. Devrimin ardından yapılan seçimlerle Mısır'ın seçilmiş ilk devlet başkanı ünvanını alan Muhammed Mursi hükümetine yapılan darbe, halkın sokaklara dökülmesine sebep olurken, binlerce insan bu kez Mursi'ye destek vermek için hayatını hürriyet mücadelesine adayan Râbia'tül Adevîyye'nin adıyla anılan meydana akın etmişti.

Mazlum bir köle idi

Bugün hâlâ destek gösterilerinin sürdüğü Adeviye meydanından çekilen görüntüler dünya medyasının da ilgi odağı olmuş durumda. İsmi, darbe sonrası destek mitingleri ile anılan Râbia'tül Adeviyye, ilk dönem kadın velilerin önemli isimlerinden biridir. 752 senesinde Basra'da doğan Râbia'tül Adevîyye, çocuk yaşta anne ve babasını kaybetti. İsmi, ailenin 4. çocuğu anlamına geliyor. Adı, büyük hanım evliyalar arasında anılan Râbia'tül Adeviyye, uzun yıllar köle olarak çalıştırıldı. Efendisi, Râbia'tül Adevîyye'nin özgürce ibadetlerini yapabilmesi için ettiği duaya şahit olunca onu azad etti.

Râbiatül Adevîye'nin adı 13. yüzyılda Ferid'üd-din Attar'ın evliyaların hayatları ve sözlerini derlediği eseri "Tezkiret'ül Evliya"da da geçiyor. 20. yüzyılda Râbia'tül Adevîye hakkında yazılan en kapsamlı çalışma ise Margaret Smith'in tez olarak hazırladığı ve kitaplaştırdığı, Türkçe'ye de çevrilen "Bir Kadın Sûfi Râbia" adlı eseridir. Hayatı boyunca çok eziyet görmesine rağmen sabrı ile bilinen Râbia'tül Adeviyye 801 yılında Kudüs civarında vefat etti.

Hırsız için edilen dua

Bir gün namazda iken evine hırsız girer. Râbia'tül Adevîyye, namazını bitirince, hırsızın bir şey bulamayıp eli boş döndüğünü görünce, "Ey muhtaç adam, bari ibrikteki sudan abdest alıp iki rekât namaz kıl da, emeğin büsbütün boşuna gitmesin" der.

Hırsız şaşırır. Korkuyla karışık bir ruh hâline kapılır ve hemen abdest alıp orada namaza durur. Râbia'tül Adevîyye, bundan sonra ellerini kaldırıp "Yâ Rab, bu muhtaç, benim evimde alacak bir şey bulamadı, ben de onu Sen'in kapına gönderdim. Sen elbette benim gibi değilsin. Onu boş çevirmezsin" diye dua eder.

Namazı bitiren hırsızın, tevbe istiğfar etmeye başladığını duyan Hazreti Rabia bu defa da "Yâ Rab, bu adam kapında birkaç dakika bekledi, hemen kabul ettin. Ama bu âciz, bütün ömür boyu kapındayım, hâlâ kabul edilemedim!” diye yalvarınca, kalbine şöyle bir nidâ ilham edilir: "Üzülme, o hırsızı, senin hürmetine kabul ettik!"

 

 

İslam Gemici bildirdi

Yayın Tarihi: 18 Temmuz 2013 Perşembe 16:46 Güncelleme Tarihi: 25 Temmuz 2013, 11:18
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner26