banner17

Zaharya'nın 100 bestesinden 83'ü kayıp!

Sadettin Ökten Hoca, Sultanahmet’teki seminer dizisiyle hem mûsıkînin ünlü bestekârlarını anlattı hem de eserlerini dinletti.

Zaharya'nın 100 bestesinden 83'ü kayıp!

 

‘Sesler’ ve ‘sözler’ varlığın diğer parçaları gibi etkiliyor insanı. Yeryüzüne gönderilip Güzel Yaratıcısı’nı aramaya ve bulmaya ayarlı insan ruhu ve kalbi, nerede bir ‘güzellik’, ‘kemal’ ve ‘ihsan’ görse oraya doğru akıp gitmekte.. Tâ ki aynalarda görünen ama kırılmaya mahkum fânilerden yüz çevirip ya da onlarda Yaratıcısı’nın isimlerini seyredip; ibadeti ve dualarıyla ötelerin bitimsiz güzelliğine ulaşsın.Sadettin Ökten

Mûsıkîye doğru adım adım...

Bir süredir İstanbul’dayım. Etkinliklere göz gezdirirken “Mûsıkî ve Medeniyet İlişkisi” isimli seminer takıldı gözüme. Bu izi takip etmeliydim! Derken İstanbul’un yine tarihî, hoş bir mekânında Sadettin Ökten Hoca’yı dinlerken buldum kendimi. Hem mûsıkînin ruhunu ve ritmini anlatıyor. Hem de bizzat mûsıkî dinletiyordu.

Sadettin Hoca o günki dersinde 4 kıymetli bestekâra yer verdi. Bunlar: Zaharya, Tab’i Mustafa Efendi, Dilhayat Kalfa ve III. Selim’di. Bizlere; Zaharya’nın Hüseynî ağır semaisi “Tal’atın Devri Kamerde”i ve Hicaz yürük semaisi “Terkeyledi Gerçi Beni Ol Mah Cemal”i, Tab’i Mustafa Efendi’nin Sazkâr bestesi Hemişe Dilde Sühan’ı ve Bayati yürük semaisi “Gülyüzlülerin Şevkine Gel”ini, Dilhayat Kalfa’nın Evcârâ saz semâisiyle Mahur bestesi “Tâ Be Key Sînemde Câ Etmek”ini ve III. Selim’in Sûz-i Dilara yürük semaisi “Ab ü Tâb İle Bu Şeb”i ile Şehnaz şarkısı “Bir Nev Civâne Dil Mübteladır”ını dinletti.

Sadettin ÖktenBen gibi sana âşık-ı üftâde bulunmaz

Hoca eserleri dinletirken zaman zaman bestekâra zaman zamansa eserlerin makamlarına dair bilgiler veriyordu. Zaharya’nın Hüseyni ağır semaisinde meyanın kaybolduğu inceliğini aktarırken kulakların sağlam meyana aşina olması için de Tab’i Mustafa Efendi’nin Hüseyni yürük semaisini internetten indirip dinlememizi tavsiye ediyordu. “Ben gibi sana âşık-ı üftâde bulunmaz” güfteli eser meyanı sağlam esere örnekti. Meyan denilen şey ise eserin tizlere çıkan yeri yani beliydi.

100 besteden yalnızca 17’si elimizde

Zaharya ve Tab’i Mustafa Efendi Enderun’da yetişmiş. Enderun; Osmanlı döneminde devlet adamlarının, sanatkârların, askerlerin ve bürokratların yetiştirildiği mühim bir saray okulu. Okul bittikten sonra buradaki insanlar sarayın dışına çıkarılır. Bazen de sarayda kalır.Sadettin Ökten

Bestekâr Zaharya’nın 100 bestesi olduğu söyleniyor fakat bestelerinden günümüze yalnızca 17’si ulaşıyor. Diğerleri kayboluyor. Zaharya klasik tavrın önemli köşetaşlarından bir tanesi.

Mûsıkî kişiyi iç derinliğiyle buluşturuyor

Sultanahmet’te Sokullu Mehmet Paşa Camii’nin karşısında İstanbul Tasarım Merkezi’ndeki program Kemençeci Nikolaki’nin Şehnaz saz semaisiyle, bir sonraki derste görüşmek üzere, sona erdirildi.

Bu, Sadettin Ökten gibi kıymetli bir hocanın dersine ilk katılışımdı. Ancak yıllardır aradığım ses ve soluktu. Sadettin Hoca öyle güzel bir örnekti ki; mûsıkî kişiyi kendiyle tanıştırıyor, iç derinliğiyle buluşturuyor, ona sanki En Güzel, En Latîf olanı; Allah’ı aratıyordu...

 

Özge Sena Bigeç haber verdi

Güncelleme Tarihi: 26 Mart 2012, 10:00
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner20