banner17

Yusuf Kaplan amipleşmeye karşı!

Marmara İlahiyat'ta konuşan Yusuf Kaplan nelerden bahsetti, arkadaşımız Şeyma Derbeder bizlerle paylaşıyor..

Yusuf Kaplan amipleşmeye karşı!

 E-ilahiyat öğrenci kulübü ve dunyabizim.com’un ortaklaşa çalışması olan, Yusuf Kaplan’ın ‘’Medeniyet Fikri ve Öncü Kuşak’’ konulu konferansı, Marmara İlahiyat’ta yapıldı.

10604Haftalar öncesinden ayarladığımız programın geleceği günü iple çekiyorduk. Bu arada boş durmuyorduk tabii. Afişler hazırladık, okulun her yerine astık. Öğrencilere el ilanı dağıttık. Hem sitemizden hem de feysbuktan gelebilecek herkese ulaşmaya çalıştık. Gayretlerimiz meyvesini verdi ve fakülte dışından gelen misafirlerimizle beraber harika program gerçekleştirdik.

İlk olarak ben ve dunyabizim ekibinden arkadaşlarımız Ahmet Tek ve Melih Koşucu, hocamızı kapıda ağırlayıp konferans salonuna kadar geçirdik. Bu esnada rahat tavırları ve latifeleriyle heyecanımızı alan hocamızı, hiç bekletmeden kürsüye davet ettik. Yaklaşık iki saat süren konuşma boyunca katılımcıların dikkati elden bırakmadan dinlemeleri gözden kaçmadı. Kadim bir medeniyetin evlatlarının yaşadığı fetret devrini sona erdirecek ve onları harekete geçirecek yoğun cümleleriyle sayfalarca not tutturdu öğrencilere. Biz de sizler için notlarımızı derledik.

Semantik intihar nedir?

Yusuf Kaplan, öğrencilere ilk olarak bazı kavramları, bunlardan ne anladıklarını sordu. Tatmin edici bir cevaba nail olamayınca ‘’Kafamız karışık! Bu, iyidir. Ama farkına vardığımız zaman iyidir.’’ demek suretiyle bir iyiliğin başlangıcını yapmış oldu. Mesela modernizmin yanlış anlaşıldığını söyledi. Modernizmin modernlik demek olmadığını, bilakis modernliğe karşı bir başkaldırı hareketi olduğunu belirtti. Zihnimizdeki bu kavram kargaşasından yola çıkarak hatırlattığı ‘’Türkiye’de en ciddi sorun dildir. Bir semantik intihar var. Nedir semantik intihar? Dilin köksüzleştirilmesi, sekülerleştirilmesi!’’ tespitiyle asıl soruna işaret etti.

10605Zaman ve mekan algımız

Yaşadığımız bir diğer sorunu da ‘’Çağ körleşmesi!’’ diye tanımlayan Kaplan, bu sorunun daha önce hiç yaşanmadığını, ilk defa bu çağın insanının yaşadığını söyledi.

‘’Bugüne kadar her medeniyet, kendi zaman algısını oluşturdu. Ama şu an tek bir zaman algısı var.’’ Sadece zaman da mı? Mekan algımızda da sorun var! Batıya karşı iftiharla kendimizi nispet ettiğimiz ‘’doğu’’ kavramına da bir eleştiri getirdi Yusuf hocamız:’’ Batı ve doğu medeniyetlerinden bahsedilmesi bir saçmalıktır. Batı kendini coğrafi olarak tanımlayabilir ama biz kendimize doğu dersek batıya göre kendimizi konumlandırmış oluruz. Bu da bizi özne değil nesne yapar. Konumlandırılan değil konuşan olmalıyız! Bunu anlayabilmiş değiliz.’’

Çağı tanımak zorunda mıyız?

‘’Tenzili ayet, tekvini ayetle hayata geçirilebilir. Tekvini ayetlerin özü ise peygamber efendimizdir. Kur’anda geçen peygamberimizin sıfatlarından biri de ‘şahit’ oluşudur. Burada karşımıza mezkur şahitliğin dört temel unsuru çıkıyor: Peygamberimizin çağını tanıması, çağının peygamberimizi tanıması, onun bütün çağları tanıması ve bütün çağların onu tanıması. Peygamberler hep hayatın merkezine gönderildiler. Efendimiz, yaşadığı çağdan bihaber değildi. Ticaretle uğraşıyordu. Ticaret ise insanları doğrudan tanımaya vesile olan bir araçtır. Mesela peygamberimiz laf olsun diye ‘İlim Çin’de de olsa gidiniz.’ dememiştir. Bahreyn’den gelen Hintli tüccarlardan, Çin’de çok ince bir medeniyet olduğunu öğrenmişti.’’

10606Medeniyetler tipolojisine ihtiyacımız var!

Medeniyetler tipolojisine ihtiyacımız olduğunu vurgulayan Kaplan, şu an karşımızda üç tip medeniyet olduğunu söyledi. Pagan medeniyetler; fiziki gerçekliği mutlaklaştırıp metafiziği yok sayan ve insanı tanrısallaştıran medeniyet tipidir. Fiziki düzlemdeki kavramlarla fizikötesini açıklamaya çalışır. Kadim hikmet gelenekleri; fizikötesinin mutlaklaştırılıp, fiziğin ihmal edildiği medeniyet tipidir. Taoizm, konfüçyünizmin kurduğu medeniyetler bunların içine girer. Vahiy medeniyetleri ise fiziği ve fizikötesini mezceden bir medeniyet tipidir. Ne fiziksel gerçeklik ne de fizikötesi ihmal edilir.

Medeniyet fikri ve öncü kuşak

Yusuf Kaplan’a göre medeniyet; ilim, irfan ve hikmetin oluşturduğu bütündü. ‘’İlim bilmek, irfan bilgi, hikmet bildirmedir.’’ diye bir de şerh düştü. ‘’Hayat bulacak, hayat olacak, hayat sunacak bir medeniyet kurmamız gerek. Bunun için de Mekke ve Medine dönemlerini iyi anlamamız lazım. Bu iki dönemde Allah’ın ‘Celal’ sıfatı, bu dönemler sonucunda oluşan İslam medeniyetinde de Allah’ın ‘Cemal’ sıfatı tecelli etmiştir.’’

‘’İnsanlığın geleceği, bizim  göstereceğimiz performansa bağlı.’’ diyen Yusuf hocamız, bu noktada bir öncü kuşak oluşturmamız gerektiğine dikkat çekti. ‘’Bir öncü kuşak hazırlamadığımız müddetçe biz tarihte, tatilde kalmaya devam ederiz.’’ Öncü kuşağın vasıflarını ‘’alim, arif ve hakîm’’ olarak niteleyen Kaplan, bunların öncüsünün de peygamber efendimiz olduğunu sözlerine ekledi.10608

Program sonunda gerçekleştirilen soru-cevap kısmının ardından, hocamıza ve dinleyicilerimize dunyabizim.com’un ikramlarını sunduk. Sonrasında herkes dağılıp menziline doğru yürürken, belki de akıllarda Yusuf hocanın son sözleri yankılanıyordu: ‘’Medeniyet fikrine sahip olmazsak, amipleşiriz, atomlaşırız, talibandan öte geçemeyiz!’’

 

Şeyma Derbeder dikkatle dinleyip aktardı

Güncelleme Tarihi: 18 Ocak 2010, 12:31
YORUM EKLE
YORUMLAR
mustafa celep
mustafa celep - 9 yıl Önce

yusuf kaplanın 'özgün duruş'taki yazılarını da okuyun derim. şiddetle tavsiye ederim. teşekkürler şeyma derbeder.

Özgün Genç
Özgün Genç - 9 yıl Önce

Bin okumadan bir yazan internet bilgiçleri için yeteri kadar sanal çöplük var diyerek yorum bölümü uyarınıza aynen katılırım.

"Taliban" bahsi üzerine üstat N.FK'dan ince bir giriş: "Siz hiç bir sarrafın bağırdığını duydunuz mu? Kıymetli malı olanlar bağırmaz. Domatesçi, biberci bağırır da kuyumcu bağırmaz. Eskici bağırır ama antikacı bağırmaz. İnsan bağırırken düşünemez. Düşünemeyenler ise hep kavga içindedir"

Fatma Barbarosoğlu'nun konuşmasını da eğer elinizde varsa ekleyebilir misi

Mehmet Akif
Mehmet Akif - 9 yıl Önce

Taliban ne zaman çıktı,NFK ne zaman vefat etti?Yavaş.Bin oku bir söyle.Hem taliban bağırıyor diyen kim?Adamlar çatır çatır SAVAŞIYOR.Toprak damda üç fıkıh kitabından öğrendiklerini hemen uyguluyorlar.Afganistanın Gannuşi üretmesini beklemiyordunuz herhalde.Sanırım beklentiniz AKAPE üretmesiydi.afganistanda akape ye Karzai diyorlar,taliban gene bildiğini okuyor:)Türkiyede medya eliyle linç edemediklerini öldüremezler.TR Çok korkak.Biri savaş(?) edelim dedi mi onu ilkönce dindarlar linç ediyor!!!

HİKMET OĞUZHAN ERGİN
HİKMET OĞUZHAN ERGİN - 9 yıl Önce

Ben Marmara İlahiyat'ta iken Yusuf hoca İngiltere'deydi. Bizler O'nu sadece gazeteden takip edebiliyorduk. Marmara İlahiyat öğrencileri çok şanslı. GÜNÜMÜZ MÜSLÜMANLARINA 'NEREYE GİDİYORUZ' DİYE HAYKIRABİLEN TEK AYDIN MÜSLÜMAN YUSUF KAPLAN'DIR DİYEBİLİRİM. Bilim ve sanat üretmekten yoksun olduğumuzu her defasında dile getiren ve yeni bir medeniyet oluşumunu hiçte zor olmadığını örneklerle sunan Yusuf hoca'yı İlahiyat öğrenciler iyi takip ediip, 'yeni ve öncü kuşakta' kendilerine yer bul

banner8

banner19

banner20