Yunus Emre bir Allah aşkı şairidir

Nurettin Albayrak, geçtiğimiz günlerde 'Gönül Çalab’ın Tahtı/ Açıklamalı Yunus Emre Sözlüğü' adlı eseri hakkında konuştu. M. Murtaza Özeren etkinlikten notlarını aktarıyor.

Yunus Emre bir Allah aşkı şairidir

Türk Edebiyatı Vakfı’nın mutad Çarşamba sohbetlerinin 28 Ekim'deki konuğu Nurettin Albayrak’tı. Albayrak, geçtiğimiz aylarda Dergâh Yayınları'ndan çıkan Gönül Çalab’ın Tahtı/ Açıklamalı Yunus Emre Sözlüğü adlı eserini tanıttı.

Albayrak, konuşmasına, yirmi yıl öncesinde aklında üç kitap tasarısının bulunduğundan bahsederek başladı. İlk kitap fikrinin halk edebiyatına dair bir sözlük olduğunu ve bunu tamamladığını belirtti. Bu kitap halihazırda Kapı Yayınları’ndan Ansiklopedik Halk Edebiyatı Sözlüğüadı ile yayınlanmakta. İkinci eser fikrinin Türkçedeki atasözleri üzerine olduğunu ifade eden Albayrak, bu eser için otuz sene boyunca atasözü topladığını ve nihayetinde bu kitabın, Türkiye Türkçesinde Atasözleri adı ile neşredildiğini belirtti. (Bir not: Bu eser hâlâ işlenmektedir, Hoca ile konuşmanızda bir atasözü söyler iseniz Hoca hemen küçük bir kağıda bunu yazar ve eğer kitapta bulunmayan bir atasözü ise listesine ekler.)

Nurettin Albayrak, aklındaki üçüncü eserin Yunus Emre’ye dair bir eser olduğunu, bu hususta ne yazılabilir diye çok araştırdığını aktardı: “İncelemelerim sonucunda Abdülbaki Gölpınarlı’nın dışında kimsenin Yunus Emre’nin kelime kadrosuyla ilgili bir çalışma yapmadığının farkına vardım ve bu alanda çalışmaya başladım.”

Yunus Emre’nin dili öz Türkçe midir?

Böyle bir sözlük çalışması için kaynak olarak, doktorasında da Yunus Emre şiirlerini çalışmış olan Mustafa Tatçı’nın hazırladığı Yunus Emre divanı alınmış. Tatçı’nın eseri 14 farklı nüsha karşılaştırarak hazırlandığı ve de Kültür Bakanlığı’nca basılmış bir eser olduğu için kaynak olarak kullanılabilecek bir eser diye düşünülmüş.

Yunus Emre Sözlüğü’nde dört bini aşkın kelime tespit etmiş olan Albayrak, bu kelimeleri Divan-ı Lügati’t Türk, Süheyl ü Nevbahar, Dede Korkut Hikayeleri ve Tarama Sözlüğü gibi eserlerle kıyaslayarak Yunus Emre’nin kelime kadrosuna dair bazı karşılaştırmalar yapmış.

Özellikle Yunus’un dilinin mükemmeliyeti bu gibi incelemeler yapılmasını mecbur kılmış. Yunus Emre ile aynı dönemde yaşamış Sultan Veled’in eserleri ile bir karşılaştırma yapan Albayrak, Yunus’un dönemdaşlarından kat be kat üstün bir dil kullanma becerisine sahip olduğunu görmüş.

Hep söylenegelen “Yunus Emre’nin dili öz Türkçedir, saf Oğuz dilidir” gibi söylemlerin aslını araştıran Albayrak, bazı istatistikî bilgiler ile bunun ne kadar yanlış olduğunu ifade etti: “Yunus’un kelime kadrosunda %55 civarında Türkçe kelime varken, geri kalan oranda Arapça, Farsça, ve diğer dillere ait kelimeler bulunuyor. Bu gayet tabiî, çünkü Yunus’un dili bir medeniyet dilidir, İslam Medeniyeti’nin dilidir.”

Yunus Emre bir Allah aşkı şairidir

Yunus’un diline dair bir diğer husus ise şiirlerindeki tasavvufî dildir. Yunus Emre’den önce böyle bir dilin varlığına dair herhangi bir kaynak bulunmamakta imiş. Sahada uzman Mustafa Kara, bu hususta “böyle gelişmiş bir dil var olsa bile biz bunu ilk olarak Yunus Emre’de görüyoruz” demekte imiş.

Fuat Köprülü’nün Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflaradlı eserinde belirtilen Yesevî dervişlerinin Anadolu’ya bir tasavvuf mirası ile geldiklerine dair ifadenin yanlış olduğunu belirten Albayrak, bunu şöyle açıklıyor: “Selçuklu döneminden günümüze onlarca eser kalmışken, Horasan erenlerinin kurdukları iddia edilen hiçbir tekke, medrese, han, hankâh bugün bulunmamaktadır. Buna göre bu söylemin gerçekliğinden söz edilemez.” Yani Yunus, Anadolu tasavvufî geleneğinin öncesi tespit edilemeyen bir zirvesidir.

Yunus Emre’nin şiirlerinin tematik açılımını yapan Albayrak, şiirlerde en çok geçen kavramın “aşk” olduğunu, tabiî ki bunun da Allah aşkı olduğunu belirtti. “Yunus Emre bir Allah aşkı şairidir. Onda İslam’a aykırı hiçbir şey göremezsiniz.”

Kitabın fiziki özelliklerini de aktaran Nurettin Albayrak, indeks hakkında çok kıymetli bilgiler verdi. Bu kitabında bulunan (her kelimenin, nerede ne bağlamda, nasıl geçtiğini aktaran) indeksi kendi başına altı ayda hazırladığını belirten Albayrak, indeksin bir eserin kalbi olduğunu ifade etti. Kitabın bu kısmı en az kitap kadar değerli, kitaba harcanan emeğin tezahürü.

Program seyircilerden gelen soruların cevaplanması ile nihayete erdirildi.

 

M. Murtaza Özeren gitti, dinledi, aktardı

Güncelleme Tarihi: 29 Ekim 2015, 15:31
YORUM EKLE

banner19