Yerinde sağlam duranlardan biridir Fırat Kızıltuğ

Fırat Kızıltuğ’a Saygı Gecesi'ne Hüsrev Hatemî, Ümit Meriç, Mehmet Nuri Yardım, Ruhi Ayangil ve Belkıs İbrahimhakkıoğlu konuşmacı olarak katıldı. Özge Sena Bigeç etkinlikten notlarını aktarıyor.

Yerinde sağlam duranlardan biridir Fırat Kızıltuğ

Ali Emiri Kültür Merkezi’nde “Fırat Kızıltuğ’a Saygı Gecesi” düzenlendi. Geceye Prof. Dr. Hüsrev Hatemî Bey, Prof. Dr. Ümit Meriç Hanım, Mehmet Nuri Yardım Bey, Prof. Dr. Ruhi Ayangil ve Belkıs İbrahimhakkıoğlu konuşmacı olarak katıldı.

Programda Fırat Kızıltuğ’un “Ağlama Karanfil”, “Mavi kız”, “Özlemli Koşma”, “İçinde” isimli şiirleri okundu. Fırat Bey’in “Ağlama Karanfil” isimli şiiri, Eylül ayında vefat eden Azerbaycanlı şair merhum Mehmet Aslan’ın “Ağla Karanfil Ağla” isimli şiirine nazire olarak yazdığı şiiridir. Karanfilin ağlamasına dayanamayan Kızıltuğ, ağlama karanfil diyerek kendi iç dünyasını şiirleştirir. Musıki çalışmalarının yanı sıra kitaba da emek veren Kızıltuğ, emekli olduktan sonra edebiyata daha çok yönelir ve bu dönemi “Ben artık kelimelerle mûsıkî yapmaktayım” şeklinde ifade eder.

Asya’dan Avrupa’ya sesten bir gökkuşağına binmiştir

Ümit Meriç Hanım, Fırat Bey’in edebi ve musıkişinas kimliği hakkında bilgiler verdi. Fırat Bey için “kopuz coğrafyasının edîbi” diyen Ümit Hanım, onun, babası Ahmet Kızıltuğ’dan yalnızca bakmayı değil, görme kabiliyetini de aldığını belirtti. Fırat Bey, doğduğu vakit Hicrânî Baba tarafından doğumu tebşir edilir. “Fırat” isimli şiir de Âşık Hicrânî’nin Fırat Bey’e çocukluğunda, oyun oynarken yazmış olduğu şiirdir: “Gönül bahçasınin bari/ İsm-i Fırat’a bir bahın/ Hân-ı zâtında var nezri/ Eşg-i Fırat’a bahın// Teze Reyhan kimi gohar/ Gözleri cennete bahar/ Çoh hünerler yapar yıhar/ Fend-i Fırat’a bir bahın// Elif zülfü al bağlanmış/ Kirpiklerine sahlanmış/ Allah diyerek çağlamış/ Ahan Fırat’a bir bahın// Hicrânî’yem verdim metin/ Mevlâ göstersin himmetin/ Bülbülü sekiz cennetin/ Yurd-u Fırat’a bir bahın

Fırat Bey’in, yaptığı çalışmaların yelpazesi ile Asya’dan Avrupa’ya sesten bir gökkuşağına bindiğini söyleyen Ümit Hanım, Fırat Bey’in Ahmet Kabaklı Bey’in de tavsiyesi ile şarkılarımızın hikayesini yazmaya başladığı bilgisini verdi: “O, kanatlarınıi Anadolu’da kalmayı bilerek iki kıtaya da uzatmış. Babamın dostu, kızımın da mûsıkî hocasıdır. Bir anne olarak da minnetdarım.”

Prof. Dr. Ruhi Ayangil, Fırat Bey’in eşine, ailesine ve öğrencilerine olan bağlılığına yer verdi: “Fırat Bey, bütün sevdikleriyle mutlu, bütün bildikleriyle mutsuzdur. Hiçbir karşılık beklemeden hayatımıza can suyu katmaya devam etmiştir.” Ayangil, “binler yaşa!” diyerek sevgisini dile getirdi.

Programın moderatörlüğünü üstlenen Mehmet Nuri Yardım, Fırat Kızıltuğ’un kültürümüze olan vukufiyetine dikkat çekerek Osmanlı Türkçesi’nin mükemmel olduğunu söyledi. Mehmet Bey, Fırat Bey’in Akıl Fikir Yayınları tarafından kitaplarının yayına hazırladığının da müjdesini verdi.

Gerçek bir derviş sabrı ve teslimiyeti içindedir

Belkıs İbrahimhakkıoğlu Hanım, Ümit Hanım’a ve Ruhi Bey’e kapsamlı konuşmaları ve aktardıkları hatıralara teşekkür ederek “Zuhurattan ne tecelli ederse...” diyerek konuşmasına başladı: “Fırat Kızıltuğ, yerli bir münevverdir. Hayat karşısında gerçek bir derviş sabrı ve teslimiyeti içinde bulundu. ‘İşte teslimiyet bu olmalı!’ dedirtti bizlere. Hiçbir feryadını, şikayetini duymadık. Maddi dünyaya karşı hiçbir temayülüne, tamahına rastlamadım. Eşiyle birlikte takdir ettiğim şeylerinden biri de kolaylıkla yer değiştirebilmeleriydi. Tuzla’dan Alanya’ya rahatlıkla seyahat edebilen, evi taşıyan kişilerdi. Bunun, kendisinin velut tarafını besleyen, dünyaya bağlı olmadıklarını gösteren tarafları olsa gerek diye düşünüyorum. Cemal Kemal’i, Mehmet Aslan’ı Fırat Bey'le tanıdık. Evinin sıcaklığında toplantılar yapardık. Eşi Ayşegül Hanım da güleryüzlü ev sahibidir. Fırat Bey, son derece edeblidir, hiciv yazar ancak bunu hayatında göremezdiniz. Bütün şakalarında, gülüşlerinde hiç aşırılığı olmayan bir insandır. Müzik dünyasının genç isimlerinin de elinden tutmuştur. Esma Başbuğ onlardan biridir.’’

Prof. Dr. Hüsrev Hatemî Bey, engin ilmi ve derinliğiyle Fırat Bey’in, yerinde sağlam duran insanlardan biri olduğunu söyledi. “Safayı gör, sebeb-i vahdet oldu kesretimiz. Kesret halindeyiz ama bir sebeb ile buradayız.” diyen Hatemi, bu anlamlı gecede hepimizi güzel bir sebebin bir araya getirdiğine dikkat çekti. “Çocuk Rubaisi”, Fırat Bey’in bestelediği Hatemi’ye ait şiirdir.

Konuşmacıların ardından sahneye davet edilen Fırat Kızıltuğ, “Bizi bizden fazla anlayan o su”, “Uyan Yârim”, “Seslendim Dağlara” gibi birbirinden güzel eserleri icra ederek, misafirlerine sevmenin ve sevilmenin lezzetini yaşattı.

 

Özge Sena Bigeç oradaydı

Güncelleme Tarihi: 12 Kasım 2015, 15:53
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13