banner17

Yazıyı inşa etmekle şehri inşa etmek benzeşiyor

Sakarya Bir Dünyanın Eşiğinde Platformu, kent ve kültür üzerine neler konuşabiliriz diyerek, Taraklı’da bir sempozyum gerçekleştirdi. Mustafa Uçurum sempozyumdan notlarını aktarıyor.

Yazıyı inşa etmekle şehri inşa etmek benzeşiyor

Şehir ve kültür, son zamanlarda üzerine en çok konuşulan kavramların başında geliyor. Şehirleşme, modern dünyaya ayak uydurarak şehirden kente doğru hızlı bir değişme insanları bu kavramlar üzerine daha fazla düşünmeye sevk ediyor. İnsanlar, modern olmanın cazibesine kendilerini ne kadar kaptırırsa kaptırsınlar, içlerinde çırpınıp duran eskiye özlem ve huzurun aslolduğu mekânlara duydukları bastırılamaz arzu çoğu zaman sözde kalsa da hiçbir zaman kendilerini terk etmiyor.

Hayatı bir kültür inceliğinde yaşamak, insanî değerleri gözeterek şehirler kurmak, insanın odak noktasında olduğu yaşam alanları oluşturmak artık en acil hayata geçirilmesi gereken önceliğimiz olmalı. Bir avuç dünyada yaşadığımızın farkındayız ama değerlerimiz bizden uzaklaştıkça şehirlerimiz kent, yaşamlarımız bir buhrana dönüşmeye devam ediyor.

Bir dünyanın eşiğinde şehir ve kültür

Şehirler inşa etmeyi kendine meslek edinmiş kişilerden, kurumlardan merkeze insanı, yaşam kültürünü almalarını beklemek beyhude bir bekleyiş olacaktır. Şükür ki gençler düşünüyor, tartışıyor, “ne yapabiliriz” diyerek yaşam sorununu çözüme kavuşturmak için dikkat çekici eylemlere öncülük ediyorlar. Sakarya Cemil Meriç Sosyal Bilimler Lisesi Mezunları ve Mensupları Derneği, oluşturdukları “Bir Dünyanın Eşiğinde Platformu” ile bu minvalde çalışmalar yapıyorlar.

Platform, kent ve kültür üzerine neler konuşabiliriz diyerek, Sakarya’nın en nadide köşelerinden olan ve ünü her gün biraz daha ülke geneline yayılan Taraklı’da 26-27 Ağustos tarihlerinde geniş kapsamlı ve katılımlı bir sempozyum gerçekleştirdi. Konuşmacılarının Cemil Meriç Lisesi mensuplarının oluşturduğu programda açılış konuşmasını Sakarya Üniversitesi’nden Besim F. Dellaloğlu gerçekleştirdi. Delalloğlu, genel hatlarıyla şehir ve kültürün yaşadığımız çağdaki karşılığından bahsetti. Büyüyen şehirler ve yiten insan yanımızdan örnekler veren Dellaloğlu, insanî değerlerin ön planda olduğu şehirler ve yaşamlar bizi kurtaracaktır sonucuna ulaşan tespitlerle konuşmasını sonlandırdı.

Şehrinin hafızası bir yazar: Necati Mert

Programın özel oturumunda da Adapazarı’nın yaşayan hafızası olan Necati Mert bir konuşma yaptı. Necati Mert konuşurken 40-50 yıl öncesinin Adapazarı’ndan sahneler dinleyicilerin zihninde bir öykü tadında canlandı. Eski komşuluklar, eski şehirler, eski yaşamlar derken “Ne güzel günler” dediğimiz zamanlara duyulan özlem Necati Mert’in cümlelerinde bir kez daha hayat bulmuş oldu.

İnşa etmek” kavramından yola çıkan Necati Mert, şehirler inşa etmekle bir yazıyı inşa etmek arasında kendine has zihne şifa tespitlerle şehirlerin düzeninden bahseden bir konuşma yaptı. Yazı yazmanın inceliklerinden, yazmanın bir sanat icra etme anlamına geldiğinden bahsederken, nasıl yazıyı paragraflarla bir düzene oturtuyorsak şehirleri de aynı düzenle inşa etmemizin gerektiğini örneklerle anlattı.

Necati Mert, Adapazarı’nın eski vakitlerinden yaşamlar ve insanlar üzerinden bir geçmiş zaman yolculuğuna çıkardı dinleyicileri. Geçmiş zaman yaşamlarının aslında ruhları onaran bir özelliğe de sahip olduğunu anlatan Necati Mert, “Bunlar bizim hikâyemiz, hepsi bizi inşa eder.” diyerek herkesin şehrine ve geçmişine sahip çıkması gereğinin önemine değindi.

Çalabım bir şar yaratmış”

Dil hassasiyeti dendiğinde edebiyatımızda ilk akla gelen isimlerden olan Necati Mert, şehir kelimesinin kökeninden, geçmişteki kullanımlarından örnekler verirken, konuşmasını birbirinden güzel şiirlerle süsledi. Şehir isminin “şar” şeklindeki kullanımının Yunus Emre, Kul Himmet, Hacı Bayram Veli’nin şiirlerinde geçtiğini şiirlerden örnekler sunarak anlatan Necati Mert, Hacı Bayram Veli’nin “Çalabım Bir Şar Yaratmış” şiirini bir edebiyat dersi hassasiyetiyle okuyup açıkladı. Ayrıca bu şiirin şehirleri en güzel anlatan şiirlerden biri olduğu notunu da konuşmasına ekledi: “Çalabım bir şar yaratmış/ İki cihan arasında/ Bakıcak didar görünür/ Ol şarın kenaresinde

Yaşadığı şehirden hareketle kent ve şehir ayrımı üzerinde duran Necati Mert, depremden sonra kurulan katlı, iç içe, soğuk kentin yanında hâlâ bir avuç da kalsa Adapazarı’nda evleriyle, mahalleleriyle şehrin var olduğunu söyledi. “Ne güzel ki hâlâ şehirlerimiz var.” diyen Mert, şehrin bir geçmişi olduğu için bu geçmişe sahip çıkıldığı müddetçe yaşam alanlarının varlıklarını sürdürebileceklerini ifade etti.

Genç konuşmacıların şehir bağlamında roman, film, tarihi yapılar, oryantalizm, edebi metinler üzerinden gerçekleştirdikleri sunumlar son derece faydalı paylaşımlarla ilgiyle takip edildi. Cemil Meriç Sosyal Bilimler Lisesi’nin edebiyat öğretmeni şair Ercan Yılmaz’ın gayretleriyle adından söz ettiren bir lise haline gelen okul, bu tür faaliyetleri tüm yıl içerisinde de gerçekleştirerek Sosyal Bilimler Lisesi’nden beklenen performansları sergilemeye devam ediyor.

 

Mustafa Uçurum izledi, yazdı

Güncelleme Tarihi: 28 Ağustos 2015, 15:29
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20