Yakutiye'de üç tarihî eser daha gün yüzüne çıktı

Erzurum'un Yakutiye ilçesindeki Emir Şeyh Camii, türbe ve çeşmesinin çevresini saran yapılar yıkıldı.

Yakutiye'de üç tarihî eser daha gün yüzüne çıktı

 

Erzurum'un Yakutiye ilçesindeki Emir Şeyh Camii, türbe ve çeşmesinin çevresini saran yapılar yıkıldı.

Yakutiye Belediye Başkanı Ali Korkut "burası adeta sarılmıştı. Kimse bu güne kadar görmemiş ve duymamış. Çalışmalarımız ile Emir Şeyh Camii ve Türbesi göz önüne çıktı. Bitişiğindeki çeşmenin suyunu insanlar artık rahatlıkla içebiliyorlar" dedi. Yakutiye Belediyesi'nin "Üç Kümbetler Projesi" alanı içerisinde yer alan Emir Şeyh Camii ve Türbesi çevresinde yapılan yıkımlar ile adeta yeniden doğdu.

Yapılan yıkımlar ile bir tarihî değerler zincirinin gün yüzüne çıktığını ifade eden başkan Ali Korkut "Cami ve çeşme, Osmanlı dönemine, türbe ise İlhanlı devrine ait. Maalesef bu eserler bir ticarî işletme tarafından adeta sarılmıştı. Yerlerini kamulaştırdık ve 1,3 milyon Türk Lirası dolayında kamulaştırma bedeli ödedik. Artık tarihî eserler insanla kucaklaşabilir konuma geldi. Yerli ve yabancı turistlerin de rahatlıkla gezebileceği bir alana dâhil oldu" şeklinde konuştu.

Çeşmenin tarihçesi

Kitâbesinde "Hayır ve hasenat sahibi halen Erzurum Valisi, eşi bulunmaz Vezir, Devletli Hacı Abdullah Paşa yaptırmıştır. Allah, dilediği hayrı ona kolay kılsın" yazan çeşme hicrî 1204, miladî 1790 yılında yaptırılmıştır.

Şehri çevreleyen sur duvarlarının Tebrizkapısı'na yakın bir yerde olan çeşme, güneyinde bulunan Emir Şeyh Türbesi ve Camii ile birlikte tarihî bir doku oluşturmaktadır. Dikdörtgen boyutlarda ve sivri kemerli olarak kesme taştan yapılan çeşme, Emir Şeyh Camii'nin kuzey duvarının batı köşesine bitişiktir.

Emir Şeyh türbesi

Türbe, Erzurum'un Saltuklu dönemine ait anıtlarından biri olması nedeniyle büyük önem arz ediyor. Emir Şeyh Türbesi, Çifte Minareli Medrese'nin arka tarafında Emir Şeyh Cami ile iç içe girmiş bir durumdadır. Türbenin giriş kapısı caminin içinde idi. Dolayısıyla türbeyi ziyaret etmek isteyen vatandaşlar, caminin içindeki giriş kapısını kullanmak zorundaydı. Şimdi ziyaretçilerin rahatça gezebileceği bir yer haline getirilen türbenin, dış yüzeyinde de tadilat yapılarak görünür hale getirildi.

Türbe'nin duvar örülerek ev yapılan kısmı yıkılıp, caminin dışından olan giriş kapısı da gün yüzüne çıkartıldı. Ayrıca buraya bayanlar için mescit ve ziyaret etme yeri de düşünülmüş. Duvarları yeniden onarılarak, kaliteli ahşaplarla örülen türbenin, zemini ve tavan kısımları yeniden tadilata alınarak, ziyaret edilebilir hale getirildi. Türbenin giriş kapısında yazan kabartma seki yazılar da gün yüzüne çıkarıldı.

Erzurum'un bazı tarihî âbidelerini manzum bir halde ifade eden  mutasavvıf ve şair Ketencizade Rüştü Efendi, bu türbe hakkında mısralarında şunları söylüyor: "Ulu Cami bina oldukta, bu türbe bina olmuş." Bu mısralara göre, türbenin Ulu Cami ile aynı tarihte yapıldığı tahmin ediliyor. Ketencizade Rüştü'nün belirttiğine göre türbe, 575 senesinde, Saltukoğlu Sultan Mehmet Kızılarslan zamanında inşa edilmiştir.

Emir Şeyh hakkında bilgiler eksik

Döneminin hem valisi hem de büyük âlimlerinden olan Emir Şeyh Hazretleri'nin hayatına ilişkin ise fazla bilgi bulunmuyor. İbrahim Hakkı Konyalı tarafından kaleme alınan Tarihçe-i Erzurum isimli eserde Emir Şeyh Hazretleri'nin İlhanlı döneminde yaşamış olduğu tahmin edilmektedir.

Üzerinde kitâbe bulunmayan, ahşap destekli ve düz tavanlı olan Emir Şeyh Camii, mimarî özelliklerine bakılarak göre 18. yüzyılla tarihlendirilmiştir.

 

İslam Gemici bildirdi

Güncelleme Tarihi: 26 Haziran 2013, 11:31
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13