Vicdani Redcilik yayılacak mı?

Enver Aydemir'in başına gelenlerle dindar camia bir kavramı tartışmaya başladı. Vicdani Red dindar camianın gündeminde

Vicdani Redcilik yayılacak mı?

Enver Aydemir İslami camianın içerisinden çıkmış ilk ve tek Vicdani Red’ci. 31.07.2007 tarihinde tutuklanarak Eskişehir Askeri Cezaevi'ne hapsedilen Enver Aydemir, 04.10.2007 günü Eskişehir Askeri Mahkemesi'nde yapılan 2. duruşmada, 2 gün içinde mevcutsuz olarak birliğine teslim olması istenerek tahliye edildi. Bu süre içerisinde vermiş olduğu kararı bozmadan askerliğini yapmayan Aydemir, geçtiğimiz günlerde Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlenen Vicdani Red paneline panelist olarak katılmaya davet edildi. 24 Aralık 2009 tarihinde bu panel için İstanbul’a geldiğinde Kabataş iskelesinde polislerce tekrar tutuklandı ve askeri cezaevine gönderildi. Askeri cezaevlerindeki tek tip kıyafet uygulamasına; “asker olmadığını ve o kıyafetleri giymeyeceğini “ söyleyen Aydemir cezaevi görevlileri tarafından işkenceye maruz kalmıştır. Kıyafetleri alınan ve sabaha kadar çıplak bir halde bırakılan Aydemir bu işkenceyi protesto etmek için açlık grevine başlamış bu eyleminin ardından yine cezaevi görevlilerince zorla revire götürülüp seruma bağlanmıştır.  

 

İşkence vatani görev mi?

27 Aralık 2009/ Pazar günü Galatasaray Lisesi önünde 12.30 da gerçekleştirilen basın açıklamasında Aydemir’in ailesi ve avukatı Davut Erkan’da bulunmaktaydı. Erkan’ın yaptığı açıklamada; “ sağ gözünün altındaki morlukların tek bir ifadesi vardır o da işkence… Sistematik bir şekilde gerçekleştirilen bu tür uygulamaların bir an önce durdurulması gerekiyor…” gibi cümlelere yer verdi. 

Vicdani Red’ci Halil Sevda’nın okumuş olduğu basın açıklamasında; 

” Türkiye, altına imza attığı uluslararası sözleşmelerce de tanınan vicdani ret hakkını uygulamamaktaki ısrarını sürdürmektedir. 20 yıldır süren vicdani ret mücadelesinde, askeri cezaevlerinde uygulanan baskı ve işkence hiç bitmedi. Daha önce vicdani retçi İsmail Saygı yine aynı Maltepe askeri cezaevinde, vicdani retçi Mehmet Bal Adana ve Hasdal askeri cezaevlerinde; vicdani retçi Mehmet Tarhan Sivas askeri cezaevinde işkence görüp linçe maruz kaldı. Ve bugün vicdani retçi Enver Aydemir’le bunu bir kez daha yaşadık. Askeri cezaevleri; militarizmin birer işkence kampına dönüşmüştür.” denildi. 

Mazlumder Genel Başkan Yardımcısı Cüneyt Sarıyaşar ve Fatih Tezcan da basın açıklamasında söz alanlardandı. 


 
Salih Adıyaman haber verdi

Yayın Tarihi: 29 Aralık 2009 Salı 19:05 Güncelleme Tarihi: 01 Ocak 2010, 10:31
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Birmingham
Birmingham - 11 yıl Önce

Enver Bey fikirleri ve inancı doğrultusunda güzel cesaret gerektiren bir iş yapmış kutluyorum inancına sadakatinden dolayı.Yalnız benim anlamadıgım bazı noktalar var bu vicdani red meselesinde beni mevzuya vakıf birisi aydınlatırsa sevinirim. İslami camianın haberleri veriş şeklinden anladıgım kadarıyla birçokları vicdani redde taraftar. Laik sisteme asker olmamak için. Amenna ama sistem laik de olsa asker olmak demek illa ki o düzene hizmet etmek anlamına mı gelmektedir? Bence hayır.

Birmingham
Birmingham - 11 yıl Önce

Kaldı ki bu vatan yüz yıllardır iman gücü ile, imanlı insanların fedakarlıkları, ile fetih ruhu ile savunuldu. Solcular askere gitmek istemiyor, çünkü ülke komünist değil. İslamcılar istemiyor çünkü ülke şeriatla yönetilmiyor. O zaman güzel ülkemizi kim savunacak? Türkiye Müslüman bir ülke ile savaş halinde olsa, farzedelim İran, o zaman tamam vicdani red hakkımızı kullanalım kardeş kanı dökmemek için. Ancak şu anki pozisyonda bana çok da mantıklı gelmiyor açıkçası. Hürmetler

beytullah emrah
beytullah emrah - 11 yıl Önce

zulme uğrayan kardeşlerimiz genellikle zaman içinde unutulmaya terk ediliyor... dileriz enver aydemir onlardan olmaz.

vicdani red, türkiye'nin uluslararası anlaşmalara attığı imzaların da gerektirdiği bir hak. gerçi bu hak için illa ki uluslararası bir anlaşma olması gerekmez ama durum böyle maalesef. dileriz bu hak için de bir adım atılır.

böylece ne sebeple olursa olsun vicdani red hakkını kullananlar insanlık dışı muameleler görmezler.

Allah yardımcısı ola...

mustafa emin
mustafa emin - 11 yıl Önce

mr. birmingham canım vatanı hangi düşmandan savunacaksınız? kürtler ve müslümanlardan başka var mı bir dahili-harici düşmanı bu ordunun? canım vatanın yüzyıllarca din gücüyle savunulması, kemalist tağuti düzenin islami değerlerimizi kendi faşis diktasına payanda yapmasını meşrulalaştırmaz. hem tesettür düşmanlığı yapacaksınız, sonra da kirli savaşınızda ölen gençlere şehid diyeceksiniz. yemezler. yemiyoruz. reddediyoruz. enver aydemir vicdanımızdır

musa
musa - 11 yıl Önce

enver beyi takdir ve tebrik ediyoruz

Birmingham
Birmingham - 11 yıl Önce

Ordunun halihazırda dindar insanlarla (kürtleri hiç karıştırmıyorum o ayrı mevzu burda konuşulması da manasız) düşman olması elbette ki yanlış, ama pire için yorgan yakılmaz. Ben dış düşmanları kast etmiştim, Allah düşmanlarınızın silahları ile silahlanın buyuruyor. Bu da ancak düzenli ordu ile mümkündür. Dünyanın en çalkantılı bölgesindeyiz güçlü bir orduya sahip olmak elzemdir. Yapılması gereken ordunun ıslah edilmesidir, 2. Mahmut gibi, yalnız aynı hatalara düşmeden.

nube
nube - 11 yıl Önce

aslında ben seksen küsür yıldır niçin ilk kez redcimiz çıktığını düşünüyorum

hacer
hacer - 11 yıl Önce

ordu bugün sadece kendisini tanımayanlara sevmeyenlere karşı bir güç ve iktidardır halkı ben en büyügüm bana ihtiyacınız var diyerek korkutarak baskı altına almaktadır sınırları korumak 600 000etten duvar örmekle yetmiyor adam senin sınırından girmesede kuzey afrikadanda seni vurabilr sen bunun için çalışma çalışanı sana orduevlerin de hizmetçi tut ondan sonra savun ma için ülke bütçesinin yüzde 7 sini silah almak için kullan yokmu bi bozukluk mesele kendi saltanatları millet degil

banner26