banner17

'Vicdan Günü'nde kim ne dedi?

21 Mart'ta TYB İstanbul şubesinin ev sahipliğinde "Uluslar arası Vicdan Günü-Rachel Corrie Anma Etkinliği" kalabalık bir dinleyici topluluğu tarafından takip edildi..

'Vicdan Günü'nde kim ne dedi?

İHL SözlükİHL Sözlük tarafından organize edilen anma gününde her kesimden yirmiden fazla yazar ve kültür adamı yer aldı.  Programın sunuculuğunu İHL Sözlük'ten Said Ercan’ın yaptığı etkinlikte Rachel’in hayatından ve ölümünden sonra ailesinin hukuk mücadelesinden bahsedildi. Rachel’ın karanfiller içerisinde bir resmi ekrana yansıtıldı ve minik bir kız tarafından katılımcılara beyaz ve kırmızı karanfiller dağıtıldı. 

Programda ilkler de yaşandı

Programda birçok video yanında, katılımcılara, Rachel’ın ailesi tarafından 16 Mart 2010 tarihinde kaydedilmiş ve henüz hiçbir yerde yayınlanmamış bir video da izletildi. Bu video kaydında Rachel’ın ailesi, etkinliğe katılanlara teşekkür edip Rachel’ın bıraktığı yerden Filistin davasını sürdüreceklerini belirterek, Rachel için toplanan seçkin insanların dünya barışı için ne kadar önemli olduğunun altını çizdi.

Uluslararası Vicdan Günü, Rachel Corrie Anma Etkinliği TYB 2010

‘Gazeteci olmasaydım mücahid olurdum’

Adem Özköse ve Kazafi

Rachel Corrie’yi Anma Programı’nda, henüz bir hafta önce Rachel’ın arkadaşı ile röportaj yapmış olan Gerçek Hayat muhabiri Gazeteci Adem Özköse çok önemli şeyler söyleyerek önemli bir hastalığımıza dikkat çekti. Konuşmasında, “Rachel’i unutmayalım ama kendi şehidlerimizi de unutmayalım”  diyen Özköse, “Batılı isimlerle kendimizi ifade etmekten mutluluk duyma kompleksine dönüşmemeli Rachel sevgimiz, Rachel'e hürmetimiz!" uyarısında bulunmayı da ihmal etmedi. Özköse, “Gazeteci olmasaydım kesinlikle mücahid olurdum” diyerek samimi duygularla konuşmasını bitirdi. 

Yine programda babası şehit olan Patanili genç Kazafi de söz aldı ve Türkiyeli müslümanları çok sevdiğinden bahsederek onları Patani’ye davet etti. Medyada pek yer almayan Patani’nin şu an Filistin’den farklı olmadığını söyleyen Kazafi, özellikle medya mensuplarının Patani’yi gündeme getirmesi gerektiğini belirtti.

"Biz olsak, kızımızı gönderebilir miydik Filistin’e?"

Sırrı Süreyya Önder
(+)

Yönetmen Sırrı Süreyya Önder de, “Rachel’in ölümü herkesi muhasebeye sokmalıdır” diye başladığı konuşmasını, “Rachel’in sırrı onun gayretindedir. Sosyalist bir kardeşiniz olarak buraya gelmeyi farz olarak görüyorum” diye sürdürdü. Önder, sözlerini şöyle tamamladı: “Gayret, sonuçta çok daha mühimdir. Rachel ölmemiş olmasaydı belki de bu gayretini hatırlamayacaktık. Rachel’in ölümü herkesi derin bir muhasebeye sokmalıdır. Rachel gibi insanların gayretlerinin ötelenmemesi gerektiğini düşünüyorum. İnsanlar hakkında çok kolay kelamlar etmemek lazım. Ya da konuşurken en az iki kere düşünmek gerektiğini hatırlatmak istiyorum.”

Yıldız Ramazanoğlu
(+)

Yazar Yıldız Ramazanoğlu, sadece Müslüman halkların değil diğer ezilenlerin ve diğer mazlum milletlerin de yardımlarına koşmalıyız diyerek bir duyarlılığa işaret etti. Programa katılan bir diğer isim yazar Zeki Bulduk, duygu dolu bir konuşma yapıp kendinden örnek vererek, “O avuçlarımı dolduran 4 yaşında kara saçlı kara gözlü kızımı ben Filistin'e gönderemezdim; eğer ona bir şey olsa intihar ederim” sözleriyle, Rachel Corrie'nin ailesinin ne kadar zor bir iş yaptığının anlaşılmasına vesile oldu. Şair Adem Turan söz aldığı programda Gazze’den bahsetti ve Rachel hakkında yazdığı ‘Ateş Böcekleri ve Kanaviçe’ şiirini okudu. 

Ahmet Mercan
(+)

Rachel’in arkadaşları Bodrum’u değil Konya’yı sormuş

Mazlum-Der eski başkanı şair Ahmet Mercan, 2003 yılında yaşadığı bir olayı katılımcılarla paylaştı: “Hakikati bulanlar ve bir de hakikati arayanlar vardır. Gerçekleştirdiğimiz bir program çerçevesinde Rachel’in arkadaşları Türkiye’ye gelmişlerdi. Normalde Avrupa’dan Türkiye’ye gelen turistler genelde eğlence mekânları Bodrum’u sorarken, Rachel’in arkadaşları bize Konya’yı ve Şeb-i Arus törenlerine yetişebilme ihtimallerinin olup olmadığını sormuşlardı. İşte Rachel ve arkadaşlarının farkı burada ortaya çıkıyor. Bir Müslüman olarak bir gün yoldan sapma ihtimalimiz olabildiği kadar, karşımızdakinin de bir gün yolu bulma ihtimali olduğunu gözümüzün önünde tutalım.”

Mevlana İdris
(+)

Şair Mevlana İdris’in de vicdanın, Filistin’in, Rachel’in ve unuttuğumuz değerlerin hep gündemde tutulması yönünde görüşler belirttiği programda, Ankara’dan katılan Yazar Bülent Akyürek’in konuşması en çok alkış alanlardandı: “Rachel ABD’den, ABD’nin en zengin eyaletlerinden birisinden geliyor; bütün konforunu, rahatını, belki milyon dolarları bırakıp Filistin'e geliyor. Biz neden bir asgari ücret değerinde bile olmayan maaşlarımızı bırakıp oraya gidemiyoruz?” Amerikan sinemasından verdiği örneklerle desteklediği konuşmasında batının çeyrek iyisinin bizim sorunlarımızı çözeceğine bizi inandırdığından bahsetti. Şair Nurettin Durman da Filistin için yazdığı bir şiirini okuyarak katılımcılara seslendi. 

Tarık Tufan’ın fıkıh açılımı

Tarık Tufan
(+)

Programda tepki toplayan konuşmalar da olmadı değil. Elbette bu kadar çok yazarın olduğu yerde olur böyle şeyler. Tarık Tufan’ın fıkıh açılımı rahatsız edici idi. Sayın Tufan'ın kötü niyeti yoktu elbette. Duygusallığa teslim olmak bu kadar da şart değil belki. Rachel’in fotoğrafını göstererek, “bundan birkaç yıl önce bu resim omuzları açık diye bizim dergilerimizde yer almazdı. Fakat vicdan böyle bir şey, algı değişikliği böyle bir şey” diyerek dışa değil içe dönük bir dönüşümü dile getirip "vicdanın fıkhı olmaz" şeklinde kabul edilemez garip bir cümle kullandı Tarık Ağabeyimiz! Bu garip cümle salonda soğuk duş etkisi yaptı. Cümlenin tutulacak yanı olmamakla birlikte Tarık Tufan'ın kastı aşan sözler etme hakkı elbette vardır. Her kul böyle cümleler kurabilir. Caiz midir, ona artık bakan bakar! Bizim işimiz değil! Sadece modernitenin dillerine, seküler düşünüş biçimlerine dikkat etmek de mümkün, diyelim ve geçelim.  

Rachel’e ‘Reyçil’ diye seslenmek

Selahattin Yusuf
(+)

Yazar Selahattin Yusuf, “belki de  Rachel Corrie o tankın önüne ezilmeyeceğini düşünerek atladı; çünkü kendi tankı, Amerikan tankıydı” dedi. Yusuf, bunun üzerinden Amerikan buldozeri ile İsrail buldozeri arasındaki farka değindi. Televizyoncu İsmail Halis de, Rachel’e bir doğulu gibi ‘Raşel’ değil, bir batılı ismi olan Reyçil diye seslenmek istediğinden ve onun batılı kalması gerektiğinden bahsetti. Halis, bu değerlendirmesiyle birlikte ‘vicdanın bir bölgeye hapsedilmemesi gerektiğini’ de vurguladı.

Said ErcanProgramı tertip eden İHL Sözlük'ten Said Ercan, Rachel’in 1989 yılında 10 yaşında yaptığı konuşma videosunda söylediği “bir rüyam var” ile başlayan daha güzel bir dünya hayallerine atfen: “ya Rachel’in rüyasını biz de göreceğiz ya da Rachel kabus olup rüyalarımıza girecek” dedi. Yazar Abdülaziz Tantik, “Niçin Rachel? Çünkü o masumiyeti ahlakıyla perçinledi” sözleriyle orada bulunma nedenini özetledi.

‘Bir kişi ne yapabilir ki’ bahaneciliği

Dunyabizim.com genel yayın yönetmeni ve bu etkinliğin TYB İstanbul şubesinde gerçekleştirilmesine yardımcı olan Asım Gültekin, Rachel Corrie’nin ‘bir kişi ne yapabilir ki’ çaresizliğine, bahaneciliğine karşı anlamlı bir cevap olduğunu söyledi. Rachel dersi diye bir dersten bahsetti. 

Asım Gültekin
(+)

İHL Sözlük yöneticilerinden Murat Hazine de, yaptığı konuşmada, ‘neden Rachel Corrie’den bahsedildiğini ama Guantanamo ‘dan bahsedilmediğini’ soran bir arkadaşına verdiği cevabı paylaştı: “Çünkü Rachel yaşıyor olsaydı Guantanamo için eylem yapmaya gitmek üzere olan gemide yer alırdı.” 

Esra Elönü
(+)

 

Yazar Esra Elönü de, yapılan her işte vicdanlı olunması gerektiğinden, vicdan ile verilen kararların arkasında durulması gerektiğinden bahsetti. Öykücü eleştirmen Ömer Lekesiz, vicdanın erdeminden ve Rachel Corrie’nin destansı hayatından söz açtı.

“Ankara ile Refah kardeş şehirler olsun”

Selman Maltaş
(+)

İHL Sözlük’ten bir entry okuyan aktivist Selman Maltaş, konuşmasında, Rachel’in “Olimpia ve Refah kardeş olsun” önerisine binaen, “neden Ankara ile Refah, Gazze ile İstanbul, Ramallah ile Konya kardeş şehirler olmuyor” diye sordu. Gazeteci Bünyamin Yılmaz bu tür etkinliklerin her zaman yanında olduğundan ve Rachel’in Türkiyeli müslümanlar için her zaman özel olacağından bahsetti. 

Yazarlar; İbrahim Paşalı, Metin Karabaşoğlu, Sibel Eraslan, Mahmut Avcı ve Aliye Akan da etkinliğe iştirak eden diğer isimlerdi.

 

Cihat Uçar ve Gülay Bulduk'un objektifinden oluşturduğumuz galeriyi gezmek için tıklayın.

 

Kerem Abadi haber verdi

Güncelleme Tarihi: 27 Mart 2010, 02:54
YORUM EKLE
YORUMLAR
tokad
tokad - 9 yıl Önce

gecede emeği geçen ve etkinliğe katılarak rachel corrie'yi, filistin'i, ümmeti anan herkese tokat'tan selam gönderiyoruz... aynı saatlerde biz de niksar'da rachel'ı, şeyh ahmet yasin'i ve tüm mazlum coğrafyasını ihh için açılan kermes yerinde anıyorduk...

şevket şimşek
şevket şimşek - 9 yıl Önce

hanımefendinin bir fotoğrafı sadece bu muymuş. tv starlarına fıkha laf ettirmek yanlış oldu. programı düzenleyenler bunu düşünebilmeliydi. kimse bana izah etmeye falan kalkmasın...

ümran
ümran - 9 yıl Önce

Vicdan gününde keşke namaz açılımı da olsaydı!
Program sırasında vakti giren akşam namazı için ara verilmesini beklemek nafile oldu; derken Said Bey bayanlara bir oda ayrıldığını söyledi. Oda da üç-dört kişilik yer olduğu için camide eda edildi namazlar. Beyler ne yaptı bilinmez ama Said Beyin ancak iki konuşmacı arasında namazını eda edebildiği kaçmadı gözümden.
Allah entel müslümanlara akıl fikir versin inşallah!

şevket
şevket - 9 yıl Önce

ekrandaki fotoğrafı inanıyorum ki islam kabul etmiyor, sen kabul ediyorsan da islamın edeceğini söyleme bari. fıkha meydan okuma ey tarık tufan kardeş.. tufan olup coşma böyle garip garip

...
... - 9 yıl Önce

T.Tufan'ın sözü hakikaten garip. 'Ne söylersen söyle, söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır' cümlesi bu garip cümlede yankı buldu bende. Ne niyetle söylemiş bilemem ama, dediğim gibi, garip.

nur
nur - 9 yıl Önce

risale-i nuru bir kenara bırakan televizyonculuğun varacağı yer burası olsa gerek.tez zamanda ev ahalisinin rahle-i tedrisine oturup risale talim etmeye başlasın tarık bey :))) 27. sözü özellikle kendisine tavsiye ediyorum...

...
... - 9 yıl Önce

sayın Tufan'ın, 'vicdanın fıkhı olmaz'(saçma ve garip) sözüne, ne 'filistin, filistin' diye meydanlarda bağırıp, namazını kılmayan müslümanlardan, ne de namazını kılıp da pasif iyi olup aktif kötünün tetikçisi olanlardan olalım. mutedil olalım lütfen diye mukabelede bulunuyorum.

Gülnihal Bimahal
Gülnihal Bimahal - 9 yıl Önce

Evet, güzel bir etkinlik. Hatta örnek olması gereken bir etkinlik. TYB'ye çok yakışmış. Önemli isimler toplanmış. İHL Sözlük belki de kendine iki beden büyük bir gömlek giydi.. Ama artık ona göre de davranması lazım.

Tarık Tufan, "fıkıh" kelimesi yerine başka bir kelime kullansaydı daha iyi olurdu tabiki. O belki de kendince "fıkıh" üretenlere, kendisi de bir tane üretip gönderme yapmıştır.

Rachel'in daha güzel bir fotosu seçilebilirdi.


banner8

banner19

banner20