Vatanında mahkum o harfler ama

Osmanlı Alfabesi hangi köyde terk edilmedi? Harf devrimi sonrasına ait küçük bir ayrıntıya dikkat çekmek istiyoruz.

Vatanında mahkum o harfler ama

Herkesçe malumdur ki Osmanlı Türkçesi alfabesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin en radikal devrimi ile 1928 yılında yerini Latin alfabesine bırakmıştır. Bu girişin ardından şunu söylemekte fayda var: Bu devrimin neticesi, yanlışları gibi çokça yazılıp çizilen meseleler bu yazının konusunun dışında. Burada değinilmek istenen asıl mesele küçük bir ayrıntı…

Osmanlı Türkçesi

Harf devriminden sonra Osmanlı Türkçesi alfabesi nerede kullanıldı?

Yeni alfabenin tamamlanması, önce öğretim üyeleri ve edebiyatçılara, sonra farklı illerde halka tanıtılması gibi işlemleri içeren 3 aylık bir sürecin ardından 1 Kasım 1928’de Latin harfleri kabul edilmiş oldu.

Buraya kadar bir girizgâh oluşturmak için verilen ön bilgiler arasında yeni bir bilgi yok. Ancak Osmanlı Türkçesi alfabesinin harf devriminin ardından bir yerleşim birinde kullanılmaya devam ettiğinin pek bilinen bir nokta olmadığı kanaatindeyim.

Lübnan’ın kuzeyinde bir köy

Wikipedia’nın İngilizce versiyonunda “Ottoman Turkish language” başlığında gezerken sayfanın sağında “writng system”/ “yazı sistemi” başlığının altında şöyle bir ifade gördüm: Ottoman Turkish alphabet (abandoned in 1928; except in a village [Kawashreh] in Akkar, north of Lebanon)

Yani Osmanlı Türkçesi alfabesi bırakıldığında Lübnan’ın kuzeyinde Akkar bölgesinde bir köy olan Kawashreh bu uygulamanın dışında kalmış. Bu alfabenin ne zamana kadar kullanıldığına yahut halen kullanılıp kullanılmadığına dair bir bilgiye ulaşmak ise henüz mümkün olmadı.

Mezkûr bölgeyi kısaca tanıtmak gerekirse; Lübnan’ın kuzeyinde yer alan Akkar, yoğun olarak Sünnî Müslümanlar ve Yunan Ortodoks Hıristiyanların yaşadığı bir bölgeymiş.

Bölge hakkında ulaştığım bu bilgilerin ardından araştırmalarıma bu köyün isminin Türkçedeki ya da yerel halk tarafından kullanılan halini arayarak devam ettim. Bu sırada gördüm ki burası aslında Türkiye’de birkaç ay önce gündeme gelen bir yer...

Türk Heyeti Kavaşra'da
Türk Heyeti Kavaşra'da

Kuvaşra (Kavaşra) Köyü

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan geniş bir heyetle 2010’un Kasım ayında Lübnan’a bir ziyaret gerçekleştirmişti. Bu ziyaret sırasında bir de Türk okulunun açılışı yapılmıştı. Okul açılışı ile beraber Başbakanın konuşması haberlere yansımış ve okulun açıldığı köy olan Kuvaşra köyünün Türkmenlerin yaşadığı bir köy olduğu belirtilmişti. Aynı köyün isminin Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin “Unutulan Türkler: Lübnan’da Türk Varlığı” isimli 11 Şubat 2010 tarihli raporda Kavaşra şeklinde yer aldığını da belirtmiş olalım.

ORSAM’ın hazırladığı bu rapordan öğrendiğimize göre bölgedeki Türkmen varlığının daha çok 1516 Mısır Seferi ile ilişkilendirilmekte olmasına rağmen buradaki Türkmenlerin 12. yüzyılda bölgeye yerleştirilen boyların devamı olma ihtimali daha güçlü görülmektedir.

Aydamun
Aydamun

Lübnan’da bu köyün haricinde aynı bölgede Aydamun adında başka bir Türkmen köyü daha bulunmaktadır. Şeymiye, Duris, Nana, Addus, Hadidiye ve Al-Kaa Lübnan’da bulunan diğer Türkmen köyleri.

Ancak bunlar içinde Kavaşra elbette ayrı bir öneme sahip. Zira kaderin cilvesine bakın ki Osmanlı Türkçesi alfabesini kullanmaya devam eden tek yerleşim birimi, ilginç bir şekilde yıllar sonra Türkiye’nin Lübnan’daki Türkmen varlığından haberdar olmasını sağlayan köy oluyor.

Bu ilginç hadise raporda şöyle anlatılıyor:

“Lübnan ordusunda askerlik görevi yürüten Kavaşra köyünden Halit Esad, 1989 yılında görevi sırasında Türkçe konuşurken subayı tarafından fark edilir. Subayın Halit Esad’ı Türkiye Büyükelçiliği’ne götürmesi ile ilk ilişki kurulmuştur.”

Raporun tamamına şuradan ulaşmak mümkün: http://www.orsam.org.tr/tr/trUploads/Yazilar/Dosyalar/2010615_ORSAMrapor11.pdf

Bugüne kadar hiç duymadığım tarihsel bir ayrıntının peşinden giderek günümüze kadar uzanan bu bilgiler sanki Kavaşra’nın adeta bir vefa örneği sergilemesinden çok sonra, bunun ödülünü bugün Türkiye’den gelen yardımlarla aldığını anlatıyordu. Eksen kaydı mı bilinmez ama eksenin doğru bir yerden geçtiği muhakkak!

 

Görkem Evci bir cümlenin peşine düştü

Güncelleme Tarihi: 28 Ocak 2011, 19:26
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Bordo çizmeli Veysel AĞA !
Bordo çizmeli Veysel AĞA ! - 10 yıl Önce

Osmanlı Alfabesi ve Osmanlı Türkçesi elbet birgün lazım olacak :)
O yüzden ogrenilmesi şart diye düşünüyorum lakin bu vefa örneğini ortaya çıkarmanız mükemmel olmuş.
İslam da partinin,demokrasinin olmadığını sadece tebliğ olduğunu bilen Lübnan halkı da Osmanlı Türkçesiyle baya bir mesaj vermiş aslında !

Anlayana elma Anlamayana AYWAA !

Atıf Dedebey
Atıf Dedebey - 9 yıl Önce

Osmanlı alfabesi, Osmanlıca, Osmanlı şiiri, Osmanlı edebiyatı terimleri gibi yanlış bir adlandırma. Alfabe Osmanlıya mı ait? Selçuklu, Safevî, Çağatay ve bugünkü Uygurların alfabesini ne diye adlandırmalı?
T. C. kurulduğunda, anayasası, kanunları, mesela tevhid-i tedrisat kanunu kimin alfabesiyle yazılmıştı? Cumhuriyet Kurucusunun Büyük Nutuk’u hangi alfabeyle basılmıştı? Kasım 1928’e kadar Türkiye Cumhuriyetinin kullandığı alfabe kendisisin değil miydi?
Feraset konuşurken de gerekmez mi? (editör notu: Değerli okur, o elifba bir kullanıma girsin.. varsın Osmanlı Alfabesi desinler, varsın Osmanlıca desinler... Ney çalmak denince hemen ney çalınmaz üflenir diyenler gibi karşı çıkmamakta fayda var.. Osmanlının alfabesi olmamış mı o alfabe?! derler insana.. bundan sonra osmanlıca denince zıplayan arkadaşlara bunu gördükleri yerde düzeltmeye yarışmak yerine bulundukları yerlerde Osmanlının kullandığı yazıyı okuma kursları dersleri halkaları oluşturmalarını öneriyoruz! Nasıııl?! Güzeeel! )

banner19

banner13

banner26